BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tütünsüz Baba

Tütünsüz Baba

“Hadîs-i şerîfte, (Ana-babasının veyâ ikisinden birinin kabrini her cuma günleri ziyâret edenin günâhları afv olur. Haklarını ödemiş olur) buyuruldu.”



Tütünsüz Baba, Edirne evlîyasından olup, asıl ismi Ahmed Rıdvânî’dir. İkinci Bâyezîd Han devrinde Başdefterdar olarak görev yapmıştır. 1499’da vefât eden Tütünsüz Baba’nın bugün harab halde olan türbesi, Mevlânâ Kara Rüstem Gâzi Câmii yanındadır. Tekkesi günümüze ulaşmamıştır. Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki: Hadîs-i şerîfte, (Ana-babasının veyâ ikisinden birinin kabrini her cuma günleri ziyâret edenin günâhları afv olur. Haklarını ödemiş olur) buyuruldu. Muhammed bin Vâsi, her cuma kabir ziyâret ederdi. “Pazartesi günleri ziyâret etsen dahâ iyi olmaz mı?” dediklerinde, (Meyyitler, cuma, perşembe ve cumartesi günleri kendilerini ziyâret edenleri tanırlar) buyurdu. Dahhâk diyor ki: (Cumartesi günü güneş doğmadan önce kabir ziyâret edeni meyyit tanır. Bu, cuma gününün fazîletini göstermekdedir.) Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, mü’min olan akrabâsının ve Eshâbının kabrlerini ziyâret ederdi. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Bir mü’minin kabrini ziyâret ederken, “Allahümme innî es’elüke-bi-hurmet-i Muhammed aleyhisselâm en lâ tü’azzibe hâzelmeyyit” derse, o meyyitin azâbı kıyâmete kadar ref olur). (Şir’a)da diyor ki: (Sünnete uygun ziyâret yapmak için, abdest alınır. İki rek’at nemâz kılıp, sevâbı meyyitin rûhuna gönderilir. Kabristâna gelince ve aleyküm selâm denir. Yukarıda yazılı duâ okunup, meyyitin yüzüne karşı oturulur. Yasîn-i şerîf veyâ bildiği sûreleri okur. Tesbîh okuyup, meyyit için duâ eder). Ebül Kâsım diyor ki: (Kabir yanında Kur’ân-ı kerîm okununca, meyyit sesi işiterek râhat eder.) Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Bir kimse, tanıdığının kabri yanından geçerken selâm verirse, meyyit bunu tanır ve selâmına cevâb verir.) KABİR YANINDAN GEÇERKEN... Abdullah ibni Ömer “radıyallahü anh”, bunun için, bir kabir yanından geçerken durup selâm verirdi. Nâfi’ diyor ki: Abdullah ibni Ömer, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” kabri yanına gelir, (Esselâmü alennebiyy, esselâmü alâ Ebî Bekr, esselâmü alâ Ebî) derdi. Böyle söylediğini yüzden fazla gördüm. İmâm-ı Gazâlî “rahmetullahi aleyh”, (İhyâ) kitâbında buyuruyor ki: (Kabir ziyâret ederken, kıbleyi arkada bırakıp, meyyitin yüzüne karşı oturup selâm vermek müstehabdır. Kabre el, yüz sürülmez, öpülmez.)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT