BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Baskıcı tutumlar davranış bozukluğunu çözümsüz hâle getirir

Baskıcı tutumlar davranış bozukluğunu çözümsüz hâle getirir

Davranış bozukluğu, yapılan davranıştan pişmanlık duyulmamasıdır. Anne ve baba olarak cezadan ve yıkıcı tavırlardan uzak durarak; sabırla ve bilinçli yaklaşımlarla bu problemin üstesinden gelebilirsiniz.



Davranış bozukluğu nedir, davranış bozukluğunun tedavisi var mıdır? Özellikle çocuklarda görülen davranış bozukluklarına karşı nasıl hareket etmeliyiz? Bu konularda bizi aydınlatırsanız çok memnun oluruz. (Recep Gültekin- İstanbul) “Davranış bozukluğu”, kontrolsüz davranışlara verilen genel bir isimdir. Saldırganlık, başkasına zarar verme, hırsızlık, yalan söyleme ve hiperaktivite gibi pek çok kavramı bünyesinde barındırır. En basit tanımıyla davranış bozukluğu, bireyin kendisinden beklenen davranışı yerine getirmeyip kendisi ya da başkaları için problem oluşturan davranışlar göstermesidir. PİŞMANLIK DUYMAZ Davranış bozukluğunun en ayırt edici özelliği, yapılan davranıştan pişmanlık duyulmamasıdır. Yani kişinin, yaptığı davranışın zararları karşısında hissiz ve vurdumduymaz bir tutum sergilemesidir. Bunu bir örnekle açıklayalım: Her çocuk, az da olsa zaman zaman yalana başvurabilir, ancak bu durum çocukta bir alışkanlık hâline gelip söylediği doğru olmayan sözlerinden dolayı hiç pişmanlık hissetmiyorsa bu bir davranış bozukluğudur. Bununla birlikte davranış bozukluğunda göz önünde bulundurulması gereken iki husus vardır: Bunlardan birincisi normal olmayan bu davranışların görülme sıklığı, ikincisi ise ciddiyetidir. Mesela her çocuk yaramazlık yapar, fakat bazı çocuklar sırf annesine ya da babasına zor anlar yaşatmak için kasıtlı olarak yapmaması gereken hareketler yapıyorsa ve bu durum süreklilik arz ediyorsa artık bunu, basit bir yaramazlık olarak yorumlayamayız. Böylece hangi davranışların normal, hangi davranışların anormal olduğunu açıklamış olduk. Peki, davranış bozukluğuna karşı nasıl hareket etmeliyiz? Öncelikle şunun farkında olmalıyız: UZMANINA BAŞVURUN Her çocuk masumdur ve kötü çocuk yoktur. Başka bir ifadeyle kötü olan çocuk değil söz konusu olumsuz davranıştır ve bu durumun hem tedavisi hem de kontrol altına alınması mümkündür. Yeter ki anne ve baba olarak cezadan ve yıkıcı tavırlardan uzak duralım. Bu tip baskıcı tutumlar, problemi daha da çözümsüz hâle getirmekten başka bir işe yaramaz. Özetleyecek olursak zaman içinde kendiliğinden geçen inatlaşma, parmak emme, alt ıslatma gibi dönemsel davranış problemleri ailelerin sabırla ve bilinçli yaklaşımlarıyla üstesinden gelinebilir. Ancak anne-babaların davranış bozuklukları ile ilgili sürekli ve kalıcı bir problemden şüphelendikleri zaman bir uzmana başvurmaktan çekinmemeleri gerekmektedir. Öğrenciler tablet bilgisayarı heyecanla bekliyor Faruk Bey, merhabalar. PISA sınavları konusunda verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyorum. Ben yaklaşık 5.000 öğrencinin bu imtihana girdiğini bilmiyordum. Anlaşılan iyi bir örnekleme ile bütün Türkiye temsil edilmiş oluyor. 2012 yılında yapılacak PISA ile ilgili herhangi bir hazırlık var mı? Fatih Projesi’nin etkisi ancak 2015 yılında belli olacak. İlgililerden ricam, tablet alımının bir an evvel yapılması ve en geç 2 yılda tamamlanmasıdır. Aksi hâlde hem geç kalacağız hem de tabletler demode olacak. (Muvaffak Gözaydın) Saygıdeğer okuyucumuz, Fatih Projesi ile ilgili görüşlerinize katılıyorum. Bu konuda zaman kaybedilirse başlangıçta hedeflenen kazanımlara ulaşamayız ve PISA’da diğer ülkelerin gerisinde kalmaya devam ederiz. Çünkü bilişim teknolojileri çok hızlı değişiyor. Bugün kullandığımız teknolojik ürünler belli bir süre sonra ihtiyaçlarımıza cevap veremeyecek hâle gelecek. Sizin vesilenizle, bu sayfadan, yetkililere endişelerimizi aktarmış oluyoruz. Sorunuzla ilgili size şu bilgiyi verebilirim. PISA sınavı bu yıl nisan ayı içinde okullarda yapıldı. Ancak değerlendirme süreci hâlâ devam ediyor. Bu yılki uygulama, matematik okuryazarlığı ağırlıklı olmakla beraber okuma becerileri ve fen alanlarını da içeriyor. Umarız, 2009 yılına göre daha başarılı sonuçlar elde ederiz. DR. A. FARUK LEVENT SORULARINIZI CEVAPLIYOR... SORULARINIZ İÇİN... faruk.levent@ marmara.edu.tr 0 212 639 68 81 PENCERELER Emre erdoğan emre.erdogan@ihlaskoleji.com HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ 3 ŞEY: KALP Kanı 9 metreye fırlatabilir Kalp kalp deriz ama aslı yürektir. Kalp hakkında bilmediğiniz 3 şey... 1. İnsan kalbi, kanı 9 küsur metre yüksekliğe fışkırtma gücüne sahiptir. Yetişkin bir kişinin kalbi, her gün yaklaşık 7.500 litre kan pompalar. 2. Toprak kurdu türlerinden bazılarının 10’a yakın kalbi olabiliyor. 3. Karidesin kalbi, kafasında bulunur. KARMA SÖZLÜK Sen bilirsin diyen kadın > Bir kadın sen bilirsin diyorsa benim dediğimi yap demek istiyordur (diazepam) > Fark etmez diyen kadınla aynı kadındır. Tepki olarak kendi istediğinizi yapın derim. (mazaka) > Karşısındaki erkeğin tartışmayı çoktan kaybetmiş olduğunun farkında olan kadındır. (magnuss) > Her söyleneni trip olarak algılayan erkek, bakış açısının son gözdesi, laf öbeği. (pespelicani) > “Yap ama sonucuna katlanırsın.” demek istiyordur. (orpheus) HAYATIN ANLAMI Beyaz peynirin lezzeti > Devamlı değişen; çoğu zaman sevgiyle, bazen de felsefeyle oluşturulan kavram. (Still) > Sartre amca der ki: Sen ne anlam veriyorsan O... (hopisgood) > Yarım yağlı beyaz peynirdir. (bally) > Dünyaya yaşamaya değil sadece geçmeye geldiğimizi kavradığımız andır. (nickchi) > Bu aralar tarafımdan fellik fellik aranılan şeydir. (hkn) BASMAKALIPÇI -kalıplaşan duyulduk duyulmadık sözler- > Bu kış çok sert geçecek gibi gözüküyor. (metedoroloji) > Fatih Terim adam eder onu. Takım değil de rehabilitasyon merkezi sanki! (trixx) > Bir Anadolu takımını şampiyon yapmazlar abi. Çok acayip işler dönüyor. (s7evin) > Erkekler çocuk gibiler yaa. Yaş kaç olursa olsun olgunlaşamıyorlar. (led zeppelin) > O bölüm geleceğin mesleği zaten. 3. sınıfta kapıyorlar, şirketi sen seçiyorsun. (huor elensar) > Yok bee, saçmalama, şaka dedim ben onu. E ama sen de haklısın, mesaj atarken jest yok mimik yok, anlaşılmıyo şaka olduğu. (trenchkot) > Ya ne gerek var şimdi, ne güzel oturuyoruz işte. (blu) > Kara kış tüm yurdu etkisi altına aldı. (cal suna bi duduk) TWEETÇİ Ahmet Rasim Akdağ ahmetrasim.akdag@ihlaskoleji.com Emrah Hakan Künüçen Lütfen dikkat! Bütün rahibeler terasa... Tekrar ediyorum, bütün rahibeler terasa! Linkoln Bana “Elini çabuk tut” dendiğinde hemen bir elimle diğerini tutuyorum. Tamam düz mantık biriyim ama sonuçta acele ediyorum, istenen o zaten. üzgör Biz bu ayranı yatırım amaçlı almıyoruz arkadaşım içmek için alıyoruz, niye kapağı kutuya ölümüne yapıştırıyosunuz ki. Açılmıyo işte. Hülya Aycan Para varsa Range Rover para yoksa game over. İstiklal Akarsu “Çorapla ıslak zemine basmak” da bir ceza çeşidi olarak Türk Ceza Kanunu’na eklensin hatta ağır ceza sayılsın. O nasıl pis bi’ his abi. Zeki Enes Akkan Patrona Halil’inden Halil Sezai’sine - Halil: isyanda bir dünya markası. İhlas Koleji’nden mektup Hami KOÇ hami.koc@tg.com.tr Değerler eğitimi niye bu kadar gündemde? Bu sene İhlas Eğitim Kurumlarında ikinci defa düzenlenen “Altın Çağda Değerler Eğitimi” sempozyumu İstanbul başta olmak üzere bütün Türkiye’den resmî, özel okul ve üniversitelerden yüzlerce öğretmen ve öğretim görevlisinin katılımıyla gerçekleşti. Birbirinden değerli konuşmacılar, son zamanların belki de en önemli eğitim meselelerinden biri olan değerler eğitimi ile ilgili çok önemli bilgiler verdiler. Konuya ilgi ve sempozyum sonundaki gelişmeler, konunun Türkiye’de ne kadar gündemde olduğunu gözler önüne serdi. Gün boyunca eğitimcilerimizle düşünce ve birikimlerini paylaşan, her biri çok önemli sunumlar yapan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Nevzat Tarhan, Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, Uzman Psikolog Aynur Sayım ve Yrd. Doç. Dr. Nadir Çomak’a da şükranlarımızı sunuyoruz. İki ay içinde, asli vazifemiz olan sınıftaki çalışmalarımızı aksatmadan, hatta daha etkin şekilde artan eğitim hizmetlerimizin yanı sıra, peş peşe gerçekleştirdiğimiz ikisi uluslararası bir ulusal sempozyum ve konferans oldukça başarılı geçti. Ülkemiz, son yıllarda konferanslar ve eğitim üssü olma yolunda çok mesafe katetti. Bu güzel gelişmelere ciddi katkılarımızın olduğunu düşünüyoruz. Değerli akademisyenler ve eğitimci meslektaşlarımdan aldığım memnuniyet verici övgüler, bizim bu alanda çok daha güzel ve farklı çalışmalar yaparak çıtayı yükseltmemiz gerektiği gerçeğini ortaya koydu. Aslında sadece Türkiye’de değil, bütün dünya ülkelerinde değerler eğitimi müfredat programında yerini almış durumda. Peki ne oldu da birden herkes değerler eğitimini bu kadar sahiplendi? Cevap çok zor değil. Yüzümüzü Batı’ya çevirip bakarsak net bir şekilde bu sorunun cevabını bulabiliriz. Uyuşturucu kullanımı, dayak yiyen ve ilaç kullanarak sınıfa giren öğretmenler, çocuklarından hakaret gören ebeveynler... çökmeye yüz tutan bir düzenin habercisi oldu. Değerlerimize sahip çıkalım bilinci biraz zorlamayla da olsa ortaya çıktı. Fakat Avrupa ülkeleri, değerler eğitimi konusunda gösterdiği ihmalin faturasını ödüyor. Bu arada, gazetemizde geçtiğimiz günlerde yer alan; “Beyin göçünün durması, yetişmiş eğitimcilerin ve bilim adamlarımızın ülkemizde kalmayı tercih etmeleri” haberi, bizi çok sevindirdi ve heyecanlandırdı. “Bu Benim Eserim” yarışması Millî Eğitim Bakanlığı, değişen müfredatla birlikte eğitimdeki en değerli kaynağın öğretmen olduğunu anlatmaya çalışıyor. Bu benim eserim yarışması da bu anlayışı yansıtan uygulamalardan bir tanesi. Orjinal fikirlere sahip öğretmenlere fırsat tanıyan bu yarışmaya büyük rağbet var. Türkiye’nin her köşesinden öğretmenler, hem kendilerini gösterme fırsatı buluyor hem de çok değerli fikirlerini ve uygulamalarını herkesle paylaşmış oluyorlar. İhlas Eğitim Kurumlarından öğretmenlerimiz de “Bu Benim Eserim” yarışmasında derece almaya devam ediyor. “Siyah Rengin Soğurduğu Güneş Işınlarının Elektriğe Dönüşümü” başlıklı projesiyle finale kalan ve diğer bazı gruplarla on binlerce eser arasında Türkiye ikinciliğini alan öğrencilerimiz-öğretmenlerimiz bugünlerde çok heyecanlı. Okuyucularımız arzu ederlerse İhlas Koleji web sitemizden çalışmalarımızı takip edebilirler. Siz değerli okuyucularımıza ağız tadında iyi bir hafta diliyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT