BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkeş’in ölüm yıl dönümünde MHP’nin yükselen yıldızı

Türkeş’in ölüm yıl dönümünde MHP’nin yükselen yıldızı

Normal, sağduyulu kafalar için “tarik”, yani yol, bir; şu bağlamda Türkiye’de, çok ihtiyacımız olan istikrarı sağlamak için Süleyman Demirel’in görev süresinin 5 yıl daha devam etmesini sağlayacak Anayasa değişikliğinin, Fazilet Partisi ile pazarlığa girişmeden...



Normal, sağduyulu kafalar için “tarik”, yani yol, bir; şu bağlamda Türkiye’de, çok ihtiyacımız olan istikrarı sağlamak için Süleyman Demirel’in görev süresinin 5 yıl daha devam etmesini sağlayacak Anayasa değişikliğinin, Fazilet Partisi ile pazarlığa girişmeden, TBMM’den geçmesi gerek ve bununla da birlikte MHP-DSP işbirliğinin temeli olacağı bir Koalisyon Hükümetinin iktidarda olması gerek. İkisi de biribirine bağlı! Zirve toplantısının kararı umut verici. Liderler FP ile pazarlığı reddediyorlar ve koalisyon milletvekillerinden TBMM’nin güvenilirliğini kanıtlamak için imzalarına sahip çıkmalarını istiyorlar. Ama bu karara katılan ANAP lideri, yanlış işitmedimse, kendi milletvekillerine baskı yapamayacağını söylüyor. Eğer bazıları, ANAP’ın bu bunalımdan kendi Cumhurbaşkanı ile çıkacağını umuyorlarsa çok yanılıyorlar. ANAP Meclis’te gene içinden fire verirse, ANAP’ın kendisinin ve hatta liderinin de siyasi bir “fire” olması kaçınılmaz olur. Yeni bir Ecevit hükümetine, ANAP yerine, DYP ortak olursa buna da pek şaşmamalı... Politikada “olmaz olmaz” DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’in, bütün geçmiş hatalarına rağmen, bu oyunu iyi oynadığını kabul etmek lazım. Türkeş’in ruhu şad olsun Bugün 3. ölüm yıldönümünde rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’i anar ve de Kenan Akın’ın dediği gibi “ararken” Milliyetçi Hareket Partisi ve lideri Devlet Bahçeli, dürüst ve tutarlı siyaseti ile büyük devlet adamı kurucusunun ruhunu şad etmektedir. MHP bunalımlar içinden yeniden yeni bunalımları önleyecek bir yıldız olarak yükseliyor! İlkesizlik NY Times’in Türkiye muhabiri Türkiye’de bazı kesimlerin, her ne pahasına olursa olsun, istikrarsızlık pahasına da değişim-değişiklik istediklerini yazdı. Bilirim. Liberaller veya liboşlar devamlı-şeylerin has düşmanıdırlar. Değişim ülkeyi bunalımlara sürüklese ve istikrarsızlık getirse bile “devrim” yani, “devirmek” taraftarıdırlar. Ancak şu sırada, öylesine seçeneksizliklerle boğulduk ki, Cumhurbaşkanı olarak istikrarı sağlayabilecek, önde gelen kişi Süleyman Demirel’dir. İstikrarlı bir hükümeti devam ettirmenin de amilleri Ecevit ve Bahçeli olacaklardır.. Bu satırların yazarı hep ilkesizlikten yakınmış, her şeyin temeli olması gereken Anayasayı, kanunları kişilere ve günün koşullarına göre değiştirmenin mahzurlarını dile getirmiştir. Süleyman Demirel’in de bazı yönlerini ve hareketlerini, mesela son olarak AB ve Öcalan konusundaki tutumunu açıkça eleştirmişimdir. Ama son tahlilde İsmet Solak’ın “ülkede Demirel’in yerine seçilecek başka kişi yok mu?” sorusuna açık açık yüreklilikle verdiği cevaba, kısmen katılıyorum; “Yok kardeşim, olanı da bu Meclis (maalesef) seçmez”... Mesela, ne kıymetli emekli askerler var.. Parlamento içinde de, MHP’den başta Bahçeli, Koray Aydın’dan, Somuncuoğlu’na Tunca Toskay’a kadar, hele ortaya atılan ve yüreğimi hoplatan bazı aday isimlerine karşılık ne gerçek kıymetler var! Ama hemen “bunlar seçilmez” deyip de kesip atmamalı. Demirel’in süresinin uzatılmaması kötü olur ama, Sayın Bahçeli’nin dediği gibi “dünyanın sonu da olmaz!” Politika yeni imkanları oluşturmak san’atıdır da.. Kısacası şu bağlamda Demirel’in görev süresi uzatılamazsa, Cumhurbaşkanlığına bir MHP’linin seçilmesi ihtimali kuvvetleniyor.. AB ne der? Tabii MHP sözkonusu olunca bazı kaşlar hemen havaya kalkar. Geçenlerde, Avusturya’daki Haider vakasında, Avrupalılar’ın mesela İtalya’da sağcı bir hükümetin kurulması hatta iktidara ortak olması halinde, buna karşı koyacaklarını ifade etmeleri üzerine, “Yakında bizde MHP’nin iktidar veya ortağı olmasını üyeliğimize adaylığımıza engel ilan ederler” diye yazmıştım. Henüz onlardan bu hususta, Türkiye için bir ima gelemedi ama Ertuğrul Özkök bir yazısında, onlardan önce, MHP’li bir Cumhurbaşkanının Avrupa’da sıkıntı oluşturacağını ima etti.. Parantez arasında; ne günlere geldik? Anlı, şanlı yazarlarımız Türkiye Cumhuriyeti’nin Devlet Başkanının AB’den icazet alıp almasından bahsediyorlar! Gençliğimizde tarih derslerinde, Osmanlı’nın son döneminde, Kapitülasyonların, Düyunu Umumiye’nin, ülkeye yabancı Islahat Komisyonlarının ve müfettişlerinin gelmesini, inkırazın ve haceletin göstergeleri olarak “okur” “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir!” düsturuyla, bunlara son veren Atatürk ve arkadaşlarını minnetle anardık.. Şimdi o ibarenin altına bir parantez açıldı: “AB müsaade ettiği kadar!” ve Avrupalı müfettişler vızır vızır teftişe ve nasihate gelmekteler. Cezaevlerinde bölücüler kraliçesi Leyla Zana’yı sonra da “Kürt Hakları Derneği” eski başkanı Akın Birdal’ı ziyaret ediyorlar, kerhen konuştukları şehit aileleri temsilcilerinin sözlerine dudak büküyorlar. 1968 Mayıs’ında Fransa’yı biribirine katan eski gençlik lideri “Kızıl Dany” Cohn Bendit, şimdi İnsan Hakları havarisi olarak geliyor, bize öğüt veriyor... Eğer bir MHP’li aday olur ve de Cumhurbaşkanı seçilecek olursa, siz seyredin Avrupa’dan yükselecek gümbürtüyü! Demirel Demirel’in hataları ve kusurları yok mudur? Kusursuz insan ve hele bu kadar yıl politikada aktif olup hata yapmayan politikacı var mı? Ancak son “enstantane” Demirelin son yıllarda istikrar unsuru olduğu ve dış politikadaki Doğu’ya doğru açılmanın mimarı olduğu ve bu yolda devamın da vazgeçilmez unsuru olacağıdır. Bazıları Demirel’e neden karşıdırlar bilir misiniz “sağcı ve milliyetçi” olduğu için! Eğer süresi uzatılmazsa Türk tarihinde şerefli yerini alacak ve herhalde ülkeye başka konumlarda hizmete devam edecektir. Bugün TBMM, kararı ile tarihi bir görev yapacak ama bu karar gene olumsuz olursa tabii, ne dünyanın ne de Türkiye’nin sonu olmayacak! GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “Politika yapmak ve siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Ancak, siyasi partilere ve politikalarına, devletin ve milletin yüksek çıkarları önder olmalı, istikamet vermelidir. MHP kendi çıkarlarına değil ülkenin çıkarlarına öncelik veren bir siyasi partidir!” Alparslan Türkeş-1995
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101892
    % -1.39
  • 4.6043
    % -1.04
  • 5.3842
    % -1.8
  • 6.1076
    % 0.09
  • 190.254
    % -1.82
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT