BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Unutamadığım çocukluğum...

Unutamadığım çocukluğum...

“Gidip bir ayakkabı boya sandığı almış. Esenboğa Havaalanına gitmiş. Yasak olan bir yere sandığı koymuş. ‘Boyacı, boyacı...’ diye bağırmaya başlamış...”



Hacı Mustafa Dedem babamın amcası idi. O zamana göre hali vakti yerinde bir adamdı. Hem köyde hem de Sarıkamış’ta evleri vardı. Ayrıca köyde tarlaları, çayırları da vardı ki oralarda kendi oğulları değil, köyümüzde yaşayan ve aynı zamanda akrabamız olan Sabri Dayı ve oğulları çalışırdı. Hacı Mustafa Dedem, kendi çocukları olduğu halde Horasan’ın Ardos köyünden “Arif” isminde öksüz bir çocuğu evlat edinmişti. Biz ona da amca diyorduk. Köydeki arazilerin yönetimi ondaydı. Bütün hayvanlara ve araziye o bakardı. Hasat zamanı sık sık tek atlı “yaylı” arabayla kontrole gelir, talimatlar verir, çalışanların ihtiyaçlarını tespit ederek giderdi. O zaman ben 13-14 yaşlarındaydım. Sabri Dayının oğulları ile birlikte dedemin tarlalarında, çayırlarında çalışırdım. Köyümüzde uçakla ilk defa hacca giden Mustafa Dedemdi. O zamanlar oğlu Zekeriya, Esenboğa meydan müdürü idi ve dedemi uçakla hacca o göndermişti. Zekeriya Amcam İstanbullu bir hanımla evliydi. Hanımı bizim familyaya pek sıcak bakmıyordu. Yani öyle söylerlerdi. Zekeriya Amcamın küçüğü olan Kemal Amcam, Sarıkamış’ta ortaokulu bitirip bir şekilde trenle Ankara’ya abisinin yanına gitmiş. Amacı Ankara’da bir işe girip çalışmak. Lakin Zekeriya Amcam, hanımının maraza çıkaracağı endişesiyle Kemal Amcamı başından savmaya çalışmış: -Yavrum ben burada sana iş bulamam. Öyle senin zannettiğin gibi çevrem falan da yok. Sen Sarıkamış’a git, orada birçok arazimiz var. Onların başında dur. Git güzelce rençperliğini yap, demiş. Hâlbuki o zamanlar DP’nin bir bakanı olan K. Z. amcamın bacanağı imiş. İstese hemen iş bulurmuş ama hanım korkusundan ses çıkartamıyormuş. Kemal Amcam ne kadar ısrar etmişse o “hayır” demiş. Amcam bakmış ki böyle olmayacak, kendince bir çıkış yolu aramış. Şöyle bir çözüm yolu bulmuş. Gidip bir ayakkabı boya sandığı almış. Esenboğa Havaalanına gitmiş. Yasak olan bir yere sandığını koymuş: “Boyacı, boyacı...” diye bağırmaya başlamış. Oradaki görevliler hemen koşmuşlar. Buraya girmenin yasak olduğunu, burada ayakkabı boyayamayacağını söylemişler. O da demiş ki: -Ben boyarım. Çünkü ben buranın müdürü Zekeriya Beyin kardeşiyim. -Öz mü? -Öz... Görevliler hemen durumu Zekeriya Amcama bildirmişler. Amcam apar topar gelmiş. Kemal Amcama çıkışmış: -Yahu sen ne yapıyorsun? Deli misin? Haydi hemen buradan çık git. Kemal Amcam ısrarını tekrarlamış: -Abi ben onu bunu bilmem. Ya bana bir iş bulacaksın. Ya da her gün burada boyacılık yapacağım... Devamı yarın > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT