BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Müslüman, hasreti çekilen insandır

Müslüman, hasreti çekilen insandır

Müslüman demek, hasreti çekilen insan demektir. Bir kimsenin hasreti çekilmiyorsa, son nefeste, o kimsenin îmânı tehlikede demektir. Mertlik, herkesle iyi geçinmektir...



Müslümân, güzel huylu, güler yüzlü, tatlı sözlü, kimseyi incitmeyen, insanların kalbine sürûr veren, devamlı pozitif enerji yayan, iyi insan demektir. Peygamber efendimiz; (Kâmil, olgun mü’min, eli ile, dili ile, mahlûklara zararı dokunmayan kimsedir) buyurmuşlardır. Müslüman, kimseye hîle, hıyânet yapmaz. Kötülük yapanlara nasîhat verir. Tembel olmaz, devâmlı çalışır ve helâl yoldan kazanır. Hiç kimsenin hakkına da dokunmaz. Böyle olan kimseyi, Allahü teâlâ da, kulları da sever. Müslüman, çatık kaşla bakmaz, çünkü bunu harâm bilir. Güler yüzlü olmayan kimse, mü’min sıfâtlı değildir. Müslim, gayrimüslim herkese karşı güleryüzlü olmalıdır. Başkasının kötü ahlâkından şikâyet eden kimsenin, kendisi kötü ahlâklıdır. Bir kimse, başkalarının kötülüklerinden bahsediyorsa, bu hâl, o kimsenin kötü huylu olduğunun alâmetidir. Zira güzel ahlâk, insanlardan gelen eziyetleri sineye çekmektir. Güzel ahlâk, kimseye yük olmamak, fakat herkesin yükünü çekmek demektir. Kendini beğenmeyip harâmlardan sakınan kimsenin kabına, rahmet dolmaya başlar. Bu kimsenin ihlâsı artar ve istifâde etmeye başlar. Bu da, kimseye yük olmayıp, herkesin yükünü çekmeye başlaması ile anlaşılır. MܒMİN GID GİBİ OLMALI!.. Mü’min, gıdâ gibi olmalı ve kendisine her zaman ihtiyâç duyulmalıdır. Mü’minin alâmeti güleryüzlü, münafığın alâmeti ise, çatık kaşlı olmaktır. Allahü teâlâ, kuluna ihsan ettiği nimeti göstermemizi sever. Müslüman olmak nimetini göstermek için, insanlara karşı güler yüzlü, tatlı dilli, merhametli ve şefkatli olmak lâzımdır. En büyük günâh, kalb kırmaktır. Gayr-i müslimin dahi kalbini kırmamalıdır. Köpek bulunan eve rahmet meleklerinin girmediği hadîs-i şerifte bildirilmektedir. Nefsi îmân etmemiş olanların kalblerinde de dört köpek bulunmaktadır. Bunlar; 1-Kibir 2-Kıskançlık 3-Öfke 4-Şehvettir. Bu sebeple kişi, kendisini beğenmemeli, başkasındaki nimeti kıskanmamalı, öfkelenmemeli ve şehvete kapılmamalıdır. Din büyükleri buyuruyor ki: “İki şeyi unutma! Allahü teâlânın seni her yerde gördüğünü ve ölümü hiç unutma! İki şeyi de unut! Yaptığın iyilikleri ve sana yapılan kötülükleri unut!” Mü’minin yüzü âhırete dönüktür ve Allahü teâlânın rızâsına tâliptir. Zira yüzü insanlara dönük olan kimse, insanlarla çarpışır, onlarla kavga eder. Yüzü âhirete dönük olanın, insanların malında, makamında gözü olmaz. Böyle olan kimseye, herkes muhabbet, sevgi besler ve ona kavuşmak için yarışırlar. Düşmanlık edene iyilik etmek, hediye vermek, düşmanlığı giderir, kişinin rahat etmesine vesile olar. Bu sebeple kırıldığımız Müslümana iyilik etmeli, sevmediğimize ihsânda bulunmalı ve sıkıldığımız insana güler yüz göstermeye çalışmalıyız. Dinimizde buna fütüvvet denir. Kalbi en fazla nûrlandıran şey, kızdığı kimseye duâ etmektir. Müslüman, doğru olmalı, doğru konuşmalı, arkadaşlarının hatalarına tahammül etmeli, herkese iyilik etmeli, komşuya eziyet etmemeli ve komşudan gelecek sıkıntıya katlanmalıdır. Böyle yapmaya, mürüvvet denir. Mürüvvet, insanlık, iyilik yapmak arzusudur. NEFSİNİ SEVEN İYİLİK EDEMEZ! İyi bir kimsenin de, kötü huyu bulunabilir. Fakat böyle kimselerin kötü huyunu değil, iyi huylarını örnek almalıdır! Çünkü Peygamber efendimiz; (Bir müminin iyiliğini unutup, kötülüğünü hatırlayanı Allah sevmez) buyurmuştur. Müslüman öyle olmalıdır ki, “insan ancak bu kadar iyi olabilir” dedirtmelidir. Herkese yumuşak söylemeli, yumuşaklıkla muâmele etmeli, az konuşmalı, kimseyi incitmemeli ve affedici olmalıdır... Netice olarak, Müslüman demek, hasreti çekilen insan demektir. Bir kimsenin hasreti çekilmiyorsa, son nefeste, o kimsenin îmânı tehlikede demektir. Mertlik, herkesle iyi geçinmektir. Herkese iyilik yapamayız, fakat hiç kimseye de, kötülük yapmaya hakkımız yoktur. Şunu hiçbir zaman unutmamalıdır ki, kendisini yani nefsini seven bir kimse, başkasını sevemez ve iyilik de edemez. Hadîs-i şerifte buyurulduğu gibi: (En kıymetli amel, elinden ve dilinden kimsenin incinmemesidir.)
Reklamı Geç
KAPAT