BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaybolan cami avluları

Kaybolan cami avluları

Son günlerde, bir zamanlar birçok caminin -açık artırma ile- satıldığı gündeme düşüverdi!.. Anadolu’nun birçok şehrinde tarihî camilerin 5-10-20 lira gibi bedellerle ihalede satıldığını çok okudum. Bunların birçoğu yıkılıp yerine büyük iş hanları yapıldı.



Son günlerde, bir zamanlar birçok caminin -açık artırma ile- satıldığı gündeme düşüverdi!.. Anadolu’nun birçok şehrinde tarihî camilerin 5-10-20 lira gibi bedellerle ihalede satıldığını çok okudum. Bunların birçoğu yıkılıp yerine büyük iş hanları yapıldı. Bazılarını da belediyeler bedelsiz olarak alıp şehrin merkez meydanına veya pazar yerlerine kattı. Rahmetli dedem, Mucur ilçesinin bugün ortasında park olan yerindeki caminin yıkılışını görünce, kimseye bir şey söyleyemeden, koşarak eve gelip; yerlere kapanarak hüngür hüngür ağlamış. Ninem sorunca; “yıllarca direğine dayanarak vaazlar dinlediğim caminin, kazmalarla yıkılışına dayanamadım, başıma ağrılar girdi” demiş. Dedem bu olaydan sonra başına giren bu ağrı ile kısa sürede vefat etmiş. Kim bilir kaç kişi kaç şehirde, dedem gibi üzüntüden vefat etti... Cami satma ve yıkma işinde kimse karşı çıkamadı, ağızlarını açamadı ve derdinden öldü. Bu bir zulümdür, yapanlar da zalim! Bir de satılmaya korkulup avluları çalınan, duvarları yıkılıp meydanlara katılan camiler var. Bunlardan bildiklerimi saysam gazetemizin 24 sayfası yetmez. İşte bazıları: Üsküdar iskeledeki Mihrimâh Sultan Camii’nin avlu duvarları, avludaki imareti ve kervansarayı 1942’lerde, devrin Üsküdar kaymakamının sözlü “yıkılsın” emri ile yıkılarak imaretin yerine umumi hela, artan yerlere de Üsküdar-Beykoz otobüsleri durakları kondu... Aynı dönemde Eminönü’ndeki tarihî Yeni Cami’nin 40 dönümlük avlu duvarı, sıbyan mektebi, imareti ve helaları; zamanın Cumhurbaşkanının emriyle yıkılarak, Eminönü Meydanına katıldı. Şimdilerde caminin merdivenleri yerli ve yabancı Turistlerin dinlenme platformu, meydan da güvercinlere yem yeme mahalli olmuş. Bu caminin bildiğim kadarı ile hanımlar tuvaleti ve abdest alma yeri halen de yoktur. Çiçek pazarı denen yer de bu avluya dahildir. Çiçek pazarındaki 7’şer kabinlik ve yere gömülü helaların ne kadar ihtiyacı karşıladığını bir ilgili gidip, insanların nasıl bir sıkıntı çektiklerini keşke görse, hatta yaşasa. Bu avlunun sahasında, caminin sebiline kadar olan kısımda nice bankaların devasa şube binaları nasıl ve ne hakla gelip buralara oturmuş! Bir soranı çıkar elbet! Sadece İstanbul-Fatih ilçesinde avlusunun tamamını veya bir kısmını kaybetmiş 50’den fazla cami sayabilirim. Bu camilerin vakfiye şartlarını hiçe sayanlara Meclisçe bir önerge ile hesap sorulmalıdır. Bir yiğit çıkar elbet.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT