BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mazlumların vatanı olduk

Mazlumların vatanı olduk

Savaş ve zulümden kaçanlar, Türkiye’yi vatan kabul edip, küçük şehirler bile kurdu.



Hayrettin TURAN Son yıllarda bütün dünya, ekonomik ve finansal kriz dolayısıyla sıkıntı yaşarken, ekonomik gelişmesini sürdüren az sayıda ülke arasına giren Türkiye, felaketlere maruz kalan ülkelere yardım eli uzatıyor. Irak’ta, Saddam Hüseyin’in zulmünden kaçan Kürtlerden sonra Suriye’den Esad rejiminin zalimliğinden kaçan Suriyeliler için çadır kentler kurarak onlara kucak açan Türkiye, mazlum ülke haklarının koruyucusu oldu. Bu, Reuters ajansının haberiyle dünya basınında fotoğraflarla yer aldı. Türkiye’de birer küçük Afganistan, Özbekistan, Türkmenistan, Suriye şehirleri kurulduğunu bildiren ajans, “Bu milletler refah ve saygı içinde Türkiye’yi öz vatanı olarak kabul ediyor” yorumunda bulundu. SURİYELİLER ÇOK ŞANSLI Sovyetlerin işgalinden kaçarak Türkiye’ye kaçan Afganların, Ovakent Beldesine küçük bir Afganistan oluşturduklarını kaydeden Reuters, “Afganlar, ülkelerinin gelenek ve göreneklerini burada birebir yaşıyor” dedi. Hatay yakınlarındaki Suriyeliler için kurulan çadırkentlere bakan Afganlı Abdulmaraf Yıldız, 30 yıl önce savaştan kaçarak geldiği bu bölgede Suriyelileri teskin ediyor. Türkiye’nin büyük bir ülke olduğunu ve her mazluma kucaklarını açtığını belirten Yıldız, duygularını şöyle anlatıyor: HUZURLA TANIŞTILAR “Sanki 30 yıl önceki filmi ikinci defa izler gibiyim. Türk kardeşlerimiz her zaman yardıma koşan insanlardır. Suriyeliler çok şanslı. Türkiye komşu ülkeleri. Biz ise binlerce yol katederek büyük zorluklarla kendimizi Türkiye’ye attık” dedi. Yıldız ailesi, Sovyetlerin Afganistan’ı işgali sırasında kaçarak Türkiye’ye sığınan yüzlerce aileden birisi. Ovekent’te kurulan “Küçük Afganistan”da kendileri gibi 30 yıl önce 1982 yılında kaçan Afgan ailelerin varlığı Esad rejiminden kaçan Suriyeli halk içinde de birer mıknatıs gibiler. Yıldız, “Biz Pakistan ve İran’daki mülteci kamplarında yaşıyorduk. Fakat öz yurdundan uzakta sahip çıkan olmadı. Sonra Türkiye’ye geldik ve burada barışı, refahı, saygıyı gördük. Burası bizim öz vatanımız oldu. Türk kardeşlerimiz ellerinden ne geliyorsa hiç bir yardımı esirgemediler. Burada barışı bulduk. Şimdi yaşadığımız Ovakent binlerce vatandaşımızın yaşadığı bir yer oldu. Yeni nesillerle devasa bir ‘Küçük Afganistan’ oldu” diye konuştu. 1990 yılında Türkiye’ye gelen Abdulkerim Türkmen, dükkan işletiyor. BAKKAL DÜKKANI İŞLETİYOR 52 yaşındaki Abdulkerim Türkmen ise Afganistan’ın Kuzey Kunduz bölgesinden ailesiyle birlikte 1990 yılında yurdumuza göç edenlerden. 15 günde Türkiye’ye ulaşmışlar. Ovakent’te bakkal dükkanı işletiyor. Türk vatandaşı olmakla gurur duyuyor. Abdulkerim Türkmen, “Hükümet bize elinden gelen yardımı yapıyor” diyor. Bir Afgan, berber dükkanında kendi vatandaşlarına hizmet veriyor. 72 yaşındaki Abdülcelil, Türkiye’de mutlu olduğunu söylüyor. 1 milyar dolarlık yardım Açlığa ve yoksulluğa karşı yaptığı 1 milyar dolardan fazla yardımla diğer ülkelere örnek olan Türkiye’nin bu yardımları OECD, BM ve AB’de öne çıkmasını sağladı. Bu durum Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı ve BM raporlarında da övgüyle bahsedildi. Diğer taraftan TİKA ve Kızılay’ın da aralarında bulunduğu uluslararası Türk kuruluşları da dünyanın birçok köşesinde yardım bekleyenlere el uzatarak Türkiye’nin şefkatini gösteriyor ve yoksullar arasında köprü kuruyor. Uluslararası yardımlarda izlediği politika dünyaya örnek olan Türkiye, sadece maddi yardımda bulunmuyor. Ekonomik olarak kapasite artırımı, teknoloji transferi ve deneyim paylaşımı konularında da diğer ülkelere rota çiziyor. Türkiye’nin yurt dışında gerçekleştirdiği kalkınma yardımlarından Kafkaslar, Orta Asya ülkeleri ve bazı Orta Doğu ülkeleri ve Afrika’daki ülkeler faydalanıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT