BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Moğolistan

Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Moğolistan

Dünyanın en yeni potansiyel süper zengin ülkesi Moğolistan’ı bekleyen zorlukları ve fırsatları, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile kıyaslamama yarayacak bir sürü makale okuyorum. Kuşkusuz, Katar ve BAE 1970’lerden bu yana uzun bir yol katetti.



Dünyanın en yeni potansiyel süper zengin ülkesi Moğolistan’ı bekleyen zorlukları ve fırsatları, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile kıyaslamama yarayacak bir sürü makale okuyorum. Kuşkusuz, Katar ve BAE 1970’lerden bu yana uzun bir yol katetti. BAE o zaman yeni kurulmuştu ve ülkede barakalar, toprak yollar ve fakirlik hakimdi. 1980’lerde Katar’da doğalgaz ve petrol üretimi yeni yeni hızlanmaya başlıyordu. Katarlı bir arkadaşım 1960’larda ailesinin evinde elektriğin sık sık kesildiğini ve her öğün yiyecek bulamadıklarını anlatmıştı. Bir de betonarme evlerde bir odada yaşayan kalabalık ailelerin hikâyelerini anlatırdı. 1970’li yıllarda Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’da yol yok denecek kadar azdı. İnsanlar çoğunlukla fakirdi. Hükümetlerin doğru düzgün kalkınma hamlesi yapmak için karar verme kapasitesi çok düşüktü. BAE’de Şeyh Zeyd bin Sultan El Nayahan başa gelinceye kadar karar verme konusunda gelişme olmadı. Şeyh Zeyd başa gelince ülkenin kazandığı petrol parasıyla neler yapılması gerektiği konusunda vizyonunu ortaya koydu. BAE 1970’lerde kurulmasına rağmen bunlar 1980’lerde olabildi... Peki tüm bunların Moğolistan’la ilgisi nedir? Moğolistan, 1970’lerdeki BAE veya Katar olarak görülebilir. Ülke el değmemiş yeraltı zenginliklerinin üzerinde yer alıyor. Kelimenin tam anlamıyla trilyonlarca ton kömür, bakır, nadir madenler, altın, gümüş, uranyum, molibden, petrol, gaz dahil birçok yer altı zenginliğine sahip. Moğolistan, BAE ve Katar’dan daha zengin olabilir. Moğolistan 2.3 milyonluk küçük bir nüfusa sahip. Bunun da küçük bir yüzdesini Moğollar oluşturuyor... Moğolların madenlerde ve bunlarla ilgili kurulacak muhtemel sanayi tesislerinde çalışmak için yetişmiş işgücü yok, aynı 1970’lerde Katar ve BAE’de olduğu gibi. Moğolistan gelecekte bunu politik olarak yapabilecek mi, merak ediyorum. Güney Asya, Çin ve Rusya dahil birçok ülkeden milyonlarca insanın ülkelerine gelmesine ve madenlerde, otellerde çalışmasına ve dükkanlar açmasına izin verebilecekler mi? Bu gurbetçi işçiler Moğolistan’ın -35 derecelik soğuğuna dayanabilecekler mi? Moğolistan nüfusunun 3’te birini teşkil eden keçi çobanları ve bunların yetiştirdiği keçilere bağlı kaşmir sanayi ‘Hollanda Hastalığı’ sebebiyle yok olup gidebilir. Çobanların ve göçebelerin çoğu zaten madenlerde çalışmaya başladı. Ülkede yaşanan şiddetli kış ve soğuklar hayvanların çoğunun telef olmasına sebep oldu. Bu nedenle yüz binlerce çoban başkent Ulan Batur’a taşındı ya da madenlerde iş aramaya başladı. Ancak, madenlerde çalışmak için hiç eğitimleri yok. Ülkedeki göçmen yasasına göre yatırım yapan yabancı firmalar getirdikleri yabancı işçi başına birçok yerli işçi çalıştırmak zorunda, ama Moğolistan’da vasıflı işçi yetişmesi 1 nesil daha sürecektir. Moğolistan’ın bir iş ahlakı geliştirmesi ve halka hemen para dağıtmaması lazım. Bazen kolay para başa beladır. Ancak Moğolistan’ın büyük çoğunluğu fakir insanlardan oluşuyor. Bu insanların ayakları üzerinde durmaya, eğitime, sağlık hizmetlerine, yollara, elektrik şebekelerine ve temiz su ve havaya ihtiyaçları var. Moğolistan’daki bu serveti paylaşmayı daha zor bir hale getiren ise ülkenin demokrasi olması. Evet, Körfez’deki monarşilerin aksine, bu maden zengini ülke bir demokrasi. Kendi aldıklarını adil bulmayan oy verenler liderleri alaşağı edebilir. Liderler başta kalmak isteyebilir. Bu durum bazı kompleks siyasi durumlara neden olabilir. Moğolistan’ın Şili ve Norveç dahil bazı başka ülkelerin yaptığı gibi ‘Gelecek için Fon’ oluşturması lazım. Bu paralar halkın insani gelişimine harcanmalı, liderlerin ceplerine gitmemeli. Bu fonlar düzgün ve etik bir şekilde yönetilmeli. Zaten ülkede adaletsizlik halihazırda diz boyu. Eğer halk kendi paralarının Moğol elitler ve göçmenler tarafından iç edildiğini düşünürse çok büyük sıkıntılar yaşanabilir. Moğolistan’ın, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi, zor komşuları var, ama onlar kadar tehlikeli bir coğrafyada bulunmuyor. Çin, Moğolistan’ın ticaretinin neredeyse tamamına hakim, ihracatının yüzde 85’ini alıyor, ithalatının yüzde 80’ini gönderiyor. Moğolistan da Katar ve BAE gibi ticaret yaptığı ülkeleri çeşitlendirmeli. Her şeyden öte Moğolistan’ı bekleyen zengin ve zor dönemde kendisini idare edecek büyük liderlere ihtiyacı var. Vizyonu olan büyük bir lider, bu ülke için kömür, altın, bakır kadar önemli olmalı. Ülkenin fakir halkına refah sağlayabilir ya da ülkeyi çatışma ortamına sürükleyebilir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT