BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İşte Silivri

İşte Silivri

Balyoz ve Ergenekon sanıklarının kaldığı cezaevinde en ince detaylar bile düşünülmüş.



CEZAEVİNDE DEVLET HASTANESİ Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve gazetecilerle birlikte cezaevini gezdik. Koğuşlar yeni ve temiz. Silivri Cezaevi Devlet Hastanesi açılmış. Fizik tedaviden, diş polikliniğine her türlü tedavi mümkün. Yemekleri ve fırını da gördük. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, dün bir grup kanaat önderini Silivri Cezaevi külliyesine götürdü. Tevazuu ile her zaman dikkatimizi çeken bu Bakanımız, yol boyunca ve Silivri Cezaevi kampüsünde ceza evlerini anlattı. Bir açıklamasından çıkan sonuca göre Bakanda cezaevlerini kamuoyu ile paylaşma fikri, kendisine gelen bir mektuptan doğmuş. İsmini vermediği bir mahkum, Bakana bir mektup göndermiş. Mektup uygulaması şu şekilde cereyan etmekte. Cezaevindekilerin yazdığı mektupları okuyan bir Mektup Komisyonu var. Ancak üst seviyedeki makamlara gönderilen mektuplarla avukatlarına yazdıkları komisyondan geçmeden doğrudan muhataba ulaşıyormuş. Bakan, mektubu alınca hayretler içinde kalmış. Çünkü orada ‘yemekler çok kötü, çıkan yemekleri önce yıkıyor, sonra kurutuyor, daha sonra yiyoruz’ denmekteymiş. Silivri Cezaevi bin dönüm üzerine kurulmuş Türkiye’nin en büyük ve en güvenli cezaevi. İLK ZİYARET HABERSİZ OLDU Bakan Ergin, bu iddiayı öğrenince kimseye haber vermeden Silivri Cezaevine gelir. Öğlen sıralarında Müdüriyete girince önce yemek ister. Bakan, daha hiçbir şey yapılmadan yemek isteyince cezaevi müdürü ‘sayın Bakanım şu mahkum size mektup mu yazdı? diye sorar. Bakan ‘nereden bildin der?’ Müdür der ki onun buradaki adı’ mektupçubaşıdır’. İşi gücü Cumhurbaşkanına, Başbakan, Bakanlara vs. mektup yazmaktır. Bu sırada da o gün mahkum ve tutuklulara çıkan yemek gelir. Bakan dedi ki yemeği yedikten sonra bir hakkı teslim ettim. ‘Adalet Bakanlığında bu güzellikte yemek çıkmıyor’. Esas itibariyle bu gezinin sebebinin bu mektup ve bu netice olduğunu anladık. En azından bizce ağırlıklı sebep bu. Bakan Ergin, bu gezi esnasında hadisenin ruhunu şu cümleyle özetledi ‘iyi cezaevi olmaz, cezaevinin iyisi olur. Cezaevi neticede bir ihtiyaç. Bize düşen topluma bu ihtiyacı en kaliteli şekilde sunmaktır’. BİR MAHKÛMUN MALİYETİ 40 LİRA Adalet Bakanıyla birlikte Silivri Cezaevini etraflıca gezdik. Burası bin dönüm üzerine kurulmuş bir külliye. İki bin yılı öncesinde düşünülen bu projeyi AK Parti hayata geçirmiş. Yüksek güvenlikli bir cezaevi. 7 koğuşlu, bir ortak salonu ve ıslak alanları olan ikamet mekanları mevcut. Esasında her koğuşta bir kişi kalması gerekirken fazlalıktan dolayı üç kişi kalmakta. Gezdiğimiz koğuşlar ve her yer gayet yeni ve temiz. Bu yakınlarda Silivri Cezaevi Devlet hastanesi açılmış. Burası Sağlık Bakanlığı’na bağlı. Fizik tedaviden diş polikliniğine kadar her türlü tedavi mümkün. 3 Tane de kardiyolog çalışmakta. Dışarıdan vatandaşlar da tedaviye gelebilmekte. Sonra yemekhaneye gittik, nasıl yemek yapıldığını gördük. Fırını gördük. Diyet yapanlar için kepek ekmeği bile çıkmakta. Spor salonlarını gezdik. Bakan zaman zaman ceketi çıkarıp maça dahil oldu. Ayrıca imam ve psikologun vazife yaptığı psikolojik destek üniteleri var. Avukat görüşme, ziyaretçi görüşme odalarını gördük. Avukatlar her saat gelebiliyormuş. Ziyaretçilerle ayda üç kapalı görüşme bir de açık görüşme olmaktaymış. Dışarıya ayda on kere on dakikadan fazla olmamak üzere telefon edilebiliyormuş. Ziyarete akraba ve adı verilen üç kişi gelebilmekteymiş. Gördüğümüz yerlerden diğer bazıları da dershaneler, çalışma atölyeleri ve kütüphaneydi. Kütüphanede 2603 kitap bulunmakta. Mahkumlar daha ziyade dini ve edebi kitap okumaktaymışlar. Okuduğu kitabı iade etmiş, yeni kitap isteyen mahkum mektuplarına ibretle göz attık. Dershanelerde okuma yazmadan üniversite bitirmeye kadar yol açık. İnternet mevcut. Fakat sadece üniversite den ders alanlar kullanabilmekte. Atölyelerde el ürünleri yapılmakta. Buralarda çalışan mahkum işçiye de pay veriliyor. Bakanın verdiği bilgiye göre her mahkum, devlete gün itibariyle 40 liraya mal olmakta. TEMİZ, BAKIMLI, MODERN AMA YİNE DE CEZAEVİ Silivri Cezaevi geniş arazi üzerine kurulmuş son derece temiz, güvenli ve modern bir yapıya sahip. Açık ve kapalı spor salonu, temizliğe azami derecede dikkat edilen yemekhanesi, fizik tedaviden diş polikliniğine kadar her türlü tedavinin uygulandığı, modern cihazlarla donatılan hastanesi, çeşitli iş atölyeleri ve kütüphanesiyle insanın hürriyeti dışında ihtiyaç duyabileceği bütün unsurları içinde barındırıyor. Mahkûmların vakit geçireceği spor alanlarının dışında, değişik aktiviteler de yapılabiliyor. Cezaevi fırınında pasta ve börek yanında diyet yapanlar için kepekli ekmek bile çıkıyor. ŞEKER GİBİ KARŞILAMA Adalet Bakanı Sadullan Ergin ve aralarında yazarımız Rahim Er’in de bulunduğu bir grup medya mensubu, Silivri Cezaevi personeli tarafından şekerle karşılanıp şekerle uğurlandı. Yazarımız Rahim Er, Bakan Ergin’le cezaevinin içini gezdi. Doluluk oranı yüzde 96 Silivri’nin 8379 Mevcudu bulunmakta. Bunun yarıdan fazlası tutuklu. İlker Başbuğ ve benzer suçtan tutuklu olanlar bu yüksek güvenlikli ‘L’ koğuşlarında korunmakta. Mustafa Balbay ve bir başka mahkum aynı salona açılan iki odayı kullanmaktalarmış. Ülkedeki kalkınma, inşaat sektöründeki iyileşmeler, modernleşme Silivri cezaevine de aksetmiş. Emin olunuz hastanedeki aletler, cihazlardan yemekhaneye kadar, çim sahaya kadar her yer pırıl pırıl. Orada bakanın ve Cezaevinin misafiri olarak bir de öğle yemeği yedik. Bu yemeğin aynısı mahkum ve tutuklulara da çıkıyormuş. Mahkumlar veya tutuklularla görüştük mü? Hayır.? Bu onlar için incitici olurdu. ŞEHİR İÇİNDE ŞEHİR Ancak onlara dair her şeyi gördük, malumat aldık, hatta bu arada Bakana Cezaevlerini özelleştirmenin düşünülüp düşünülmediğini sorduk? “Zaman zaman dile gelmekte. Ancak çok iyi hazırlık yapılması gerekir. Suistimale açık bir alan. Fakat Batı’da komşu cezaevleri bile kiralanmakta” dedi. Silivri Cezaevi şehir içinde bir şehir olmuş. Mapusane’den cezaevine. Sultanahmet’ten Silivri’ye. Neticede her şey gayet iyi olsa da insanın hürriyeti yoksa geri kalanı buruk duygular oluyor. İnsan hürriyeti olmayınca evinde bile mahkum olur. Volta atılan havalandırma sahası kimi düşündürmedi ki? Ne denir Allah kimseyi şaşırtmasın, Allah kimseyi düşürmesin. Otobüsle Cezaevi yanından ayrılırken külliye camiinin nur gibi minareleri bize sanki el sallıyordu. Sağolasın ‘mektupçubaşı!’
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93699
    % 0.94
  • 5.2716
    % -1.23
  • 6.0028
    % -1.12
  • 6.7306
    % -1.44
  • 211.531
    % -0.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT