BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Öğretmenlere hasetle bakılmasın

Öğretmenlere hasetle bakılmasın

Bugün, hiçbir öğretmen kendi maaşının Hakim, Savcı, Doktor maaşı kadar olması gerektiğini dile getirmemekte, spekülatif maaş artışı istememektedir.



Geçtiğimiz günlerde, bir memur arkadaşın, öğretmenlerin özlük hakları ile alakalı, haset dolu yazısını okuyunca, çok kırıldım; cevap verme gereği duydum. Bu arkadaşın kaleme aldığı yazının maksatlı olduğu ve gerçekle bağdaşmadığı açıktır. Şöyle ki; 1. Öğretmenlik unvan mesleğidir, bu mesleği icra etmek için, en azından fakülte mezunu olmak gerekmektedir. Fakat, vasıfsız memur olmak için bunlar gerekli değildir, ancak büyük bir handikaptır ki, aynı maaşı almaktadırlar. 2. Her öğretmen 450 Lira ek ders ücreti almamaktadır. Ayrıca, kendi elinde olmayan sebeplerden dolayı bile ek ders yönetmeliğinin mağduriyetine uğramaktadırlar. 1 Mayıs Emek Bayramı, kar tatili vs. gibi tatillerde bile ek ders ücretleri fazlası ile kesilmektedir. 3. Günde 8 saat çalışarak, haftada 40 saat mesai yaptığını söyleyen memur arkadaşa, gün içinde öğretmen kadar aktif olup olmadığını sormak isterim. (Can sıkıntısından bilgisayar başında oyun oynayarak, mesaisini dolduran çok memur gördük). Ayrıca, öğretmenlerin okul dışı yükümlülüklerine baktığımızda, derse hazırlık süreçleri, yazılı okuma, doküman hazırlama vs. işleri topladığımızda, memurdan fazla çalıştıklarını insaf sahibi memurların gördüğünü biliyoruz. 4. Öğretmenlerin KPSS, Ehliyet, Üniversite Sınavlarında görev alarak, ücret aldığını söyleyen memur arkadaşıma sormak isterim; acaba 650 bin öğretmenden kaç tanesi bu sınavlarda görev almaktadır? Ayrıca, bu sınavlarda görev alan meslektaşlarımıza, mesai günleri dışında görev aldıklarından dolayı, haset etmemesi gerekir. 5. Vaktiyle, maalesef müfettişler bile, kendilerinin öğretmenler kadar maaş aldıklarını dile getirmişler, zam talep etmişlerdi. Belki taleplerinde haklıydılar, ancak yanlış bilgiler vererek, öğretmenlerin maaşlarından az aldıklarını iddia ettiler. Bekledikleri zammı aldıktan sonra, denetledikleri öğretmenlerin özlük haklarının, en düşük memur seviyesine düştüğünü akıllarına bile getirip, dile getirmediler. Bugün, hiçbir öğretmen kendi maaşının Hakim, Savcı, Doktor maaşı kadar olması gerektiğini dile getirmemekte, spekülatif maaş artışı istememektedir. Ancak, takdir edersiniz ki, unvan mesleği olan öğretmenin maaşının, düz bir memur maaşı seviyesinde kalması, büyük, gelişen Türkiye’ye yakışmamaktadır. Muharrem Demircan Eğitim sistemimiz demokratikleştirilmelidir! Eğitim sisteminin demokratikleşmesi, sivilleşmesi ve özgürleşmesi alanında halen katedilmesi gereken önemli mesafeler bulunuyor. Bilgisayar dahi kullanmasını bilmeyen, gençlerin psikolojik gelişim evrelerinden, iç dünyalarından, pedagojiden bihaber, statükocu, siyasi pazarlamacı, okulu ticarethane, öğrencileri müşteri, öğretmenleri tahsildar gibi gören tüccar okul yöneticisi fotoğrafının değişmesi gerekir. Yeniliğe açık, kendini geliştiren, vizyon sahibi, eğitim lideri, öğrencilerin ve velilerin hamisi, öğretmenlerin örnek aldığı okul yöneticilerinin işbaşına getirilmesi artık şart oldu. Okul idarecileri; öğretmenler, memur, sekreter, hizmetli gibi diğer eğitim çalışanları ve öğrenci-veli temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından demokratik bir temayülle iki yıllığına seçileceği “yönetici atama sistemi” ile seçilmeli. Oluşturulacak Okul Yönetim Kurulu’nun Üyeleri arasında öğrenci ve veli temsilcileri de bulunmalı. Bu sistemle; öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin ve okulda çalışan diğer görevlilerin okulu sahipleneceğini; eğitim sisteminde dile getirilen birçok problemin kendiliğinden çözüleceğini; okul-öğrenci, okul-veli, okul-öğretmen ilişkisinin kombineli bir şekilde güçleneceğini, düşünüyoruz. Okullarımızı atanan değil seçilen idareciler yönetmelidir. Gürkan Avcı-Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Süründürmekten zevk mi alıyorsunuz? Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Samsun İl Müdürlüğü’ne; “Malulen emeklilik isteğiniz bilgisayarda yok, görülmüyor” diyorsunuz. Yazılmamış ki görülsün; ben mi yazacaktım? 1. Samsun İhtisas Ruh Hastanesi doktorları, “... çalışma gücünü %60’tan çok kaybetmiştir” şeklinde rapor verdi. Malul maaşı vermediniz. Vasisi olduğum şizofreni hastası oğlum senelerdir SSK’lı. Ölünce mi işlem yapacaksınız, yoksa olay çıkarınca mı? 2. SSK Uzmanı Lütfi Köksal, “%60’tan çok iş gücü kaybında, kanunen malullük maaşı verilir, süründürülmeden...” diyor. 3. Samsun 1. Sulh Hukuk Hakimi, 01.11.2011 gün ve 2011/688 E. kararla, vasiliği bana verdi. 4. 3.3.2012’de Samsun Araştırma Hastanesi’nin 7 doktoru, “%80 çalışma gücünü kaybetmiştir” raporu verdi, il müdürlüğüne gönderdi, bize vermedi... Sevk kağıdını 3 günlük veriyorsunuz, hasta emniyetle götürülüyor, yetişmiyor. Samsun Ruh Hastanesi’ne siz gönderdiğiniz gibi, Samsun Araştırma Hastanesi’ne ve OMÜ Hastanesi’ne de siz gönderdiniz. Süründürmekten zevk mi alıyorsunuz? Lütfen malul maaşını bir an önce verin!.. Faik Ahmet Koloğlu vasisi Tahsin Koloğlu Bakanlık buna bir çözüm bulsun! Milli Eğitim Bakanlığı’na; Otelcilik ve Turizm Meslek Liselerinde 9. sınıflar (lise birler) hariç, eğitim 15 Ekim‘de başlar, 30 Nisan’da biter. Ülke çapında, bu okullarda görev yapan ve 9. sınıflara dersi olmayan Meslek Dersi branşı dışındaki binlerce öğretmen, 30 Nisan-15 Ekim arası, yaklaşık 6.5 ay atıl durumdadırlar. 9. sınıfa dersi olan öğretmenlerin de ders yükleri bu dönemde iyice azalır, haftada 3-4-5 saat gibi derse girerler. Meslek dersi öğretmenleri de, bu dönemde sadece işletmelerde staj yapan öğrencileri zaman zaman takip ve kontrol ederler Başka bir deyişle, bu okullarda çalışan öğretmenler, ortalama 6 ay yaz tatili yaparlar. Öğretmenlerin iki aylık yaz tatilini fazla gören bakanlığımız, bu 6 aylık atıl duruma bir çözüm üretmelidir. H.Dilaver > Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/ İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT