BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > El Kaide Suriye’de mi?

El Kaide Suriye’de mi?

El Kaide’nin Suriye’deki varlığı yeni değil. İstanbul’daki sinagog saldırılarının planlayıcısı el Sakka, Halep doğumlu. Sakka, El Kaide’nin Avrupa sorumlusu olarak biliniyordu.



Suriye’de yaşanan bombalama eylemlerinden sonra El Kaide terör örgütünün ülkede etkin olmaya başladığına ilişkin iddialar yükselmeye başladı. BM yetkilileri Şam’da yaşanan patlamaları inceliyor. MUHALEFET EL KAİDE İLE İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE Açık deliller bulunmamasına rağmen, Suriye muhalefetinin El Kaide’yle birlikte hareket ettiği, hatta Lübnan topraklarının Suriye rejimini hedef alan saldırılar için üs haline geldiği iddiaları çoğalıyor. SİNAGOG SALDIRILARININ PLANLAYICISI SURİYELİ Esasen El Kaide’nin Suriye’deki varlığı yeni değil. İstanbul’daki sinagogların bombalanmasının planlayıcısı el Sakka, Halep doğumlu. Sakka, El Kaide’nin Avrupa sorumlusu olarak biliniyordu. Şam’da meydana gelen ve 50’den fazla kişinin ölümüne yol açan bombalamalardan sonra El Kaide terör örgütünün Suriye’de etkin olmaya başladığına ilişkin yorumlar Batı basınında yer almaya başladı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un, bombalamaların arkasında El Kaide’nin olabileceğini söylemesi, Suriye ayaklanmasının başladığı günden beri muhaliflerin “terörist” olduğunu ısrarla savunan Baas tarafından memnuniyetle karşılandı. Suriye güvenlik güçleriyle muhalifler arasındaki sözde ateşkesin ilanının üzerinden bir ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen ülkede sükûnet sağlanamamışken, işin içine bir de El Kaide’ye dair ciddi iddiaların girmesi güney komşumuzun daha epey bir süre istikrara kavuşamayacağının işaretlerini veriyor. ESAD’IN DEVRİLMESİNİ İSTİYOR Ortada kimsenin itiraz edemeyeceği açık deliller bulunmamasına rağmen, Suriye muhalefetinin El Kaide’yle birlikte hareket ettiği, hatta Lübnan topraklarının her iki grup tarafından Suriye rejimini hedef alan saldırılar için bir üs haline gelmeye başladığı iddiaları taraftar topluyor. Usame bin Ladin’in geçen yıl öldürülmesinden sonra El Kaide’nin en önemli ismi haline gelen Ayman Zevahiri’nin şubat ayında bütün Müslümanları Esad yönetiminin devrilmesi için silahlı mücadeleye davet etmiş olması, El Kaide’nin Suriye’yle yakından ilgilendiğini net biçimde ortaya koyuyor. Bugüne kadar Afganistan ve Pakistan’ın dışında daha ziyade Arap yarımadasının güneyindeki ülkelerde, bilhassa Yemen’de üslenmeyi tercih eden El Kaide’nin kuzeydeki “Maşrık” olarak tabir edilen bölgeye yayılma niyetinde olduğu iddiası eğer doğruysa, iç savaşın eşiğinde olan Suriye’nin örgütün faaliyetleri için elverişli bir altyapı sunduğu açık. Keza ABD askerlerinin çekilmesinden sonra Irak’ta da giderek artan bir El Kaide hareketliliği bulunduğu yönündeki haberlerde de ciddi bir artış söz konusu. YAKIN TEMAS HALİNDELER Esasen El Kaide’nin Suriye’deki varlığı yeni değil. 15 Kasım 2003’te İstanbul’daki Bet İsrail ve Neve Şalom sinagoglarının bombalanması eylemlerinin planlayıcısı olan Louai el Sakka Halep doğumlu bir Suriye vatandaşıydı. Sakka, El Kaide’nin Avrupa sorumlusu olarak biliniyordu. Terör saldırılarından sonra Suriye’ye kaçan Türk vatandaşı 22 kişi, 1998’de imzalanan Adana Mutabakatı gereğince Suriye makamları tarafından Türkiye’ye iade edilmişti. Bugün Suriye’de süren rejim karşıtı kalkışmanın en önemli unsurunu oluşturan Müslüman Kardeşler örgütünün, El Kaide ile yakın temas halinde olduğu İstanbul bombalamalarından sonra sıklıkla dile getirilmişti. Bugüne kadar, Rusya’nın BM Güvenlik Konseyi’ndeki engellemesi sebebiyle Suriye rejimine karşı etkili yaptırımlar konusunda karar alamamış olan uluslararası camianın, El Kaide’nin Suriye’deki varlığıyla ilgili haberler çoğaldıkça, muhaliflere yardım konusunda daha temkinli bir yaklaşım içine girmesi beklenebilir. Zira asıl hedefi ABD başta olmak üzere Batılı ülkeler olan bu örgütün, Esad rejiminin devrilmesinden sonra Suriye’yi ana üs haline getirebileceğinden duyulan endişe giderek artmaktadır. DESTEK ALAMAYABİLİRLER Bu durumda, zaten karmakarışık olan Suriye tablosu daha da içinden çıkılmaz bir hâl almaktadır. “Arap Baharı”nı ülkelerine taşıyarak, 49 yıllık baskıcı Baas rejiminden kurtulmak için faaliyet gösteren muhalifler, El Kaide’yle birlikte anılmaya devam ettikçe, Batı dünyasından bekledikleri desteği alamayacaklardır. Esad yönetimi elbette bu durumdan kendi lehine sonuçlar çıkarmaya girişecek ve Suriye muhalefetinin aslında El Kaide tarafından kullanılmakta olduğu tezini her fırsatta dile getirecektir. Suriye muhalefetine verdiği desteği gizlemeyen Türkiye, bu tablo karşısında hızla bir karar noktasına doğru sürüklenmektedir. Ankara ya Suriye muhalefetiyle El Kaide arasında bulunduğu iddia edilen bağlantının aslında rejim tarafından uydurulmuş bir propaganda aracı olduğunu dile getirerek Batı başkentlerini muhalifleri desteklemeleri için ikna etmeye çalışacak ya da bugüne kadarki tutumundan bir “U dönüşü” yaparak, muhaliflerle Suriye rejimi arasında arabuluculuk yapabilmek için Esad’la tekrar yakınlaşabilmenin yollarını arayacaktır. Şam’la köprüleri tamamen atan Türkiye’nin ikinci alternatifi benimsemesi ihtimali son derece düşüktür. Bir zamanlar komşularla sıfır sorun politikasının “amiral gemisi” hüviyetinde olan Suriye batmaktayken, bu ülkenin geleceğine ilişkin karamsarlık her geçen gün artmaktadır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT