BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Fabrikanın kasası soyulmuş!”

“Fabrikanın kasası soyulmuş!”

Mukadder Serdar’ı güçlükle göndermişti okula. Küçük çocuk babasının bütün gece gelmediğini öğrenince ağlamaya başlamış, zavallı kadın da ona yalan söylemek zorunda kalmıştı.



Mukadder Serdar’ı güçlükle göndermişti okula. Küçük çocuk babasının bütün gece gelmediğini öğrenince ağlamaya başlamış, zavallı kadın da ona yalan söylemek zorunda kalmıştı. - Baban haber gönderdi, hesaplarda bir yanlışlık çıkmış, onu düzeltmek için fabrikada kalmış oğlum... diyerek ikna etmişti. O gittikten sonra hemen başının örtüsünü bağladı. Fabrikaya gidecekti. Yapabileceği tek şey buydu şimdilik. En azından oradan neler olup bittiğini öğrenebilirdi. Eğer Fehmi gerçekten tahmin ettiği gibi mesaiye kaldıysa bayağı sitem etmeyi düşünüyordu. İnsan hiç olmazsa bir haber gönderir, bir şey yapardı. Tam kapıdan çıkmak üzereyken zil çaldı. Yüreği sanki fırlayacak gibi oldu bir anda. Korkarak açtı içine doğmuş gibi. Bir polis memuru duruyordu karşısında. Yüzü sarardı. İçinde çağlayan gibi boşalma hissetti. Ayakları kesiliverdi. - Fehmi Başar’ın evi burası mı bacım? - Evet, evet burası, ne oldu? Bütün gece gelmedi Fehmi eve... Polis yutkundu. Mesleğinin en zor anlarından biriydi yaşadığı. - Merak etme bacı. Bir mesele yüzünden karakolda. Bütün gece oradaydı. Fabrikanın kasası soyulmuş... Dudaklarından fırlayacak çığlığa engel olmak istercesine ani bir hareketle elleriyle ağzını kapattı genç kadın: - Aman Allahım... Peki ya neden Fehmi karakolda... Polis başını eğdi: - Şey... Ondan şüpheleniyorlar. Savcılığa gönderildi. Bana kendisi verdi adresi, haber veriver diye. Şimdi götürdüm kendisini savcılığa, dönüşte de uğradım buraya. Başka da bir şey bilmiyorum bacı... Şaşkına dönmüştü Mukadder. Polis arkasını dönüp uzaklaştı. Bir an kımıldayamadı genç kadın. Hemen çantasını kaptı. Birkaç kuruş parası vardı içinde. Kapıyı çekip yıldırım gibi polisin arkasından koştu: - Kardeş, kardeş, bakar mısın, nerede bu savcılık? - Adliye binasında bacı. Ama görüştürmezler, hiç gitme... Kaşları çatıldı kadının. Sert ve kendinden emin bir sesle haykırdı: - Giderim, giderim ben. Fehmi’nin yanında olmalıyım. Yapmaz o öyle şey. Ben tanımaz mıyım bunca yıllık kocamı... Yapmaz. Konuşurum ben savcı beyle, anlatırım onun nasıl bir insan olduğunu. Hızla döndü arkasını. Koşar adımlarla uzaklaştı. Polis memuru acıyarak baktı arkasından. Çaresizce eğdi başını, arabasına binip ters yönde kayboldu. O gün akşama kadar oturdu Mukadder adliye koridorundaki bankın üzerinde. Fehmi’yi mahkemeye çıkartmışlardı yarım saat önce. Uzaktan görebilmişti kocasını iki polisin arasında. Seslenmişti heyecanla: - Fehmi, buradayım... Merak etme, her şey düzelecek... Perişan bakışlarla süzmüştü hanımını bitkin görünen adam. Hafifçe gülümsemişti. Mahkemeye girerken de seslenmişti cılız bir sesle: - Çocuğu yalnız bırakma evde. Bekleme burada. Başını iki yana sallamıştı Mukadder: - Olmaz, beklerim. O beni bulamazsa Rahime’lere girer oturur. Cevap vermemişti Fehmi. Yanındaki polislerin ikazıyla önüne bakmış, mahkeme salonuna girmişti. Heyecanla bekliyordu Mukadder. Oradaki birkaç kişiden içeride görülen mahkeme sonunda kocasının serbest kalabileceğini öğrenmişti. İçindeki umudu söndürmemek için kötü düşünceleri uzaklaştırmak istiyordu kafasından. Çok geçmeden kapı açıldı. Yine polislerin arasında göründü Fehmi. Ağlamaklı bir ifadeyle baktı karısına. Gözleri dolu dolu olmuştu. Dudakları titriyordu adeta. - Eve git Mukadder. Ben tutuklandım... Dünya sanki bir top gibi döndü bir anda. Omuzlarının üzerine bütün ağırlığıyla biniverdi genç kadının. Baktı kaldı sadece... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 89898
    % 0.37
  • 4.8232
    % -0.22
  • 5.6284
    % -0.33
  • 6.3815
    % -0.47
  • 192.903
    % -0.91
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT