BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Lüküs hayat bitiyor

Lüküs hayat bitiyor

Devlet Tiyatroları özelleşiyor ya! Kadrolu oyuncular için “Lüküs Hayat” bitiyor. -Nasıl mı? Bakın, 79 yıl önce, Cemal Reşit Rey‘in bestelediği, “Lüküs Hayat” opereti tam da Devlet Tiyatroları oyuncularının bugünkü dramını özetliyor:



Devlet Tiyatroları özelleşiyor ya! Kadrolu oyuncular için “Lüküs Hayat” bitiyor. -Nasıl mı? Bakın, 79 yıl önce, Cemal Reşit Rey‘in bestelediği, “Lüküs Hayat” opereti tam da Devlet Tiyatroları oyuncularının bugünkü dramını özetliyor: “hey lüküs hayat, lüküs hayat bak keyfine yan gel de yat ne güzel şey oh ne rahat yoktur eşin lüküs hayat” Cemal Reşit Rey‘in bestelediğini söyledik ama asıl sürpriz güftecisi, yani söz yazarında... -Duyunca şaşıracaksınız. Lüküs Hayat‘ın söz yazarı Nazım Hikmet. -Olur mu demeyin! Bizdeki, sosyalist görünüp kapitalist yaşayan komünistler böyledir. En liberal şarkı sözünü yazar, parasını alıp cebe indirir, sonra da en hararetlisinden sosyalizm nutku çekmeye devam ederler. -Nitekim, Nazım Hikmet de öyle yapmış. “Lüküs Hayat‘ın sözlerini Nazım Hikmet“ yazdı diyen Cem Davran‘ın iddiasını, İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya da doğruladı. -Cem Davran‘ın tespitlerine göre, “Lüküs Hayat”ı, Muhsin Ertuğrul, parasını peşin ödeyerek hapishanedeki arkadaşı Nazım Hikmet‘e yazdırdı. ASIL MESELE BAŞKA Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın, partisinin Kahramanmaraş il kongresindeki, “Bu tartışma, tiyatro tartışması değildir. Mesele çok başkadır. Kendilerine küçük iktidar alanları, rant alanları oluşturmuş, köşeleri tutmuş, kendi doğrularını 75 milyona dayatma gayretine girmiş seçkincilerin millete tepeden bakma meselesidir. Bunlar Tanzimat‘tan bu yana sadece kendilerinin bildiğini dayatmaktadır. Bunların siyasi kanadı, nasıl ki Türkiye‘nin tapusunu kendilerinde sanıyorsa bu seçkinciler de sanatın kendi tekelinde olduğunu sanıyorlar” ifadelerinin de yer aldığı konuşmasını dinlerken, yıllar öncesine gittim... Milliyetçi-muhafazakâr dergi yayınlayan bir arkadaş anlatmıştı: -Dergiyi, Türkiye genelindeki gazete bayilerinde satılması için dağıtım şirketi yetkilisine götürdüm, kabul etmedi. Beni küçümseyerek, aynen şöyle dedi: -Milliyetçi dergi çıkarmak senin neyine? Bu memlekette solculuk, sosyalistlik yapılacaksa biz yaparız. Milliyetçilik, muhafazakârlık yapılacaksa, onu da biz yaparız... Başbakan Erdoğan‘ın, çanına ot tıkamaya çalıştığı, halka tepeden bakan aşağılık kompleksli çarpık zihniyet, işte bu! ÇİFTE SAVURGANLIĞA SON “Devlet Tiyatroları özelleştirilmeli” tezine destek veren usta oyuncu Sümer Tilmaç, yaptığı açıklamada, devletin tiyatrosunun olamayacağını, Başbakan Erdoğan gibi düşündüğünü, bütün devlet tiyatrolarının özelleştirilmesi taraftarı olduğunu söyledi. 46 yıldır tiyatroculuk yaptığını, 63 oyun sahnelediğini belirten Tilmaç, 46 yıl içinde hiç devlet tiyatrosu ile çalışma yapmadığını kaydetti. Haluk Bilginer de benzer şeyler söylüyor. Dikkat ederseniz, “Dünyada bizden başka devlet tiyatrosu olan ülke yok” sözüne kimse karşı çıkamıyor. Gerçekten de, Rusya dahil, gelişmiş ülkelerde devlet tiyatrosu diye bir şey yok. Devlet tiyatrolarının özelleştirilmesine karşı çıkanlar, diye diye diyorlar ki: -Efendim, evet dünyada devlet tiyatrosu yok ama tiyatroya büyük devlet desteği var. -Anladık da, bizde bunun her ikisi de var. Yani hem devlet eliyle tiyatro hem de özel tiyatrolara ciddi para desteği var. -Ancak, bu çifte savurganlık bitti bitiyor... İşte, Başbakan Erdoğan‘ın Devlet Tiyatroları‘ndaki Lüküs Hayat‘a son noktayı koyan sözleri: -Devlet tiyatrodan çekiliyor; buyurun siz özel sahnede kalın! Sözün özü: Hey! Lüküs hayat, lüküs hayat... Gel havanı özelde at!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT