BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hukuk dairesinde yüzleşmek -1-

Hukuk dairesinde yüzleşmek -1-

28 Şubat ‘post modern’ darbesini, elbette ki yalnızca askerler yapmadı. Tavuk mu yumurtadan çıkar; yumurta mı tavuktan çıkar? misali; asker ve sivil kesimler karşılıklı olarak birbirini besleyerek, destekleyerek ve tahrik ederek mahut darbeyi gerçekleştirdi.



28 Şubat ‘post modern’ darbesini, elbette ki yalnızca askerler yapmadı. Tavuk mu yumurtadan çıkar; yumurta mı tavuktan çıkar? misali; asker ve sivil kesimler karşılıklı olarak birbirini besleyerek, destekleyerek ve tahrik ederek mahut darbeyi gerçekleştirdi. Her darbe öncesi halka karşı psikolojik savaş sürdürülür; canından bezdirilen halk, bu şekilde darbeye hazır (!) hâle getirilir. Malum; bu savaşlar çok değişik şekillerde icra edildi. 12 Eylül generallerinin ‘olgunlaşmasını bekledik!’ diyerek seyrettikleri, her gün onlarca genç fidanın öldürülmesi; kardeşin kardeşi boğazlamasıydı. 28 Şubat’ın ‘post modern’ darbe olması hasebiyle kan akıtılmamış ancak; darbe öncesi ve sonrasında halkın üzerinde çok yoğun şekilde psikolojik baskılar uygulanmıştır. Araç olarak da; hiçbir darbede kullanılmadığı kadar medya (TV, radyo ve televizyonlar) kullanılmıştır. Mahut medya ise, kendisini kullandırmayla kalmadığı gibi; psikolojik savaşta, yönlendirici aktif rol üstlenmiştir. Karanlıktan medet uman ve ‘vesayet rejiminden’ beslenen mahut iş dünyası, medya, yüksek yargı, YÖK ve üniversiteler el ele vererek; darbeye dünden hazır olan askeriyeyi (Genelkurmay) darbeye teşvik ve tahrik ettiler. Genelkurmay’ın dünden hazır olduğunu; cuntanın odak noktası Batı Çalışma Grubunun eylem ve söylemlerinden (fişleme, andıç, brifing vb.) anlamaktayız. Mahut darbede cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in günahı affedilir cinsten değildir! Başından iki askerî darbe geçmiş ve mağdur olmuş bir kişi olarak, ondan beklenen; elbette ki karşı koymaktı. Milletin, kendisine tevdi ettiği ‘emanet’ bunu gerektiriyordu. O, tam aksini yaptı; yönetici ve yönlendirici olarak darbenin en tepe noktasında aktif olarak yer aldı. Verilen ifadelerde BÇG, tüm eylem ve söylemleri Genelkurmay’dan gelen emir ve direktifler doğrultusunda yaptığına göre; soruşturma kapsamının genişleyeceği ve Genelkurmay Başkanı’na kadar uzayacağı anlaşılıyor... Nereye ve kimlere kadar uzarsa uzasın; araştırma, inceleme, soruşturma ve yargılamalar mutlaka ve mutlaka hukukun üstünlüğü temelinde yapılmalıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT