BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Başkanlık sistemi

Başkanlık sistemi

Hemen her konuda olduğu gibi; demokratik bir yönetim şekli olan ‘Başkanlık Sistemi’ni de tartışmasını beceremiyoruz. Herkes, konuya kendi oturduğu yerden; yani şartlanmış olarak bakıyor ve öylece değerlendiriyor.



Hemen her konuda olduğu gibi; demokratik bir yönetim şekli olan ‘Başkanlık Sistemi’ni de tartışmasını beceremiyoruz. Herkes, konuya kendi oturduğu yerden; yani şartlanmış olarak bakıyor ve öylece değerlendiriyor. Malum; bu ülkede, neredeyse herkesin kafasının içi bariyerlerle parçalı ve âdeta dondurulmuş. İdeolojik kalıplarla örtülü bu kafaları açmanın ve; doğruları bunları telkin ve tavsiye edebilmenin imkân ve ihtimali yok gibi.. Belli ki bu hâl; gözünü kan ve intikam bürümüş, ‘isyankâr yeniçeri’ tavrından intikal etmiş: ‘Söyletmen!.. Vurun!!!’ Ne olursa olsun; dinlemeye bile tahammülleri yok. Halbuki kendisine ve doğrularına inanan ve güvenen kişiler veya sistemler; önlerine gelen her şeyi -bu her şey ister bizzat kendileri ve doğruları olsun- çekinmeden tartışırlar. Kendilerine ve kendi doğrularına güvenmeyenler, bu tartışmalardan kaçınırlar ve hatta kendi doğrularını ‘tabu’ ilan ederler! Bu kafanın başkanlık sisteminden anladığı eleştirdiği konuların başında; yönetimin tek elde toplanacağı ve bu tek elin kral-padişah gücünde olacağı korkusudur! Halbuki, bugünkü parlamenter sistemde; yakındıkları ve dillendirdikleri yegane konu da; Başbakan’ın elindeki üstün güçtür! Farkında olmadan doğru bir tespit yapıyorlar; zira, bu sistemde Başbakan, yasamanın ve yürütmenin yetkisini (Meclis’in ve Hükümetin) tek başına elinde tutuyor! Oysa Başkanlık Sistemi’nde başkanda böyle yetkiler yok ve her şeyden önemlisi; her yaptığı icraattan Meclis’e karşı sorumlu ve ondan yetki almak zorunda! Başkanlık Sistemi’nde bakanlar ve idareciler parlamentonun içerisinden çıkmıyor. Parlamento (Meclis) en etkin şekilde yasama ve denetleme görevini yürütüyor ki, en başta denetlediği makam da Başkanlıktır. Başkan, her icraatından Meclis’e hesap vermek durumunda.. Bu sistemde bakanlar ve idareciler, Başkan tarafından ve parlamentonun dışından atanıyor. Bu şekilde; siyasetçinin iş ve ihale takibi önlenmiş oluyor. Siyasetçi, seçilirken ve yasama görevini yaparken; liderinin iki dudağı arasında olmuyor ve kurşun askerlik yapmıyor! Daha açık ifadesiyle; demokrasicilik oynamıyor; demokrasinin gereğini yapıyor! Bu demek değildir ki, illa Başkanlık Sistemi olsun; mevcut parlamenter sistem de ıslah edilerek ideal hâle getirilebilir. Nitekim her iki sistemle de pekâlâ idare edilebilen ileri demokratik ülkeler mevcuttur. Mesele; yanlışları görüp, çekinmeden tartışabilmektir; ama, adam gibi tartışabilmek... Adam gibi tartışabildiğimizde ancak, doğruları bulabiliriz; aksi halde, kendi yanlış fanusumuzda dönüp dururuz!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT