BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ömer bin Zer

Ömer bin Zer

Bir gün, İmâm-ı a’zâm hazretlerinin annesi, bir meseleyi öğrenmek istedi ve oğluna şöyle dedi: “Oğlum git bu meseleyi Ömer bin Zer’e sor?”



Ömer bin Zer hazretleri, Tebe-i tâbiîn devri velîlerindendir. Aslen Hemedanlıdır. Kûfe’de yaşadı. Vefât târihi bilinmemektedir. Kıymetli sohbetleri vardı... Ömer bin Zer hazretleri bir gün cemâate; “Kalplerinizin katılığını, gözlerinizin donukluğunu ve câhilliğinizi bana yüklüyorsunuz. Allahü teâlânın kitâbından size nasîhat etmezsem beni suçluyorsunuz. Lâkin kim hayrı ararsa bulur” buyurdu... İmâm-ı a’zâm Ebû Hanîfe hazretleri, oğlu Hammâd ile birlikte -uzak olmasına rağmen- Ömer bin Zer hazretlerinin mescidine gider terâvih namazı kılarlardı. Bir defâsında İmâm-ı a’zâm hazretlerinin annesi, bir meseleyi öğrenmek istedi ve oğluna; “Oğlum git bu meseleyi Ömer bin Zer’e sor?” dedi. İmâm-ı a’zâm hazretleri sormak için Ömer bin Zer’e gitti. Ömer bin Zer; “Sen bu meseleyi benden daha iyi bilirsin” deyince, İmâm-ı a’zâm; “Annemin emrine muhâlefet etmem” dedi. Ömer bin Zer; “Bu meselenin cevâbı nedir?” diye sordu. İmâm-ı a’zâm meselenin cevâbını söyleyince, Ömer bin Zer de; “Öyleyse git, annene böyle söylediğimi bildir” dedi. Ömer bin Zer hazretleri, oğlu vefât ettiğinde kabri başında onunla ilgili şu ibretli sözleri söyledi: “Ey oğlum! Allahü teâlâ sana rahmet etsin, senin yerinde olmak isterdim... Yâ Rabbî! Sen sabra ecir, mükâfât vâdediyorsun. Ona hakkımı helâl ettim. Oğlumun günâhlarını affet. Sen kerem sâhibisin... Ey oğul! Seni burada bırakıp ayrılıyoruz. Zâten kalsak da bir faydamız dokunmaz...” Ömer bin Zer hazretlerinin vefatından önce yaptığı duâlarından biri de şöyledir: “BİZİ ÎMÂNDAN MAHRÛM ETME” “Yâ Rabbî! Katında sebredenlere vereceğin sevaplara bizi kavuşturacak hayırlar ihsan et. Bize şükür sâhiplerinin makâmına ulaştıracak şükür nasîb et. Bizi günâhlardan temizleyecek tövbe nasîb et ki sana yaklaşanların makâmına erelim. Bütün nîmetlerin ve hayırların sâhibi ancak sensin. Her türlü sıkıntı, keder ve musîbet ânında yalvarılan sensin. Senin takdirinden râzı olmayı ve sabrı nasîb et. Râzı olarak sana itâat edelim. Bize verdiğin nîmetler karşısında nîmetini arttırmanı isteyen sana boyun eğen kullar olmamızı sağlayacak şükür nasîb et. Yâ Rabbî! Senin katında bizim için îmândan daha faydalı bir şey yoktur. Sen bize îmânı nasîb ettin. Bizi îmândan mahrûm etme. Rahmetini ümîd ederek sana kavuşmayı isteriz. Ey Kerîm olan Rabbimiz...”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT