BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kadrosu vasıfsız vasıflılar

Kadrosu vasıfsız vasıflılar

Bu notu Fatih Selek gönderdi. Tabloda görüldüğü gibi kadrosu memur olan mühendis 3300 lira alırken, sözleşmeli 3500 alıyor, vasıfsız 2060 lira alıyor. Eleman vasıfsız değil, kadrosu vasıfsız. Üstelik kadrosu vasıfsız olanların içinde yüksek lisans yapan, doktora yapan elemanlar varmış.



Bu notu Fatih Selek gönderdi. Tabloda görüldüğü gibi kadrosu memur olan mühendis 3300 lira alırken, sözleşmeli 3500 alıyor, vasıfsız 2060 lira alıyor. Eleman vasıfsız değil, kadrosu vasıfsız. Üstelik kadrosu vasıfsız olanların içinde yüksek lisans yapan, doktora yapan elemanlar varmış. Kamuya ait bir iş yerinde üç ayrı statüde insan nasıl çalıştırılır? Belediyenin bir şirketi varmış. O şirkete vasıfsız eleman kadrosundan insanlar alınmış. Sonra o şirket kapatılınca çalışanlar mağdur olmasın diye belediyenin bir başka kuruluşuna devredilmişler. Zaten şirkette sözleşmeli ve kadrolu iki ayrı statü varmış ama maaşları birbirine yakınmış. Vasıfsız kadrosundan elemanlar gelince üç ayrı statü olmuş. Bu ne haldir diyen olsa muhtemelen üzerinde çalışıyoruz, kadro bekliyoruz, bugün yarın hal yoluna koyacağız, denilecektir. Hangi birini hal yoluna koyacaksın. Her kurum garipliklerle dolu. Atsan olmaz, kapatsan olmaz.. ... Bu işi çözecek olan irade, siz ne derseniz, nasıl isterseniz öyle yapacağım çözüm yolunu gösterin dese; Sendikacılar nasıl bir çözüm önerir? Muhtemelen şöyle derler: Hepsini memur kadrosuna alın, maaşta azalma olmaması için maaşları da sözleşmeli maaşı kadar yapın. Orada ihtiyaç var mı, kısmı onların derdi değildir. Bir de eşit işe eşit ücret sloganı var. Kastedilen bu örnekse.. Aynı işi yapanlar aynı statüde olsun, deniliyorsa diyecek bir şey yok. Ama bütün mühendisler aynı parayı alsın, bütün biyologların maaşı aynı olsun deniyorsa (ki ben hâlâ kastedilenin eşit ücret olduğunu anlıyorum) Türküm, doğruyum, çalışkanım, büyüklerimi sayarım gibi bir şey oluyor. Hayatta karşılığı yok. .... Bir anekdot: Adı duyulmuş market zincirlerinden birinin patronu, gece sabahlara kadar belli harcama kalemlerini gözden geçirirmiş. Bir gün görevliyi çağırıp sormuş: Burada 20 kamyonet 21 şoför var.. Nasıl oluyor bu iş? Demişler efendim, o şoförün kamyonetini sattık, yenileyeceğiz.. 15 gün içinde yeni araç gelecek. Yeni kamyon alınca yeni şoför alamıyor musunuz.. Atın bunu işten.. kamyon gelince yeni bir eleman alırsınız. Bu uç örnek, ifrat noktası belki.. Ama hayat böyle bir şey.. Özel sektördeki realitenin aksine kamuda başkasının kesesinden merhamet görüntüsü altında sahtekârlık yapmanın bedelini kim ödüyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT