BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ecevit’e gece gizli röntgen!

Ecevit’e gece gizli röntgen!

Eski koruma amiri, Bülent Ecevit’in sağlam olmasına rağmen Mehmet Haberal’ın ekibi tarafından nasıl ‘hasta’ yapıldığını anlattı.



DOKTORU HABERAL’DI Recai Birgün, Bülent Ecevit’in sırt ağrısı sebebiyle Başkent Üniversitesi Hastanesi’ne götürüldüğünü, kendisinin de hastaneye gittiğinde Mehmet Haberal ile tanıştığını kaydetti. Silivri’de görülen Ergenekon davasında dün ilginç bir şahit vardı. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in eski koruma amiri ve eski DSP’li vekil Recai Birgün... Ecevit’in en yakınında bulunan isimlerden Birgün, “sağlam” olan Bülent Ecevit’in Prof. Dr. Haberal’ın sahibi olduğu Başkent Hastanesi’nde nasıl “hasta” yapıldığını detaylarıyla anlattı. İşte duyanları hayretler içinde bırakan o açıklamalar: “Başbakanın göğüs bölgesinde ağrı oluştu. 10 gün aynı hastanede kaldık. Bir süre sonra da omurgada çökme meydana geldi. 8 ay hastanede kalmamız gerektiğini söylediler. Çökmenin felç ya da ölümle sonuçlanabileceği söylendi. Omurga çökmesine müdahale yapılmayacağı, dinlenmesi gerektiği, bu 8 aylık süreci hastanede geçirmemiz tavsiye edildi. HASTA OLMADIĞI ÇIKTI Doktorların eve gelip gitmesi, sürekli kameraların çekmesi rahatsızlık oluşturdu. 1 gün önce ‘iyisin’, sabah gelince de ‘kıpırdamışsın, his kaybı olmuş’ deyince Rahşan Hanım ile biz şüphelendik. Bülent Ecevit kalkıp geziyordu. Her sabah bahçeye çıkıp gazeteleri okuyordu. Rahşan Hanım ile tedavi sürecinde yaşadıklarımızı, tedavi sürecini değerlendirdik. 8 ay evde istirahat etmesini gerektirecek durumunun olmadığını değerlendirdik. Bu durumu da Bülent Ecevit’e söyledik. Benim yakın arkadaşım olan ortopedist Mücahit Pehlivan’ı söyledim. Kabul ettiler. Gazeteciler 24 saat nöbette olduğu için gece yarısı Mücahit Pehlivan’ı eve soktuk. Elle ortopedist muayenesini yaptı. ‘Bir çökme var ama, geçmiş’ dedi. Yürüyebileceğini, bir sıkıntı olmadığını söyledi. Ben de ‘senden belge istiyorum, bu Başbakan’ dedim. ÇALIŞAMAZ DENİLECEKTİ Bunun üzerine özel bir poliklinikten seyyar röntgen cihazlarını gece eve soktuk. Çekilen filmlere göre de, çökmenin düzeldiği, risk kalmadığı söylendi. Bunu Bülent Ecevit’e söyledik. Kaba bir korsemiz vardı. ‘Korseye gerek yok’ dediler, ama biz daha ince bir korseyle günlük yaşamımıza devam ettik. Bunun üzerine Başkent Üniversitesi Hastanesi’nden gelen doktorları kabul etmedik. Bir bahane buluyorduk. Ecevit’in hastaneye gelmesi konusunda çağırıyorlardı. O dönemde DSP yöneticileri olan Zeki Sezer, Emrehan Halıcı ve Tayfun İçli ziyarete geldi. Hastaneye gitmemesi gerektiği, giderse ‘çalışamaz durumda’ rapor verileceği şeklinde duyum aldıklarını söyleyerek, ‘hastaneye gitmesin’ denildi. Hastaneye gitmedik. İlaçları kestik Ecevit biranda iyileşti. Sonuçta Ecevit 2006 yılına kadar gayet sağlıklı yaşadı. Amaç Ecevitsiz bir hükümetti. Herkes de farkındaydı. Yazılanlara rağmen Ecevit bırakmadı. Hüsamettin Özkan’ın başbakan olacağı yazıldı. Ecevit, ‘Ben ayrılsam da bu mümkün olamaz’ demişti. O dönemde çok ilginç bir medya işbirliği vardı. Ecevit’in en ufak bir hatası ‘hasta’, ‘iş göremez’ olarak haberleştiriliyordu. CHP Milletvekili Sinan Aygün, benim amcamın oğludur. Ben soyadımı değiştirdim. Aygün, bir mahkemeye başvurarak, durumu sebebiyle vasi tayini istedi. Sonra bana ‘O zaman medya bizi yanılttı, ayıp etmişiz’ dedi.” HASTALIĞINI KULLANDILAR Recai Birgün, 2001’deki bir yapının Bülent Ecevit’in başında olduğu hükümeti yıkmaya çalıştığını öne sürerek, “O yapı (Ergenekon) bu yapı mı bilmiyorum. Ama hükümeti yıkmaya çalıştı. Eline geçen fırsatları kullandı. Ecevit’in hastalığını kullandı” dedi. Haberal, 1129 gün sonra hakim karşısında... “Ergenekon” davasının tutuklu sanığı CHP Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, Recai Birgün’ün iddialarının ardından duruşmaya çağırıldı. Bunun üzerine Haberal, cezaevinden duruşma salonuna getirildi. 11 Mart 2011 tarihinde Adli Tıp Kurumu’nun raporu üzerine Silivri Cezaevi’ne getirilen Haberal, şimdiye kadar duruşmalara katılmamıştı. Haberal, yaklaşık 3 yıldır devam eden yargılama sürecinde de duruşma salonuna gelmemişti. Bu arada Recai Birgün’ün “ağır ithamlarda bulunduğunu” ileri süren Haberal, rahatsızlığı için de, “Buraya çok zorlanarak geldim, gerçekten ayakta duramaz haldeyim” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT