BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Sıcak tehlike’ yolda

‘Sıcak tehlike’ yolda

Karasal buzlar da denizdeki buzullar gibi dünya ikliminin dengeli bir şekilde devamında büyük rol oynamaktadır. 20. yüzyılda eşi görülmemiş şekilde sera etkisi yapan gazlara maruz kalan dünya giderek ısınıyor. Milenyum çağı ise sürprizlere açık...



Sevgili okurlar, geçtiğimiz yüzyıl içinde ortalama hava sıcaklığı dünyamızda 0.8 santigrad derece yükseldi. 20.000 yıl önceki son Buzul Döneminden bugüne sadece sıcaklıkta 4 santigrad derece bir artış gerçekleşmişken, son 100 senedeki hızlı artışlar oldukça kritik bir durumu ortaya çıkarmaktadır. KİM SORUMLU? Ormanların sürekli tahribi ve fosil yakıtların kullanımı bu iklimsel dalgalanmaların tek sorumluları değildir. Modern Yaşama geçişle birlikte yayılmaya başlayan kimyasal kirlenmeler, örneğin; Metan, Azotoksit, Karbondioksit ve Kloroflorokarbon salımları da bu sorumluluğu paylaşmaktadır. Özellikle Çöp Deponi alanlarındaki besin artıkları basınç altında ve havasız ortamda (anaerobik) bakteriler tarafından parçalanarak, karbonu metan formunda atmosfere bırakmaktadır. Metan gazının artmasının bir başka nedeni de dünyada mevcut büyükbaş hayvanların (sığır popülasyonu gibi) çok fazla metan gazı üretiyor olmalarından kaynaklanmaktadır. Bir metan molekülü 25 karbondioksit molekülüne eşdeğer etkiye sahiptir. Çeşitli kimyasallar ve toz parçacıklarıyla kirlenmiş hava kütleleri iklimleri olumsuz etkilemektedir. Kirli hava güneş ışınlarını yansıttığı zaman soğuma, ışınları emdiği zaman ise yeryüzünde sıcaklık artışı oluşmaktadır. DENİZLERİN İKLİME ETKİSİ Denizlerin yüzey rengi koyu olduğundan kutup bölgelerinde buzlar eridikçe satıhtaki beyazlığın yansıtma gücü kayboluyor ve koyu su rengi ışınları emerek ısınmayı çabuklaştırıyor. Kış aylarında Kuzey Kutup Denizinin büyük bir kısmı donarak 3 metre kalınlığında bir buz tabakası meydana getirmektedir. Bu alan ABD yüzölçümüne eşit bir büyüklüğe sahip bulunuyor. Yaz aylarında ise bölgenin yarıya yakın kısmı eriyor, sadece orta bölümde buzlar kalabiliyor. 1979 senesinden itibaren 1.5 milyon kilometrekare donmuş alan (Türkiye yüzölçümünün iki katı) daha eridi. Ayrıca yüzeydeki donmuş kısmın kalınlığı 1 metre azaldı. Danimarka’ya ait Grönland adasının orta kısmında 3 kilometre derinliğe varan buz kütlesi her yaz daha fazla eriyerek, adanın buzsuz alanı genişlemektedir. Birçok buzul eriyip kuzey denizine akarak su seviyesini yükseltiyor. CANLI HAYAT TEHLİKEDE Isınan deniz yüzeyleri sadece kutup bölgesi buzlarının erimesine sebep olmuyor, ayrıca çeşitli deniz canlıları için önemli bir besin teşkil eden planktonların büyüme hızını yavaşlatıyor ve sonuçta su içindeki çözülmüş karbondioksit miktarının büyük kısmını emen bu mikroskobik canlılarda kitlesel azalma gözlemleniyor. Bu canlıların en yoğun bulunduğu alanlar kutup bölgelerindeki soğuk sular. Günümüzde insan faaliyetleri sonucu atmosfere deşarj edilen karbondioksitin dörtte biri denizler tarafından emiliyor. Su içindeki çözülmüş karbondioksit bikarbonatlara dönüşüyor. İklim araştırmalarında denizlerin ehemmiyeti çok büyük. Deniz dalgalarının hareketi hava kütlelerini sirküle ederek dünyamızdaki sıcaklık dağılışında önemli rol oynuyor. Denizlerin bilhassa okyanusların bütün yaşam ağlarına olumlu etkileri tartışılamayacak kadar büyük. Ayrıca deniz canlılarının çeşitliliği karasal ekosistemlere nazaran çok daha fazla. Güneş ışınları yüzeyden derinlere inildikçe etkisini kaybediyor. Sonrası karanlık bir ortam. Buna rağmen binlerce metre derinlikte dahi canlılar yaşayabiliyor. Sevgili Okurlar, dünyanın sakladığı sırlar hiç tükenmeyecek gibi gözüküyor. İnsanoğlunun araştırmacı ruhuyla yaptığı çalışmalar yeni sürpriz buluşları beraberinde getiriyor. Gelecek hafta “ANTARKTİKA-GÜNEY KUTBU ve GİZEMLERİ” konusuyla huzurunuzda olacağım. Size sağlık ve mutluluk dileklerimi sunuyorum. Sevgiyle kalın. 5300 yıllık avcı Dağların zirvelerine yakın yerlerdeki buzulların erimesi sonucu tarih öncesinden kalma bazı bulgular da ortaya çıkmaktadır. Bunların en ilginci 1991 yılında İtalya Alplerinde bulunan Buz Adam-ÖTZİ’dir. Yapılan tetkikler avcı olduğu anlaşılan adamın günümüzden 5300 yıl önce avlanırken öldüğünü ortaya çıkardı. Bugün artık buz adamın bulunduğu bölgedeki buzların tamamı erimiş durumda. Mariana’nın gizemli canlıları Pasifik Okyanusunda en derin yer olan Mariana Çukuru (Challenger Çukuru) Guam adasının güney batısında, Japonya’nın güneyi ile Endonezya’nın kuzeyi arasında bulunuyor. 10.994 metre derinliğe sahip. Bu muazzam derinlik karadaki en yüksek dağ olan Himalayalar’daki Everest zirvesinden (8.848 metre) 2 kilometre daha fazla. Uzunluğu 2542 km., genişliği 69 km. olan bir çöküntü. Yapılan araştırmalar, dip noktasında basıncın yeryüzüne nispetle 1000 kat daha fazla olduğunu ortaya koydu. Ancak buna rağmen bu karanlık bölgede birçok mikroorganizma, balık ve yengeç türünün varlığı tespit edilmiştir. Buradaki canlıların çok eski prehistorik (tarih öncesi) dönemlerden bugüne izolasyon sebebiyle değişmeden ulaştığı düşünülmektedir. Avustralya’nın doğusunda bulunan adacıklar ülkesi Tuvalu’nun bazı kesimleri şimdiden su altında kaldı. Tuvalu battı batacak! Deniz seviyesinin yükselmesi karasal buzların erimesi sonucu gerçekleşiyor. Deniz yüzeyinde başıboş gezinen buzdağlarının (aysberg) katkıları bulunmuyor, çünkü onlar suda katı halden sıvı hale dönüşüyor. Denizlerin yükselmesi günümüzde birçok alçak formasyona sahip ülkeyi tehdit etmektedir. Örnek olarak Pasifik Okyanusundaki bir ada ülkesi olan “Tuvalu” gösterilebilir. Su seviyesinin yavaş da olsa artması sebebiyle sadece yüzeyden 2-3 metre yüksekliğe kurulmuş bulunan BM’nin en küçük üyelerinden biri olan Tuvalu’yu zor günler bekliyor. Zaman zaman ada içlerine kadar ulaşan deniz kabarmaları tuzlanma sebebiyle içme suyu rezervuarlarını ve ekin alanlarını tehdit ediyor. 11.000 kişilik nüfusa sahip bu küçük ada ülkesine Avustralya Hükümeti, bir facia anında vatandaşlık hakkı tanıyacağı garantisini verdi. Alçak ada grubundan oluşan Hint Okyanusundaki Maldivler’in de aynı akıbeti paylaşabileceğinden endişe ediliyor. Dünyada sadece Türkiye’de var Doğu Anadolu’da yaşayan turnaların dünyadaki bütün turnalardan farklı bir alttür olduğu ortaya çıktı. Anadolu Dağ Turnası’nın (Grus grus archibaldii) diğer turnalardan en önemli farkı başlarında kırmızı bir leke bulunmaması. 20 çiftten az sayılarıyla dünyanın en nadir turnası olduğu ortaya konan turnamız; Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, Muş, Sivas ve Van’da yaşıyor. Çok az sayıda Kafkasya ülkelerinde de görülüyor. Doğa Derneği ve Dünya Turna Vakfı uzmanları tarafından iki yıldır yürütülen çalışmalar sonucu Türkiye’de üreyen 6 çiftin yuvası takip ediliyor. ŞARJ BEDAVA Burdurlu Elektrik Teknisyeni Hüseyin Kayacan, kullandığı elektrikli bisikleti güneş paneli ile çalıştırıyor. Elektrik faturası artık tarih olacak Eskişehir’de satışa sunulan güneş paneli konutlarda hem sıcak su hem de elektrik ihtiyacını karşılıyor. Bu sayede elektrik faturaları da tarihe karışacak. Konya’da üretilip, Eskişehir’de bir firma tarafından satışa çıkarılan güneş paneli, konutlarda hem sıcak su, hem de elektrik ihtiyacını karşılıyor. İlk defa Eskişehir’de satışa sunulan güneş panelini kullananlar hem çevreye karşı duyarlı olacak hem de elektrik faturalarından kurtulacak. Yenilenebilir Enerji Sistemleri Sorumlu Müdürü Kadir Umutlu, “Standart bir konut için ortalama maliyet 12 bin lirayı buluyor. Sistemin 25 yıl garantisi var. 4-5 yılda kendini amorti eden güneş paneli kalorifer sistemine bağlanıp ısınma amaçlı da kullanılabilir” dedi. YEŞİL PLATFORM Yeşil Ekonomi bir ütopya mı? > Ceyda Saygıner Falay Yeni İnsan Yayınevi tarafından Ahmet Atıl Aşıcı ve Ümit Şahin editörlüğünde hazırlanan Yeşil Ekonomi kitabı, son yıllarda dünyanın yöneldiği bu akıma önemli anekdotlar sunuyor. Yakın tarihin mercek altına alındığı kitapta; İTÜ öğretim üyesi iktisatçı Ahmet Atıl Aşıcı’nın ve yeşil düşünce alanında önde gelen düşünürlerden biri sayılan Fransız iktisatçı Alain Lipietz’in yazıları ile Avrupa Yeşilleri’nin de görüşlerine yer veriliyor. “Bugün her insan gelişmiş Batı ülkeleri kadar tüketseydi 3 dünyaya daha ihtiyacımız olurdu” görüşünü vurgulayan eser, “Yeşil Ekonomi bir çıkış yolu mu?, Yoksa yeni bir ütopya mı?, Kapitalizmi yeşile boyamak mı?” gibi sorulara cevap arıyor. Fıratlı öğrencilerin ağaç seferberliği > Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencileri “Topluma Hizmet Uygulamaları Dersi” kapsamında, Fırat Üniversitesi Kampüsü’nde bulunan alana ağaç dikimi gerçekleştirdi. Elazığ manzarasına hâkim olan tepede daha önce de 2000 ağaç dikimi gerçekleştiren öğrenciler 100’lerce ağacı toprakla buluşturdu. Fırat Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Mehmet Çevik, üniversite ve Atatürk İlköğretim Okulu öğrencilerinin birlikte gerçekleştirdikleri proje sayesinde daha yaşanabilir bir çevre için çalışmalara devam edeceklerini söyledi. iPad hediyeli çevre şenliği > Beylikdüzü Belediyesi İstanbul’un yükselen ilçesi Beylikdüzü anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Belediye tarafından “çevre” duyarlılığını özendirmek amacıyla önümüzdeki günlerde 2. Çevre Şenliği düzenlenecek. Etkinlikte, çevre konulu resim, kompozisyon, şiir, fotoğraf ve karikatür kulvarlarında şampiyonlar seçilecek. İlçedeki tüm öğrencilerin katılabileceği yarışmanın sonunda fotoğraf makinesi, netbook, bisiklet, iPad Shuffle, MP3 Çalar, okul çantası ve oyuncak ödül olarak verilecek. Son katılım tarihinin 18 Mayıs olarak belirlendiği etkinliğe katılmak isteyenler ayrıntılı bilgiye 880 53 00 numaralı telefondan ulaşabilecek.
Kapat
KAPAT