BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > AYAKÜSTÜ...

AYAKÜSTÜ...

Utku Demirsoy başarılı bir sanat fotoğrafçısı... Babasının kansere yakalanmasının ardından hazırlamış olduğu “Kanser’e Karşı Yalnız Değilsin” isimli fotoğraf portfolyosunda birçok ünlü ismi fotoğraflamış...



Kansere karşı yalnız değilsin! Utku Demirsoy başarılı bir sanat fotoğrafçısı... Babasının kansere yakalanmasının ardından hazırlamış olduğu “Kanser’e Karşı Yalnız Değilsin” isimli fotoğraf portfolyosunda birçok ünlü ismi fotoğraflamış... Fotoğraf sergileri yarın Ankara’dan başlamak üzere İzmir, İstanbul, Adana, Konya, Bursa ve birçok büyükşehirde olacak. Sergisinde “Kemal Kılıçdaroğlu, Süleyman Demirel, Cem Adrian, Can Bonomo, maNga, Zakkum, Ayşen Gruda, Cem Özer, Armağan Çağlayan” gibi yaklaşık 30 ünlü ismin fotoğrafları yer alıyor. Sevgili Utku; duyulması, duyurulması gereken “Kansere Karşı Yalnız Değilsin” projesini şöyle anlatıyor; “Yaklaşık 1 sene önce babamın kansere yakalanması beni çok derinden etkiledi. Bana her zaman ilham veren kişi babam olmuştur. Bu hazırladığım projede de ilhamımı yine babam Mustafa Haşim Demirsoy’dan aldım. Projedeki asıl amacım kanser hastalarına moral vermek ve yalnız olmadıklarını hissettirmekti. Aynı zamanda kansere yakalanmamış bireylerinde bilinçlenmesi adına etkili olacağını düşündüm...” Fotoğraf sergisi 29 Mayıs-1 Haziran arasında Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sergilenecek. Proje ve sergiler hakkındaki detaylı bilgiler güncel bir şekilde www.utkudemirsoy.com adresinden alabilirsiniz. Krampon... BİR ORAYA, bir buraya sinyal veren Hamit Altıntop organize sanayi sitesine mi gidiyor?... ... NTV SPOR‘a özenip Arda’lı Hamit’li Nuri’li Volkan’lı.. diye milli takım maçını sunmaya kalkan TRT spor yayını 5 dakika geciktirdi... ... TÜRKİYE- Finlandiya maçının son dakikalarında sahaya Türk taraftarların girmesi üzerine Avusturya Futbol Federasyonu RB Salzburg takımına üç maç seyircisiz oynama cezası verdi... ... LİGLERİN bitmesiyle boşta kalan spor muhabiri A.L. (28) gazetesinin magazin sayfası için ‘Can’t Bonomo’ ve Bono’mo hak etmiştik?’ manşetli haberler hazırlarken görüntülendi... ... RÜŞTÜ: “Son maçımda da eski günlerimden kesitler sunduğum için mutluyum.” ... LUCESCU: “O değil de adım hâlâ Beşiktaş’la anılmadı, bu sene yırttık galiba.” ... ABDULLAH Avcı: Belki Finlandiya’ya kaybettik ama Bekir’i, Caner’i, en önemlisi Emre Belözoğlu’nu kazandık... ... MELİH Gümüşbıçak: “Rüştü, milli takım kariyerinde tam 142 kere ofsayt beklemiş, maalesef bunların 63’ü kalemizde gol olarak sonuçlanmış.” HAYATA DAİR... Mahzun mahzun arkasından baktım, gördüğüm manzara uzun süre aklımdan çıkmadı... Gerçekten bambaşka biri miydim bütün bu insanlardan?... Gerçek sevgi denen şey bu muydu?... Hepsini görüyor, bütün bu ateşli insanları görüyordum; sanki bir fırtınanın önüne katılmış yalpalayıp duruyor, bir belirsizlikten içeri savruluyorlardı... ... Erkekleri görüyordum; bugün arzuyla, yarın bıkkınlıkla kahroluyor, yana yakıla seviyor, sevgilere hoyratça son veriyor, hiçbir sevgiye güven beslemiyor, hiçbir sevgide mutlu olamıyordu... ... Kadınları görüyordum sevgiden yanıp tutuşan; aşağılanmaları ve dayakları sineye çekiyor, sonunda kapı dışarı ediliyor, ama bağlandıkları erkekten yine de kopamıyor, kıskanç ve horlanmış sevgiyle onurları çiğnenmiş, yine de sadakat sergiliyorlardı... ... O gün uzun süredir ilk kez oturup ağladım... İçerleyerek, kızarak gözyaşları akıttım bu insanlar için; dostlarım için, hayat ve sevgi için gözyaşları... Ayrıca kendim için de daha bir sessiz, daha bir el altından gözyaşları akıttım, bir başka gezegende yaşar gibi bütün bu insanların arasında yaşayan, hayat denen şeye akıl erdiremeyen,sevgiye susamışlıktan ölen, ama sevgiden de korkmadan duramayan benim kendim için... (...Hermann Hesse) BİZİMKİLER (...Bizimkiler’in kullanmaya çalıştığı deyimler) CAHİT: Oğlum acele etmesene... İki elimi bir pabuca sokuyorsun... ... TALİP: Ne biçim tıraş olmuşsun öyle... Agop’un kızı gibi... ... MURAT: O ayakkabı o pantolona olmuş mu?... Altı Tophane, üstü Şişhane gibi... ... SERDAR: Sen de az değilsin haa... Çayır altından su yürütüyorsun... ... TURGAY: Ohoo... Ne öyle... Kahve dövücüsünün fırt deyicisi gibi... TEMEL'İN YERİ Bir kadın, küçük oğlu ile alışverişe çıkmış... Temel’in tezgâhtar olduğu mağazadan içeri girmişler ve ufaklığa bir tişört almışlar... Çocuk tişörtü giymiş ve mağazadan çıkmışlar... Ancak bir süre sonra yağmura yakalanınca 10-15 dakika içinde tişört çekmiş... Kadın çocuğun elinden tutup o sinirle mağazaya geri dönmüş... Tezgahtar Temel çocuğu görür görmez “Ooo” demiş; “-Yahu görmeyeli ne kadar da büyümüşsün... Bak eski tişörtlerin sana küçük geliyor artık...” TUZAKTAN KUMANDA (...BEYAZ TV / Ve Gol) GÖKTUĞ SEVİNÇLİ: Emre’yi desteklemeye başladınız, ne oldu hocam?... AHMET ÇAKAR: Emre benim babamın oğlu mu ya?... Bildiğim kadarıyla değil... Xxx GÖKTUĞ SEVİNÇLİ: Eleştiri kötü mü oldu, takım doğruyu buldu... AHMET ÇAKAR: İyi bari; eleştiriler takımı yarı finale kadar getirdi... Daha ağırını yapalım finale gidelim... Yok öyle şey... BİR FİLM DİYALOĞU “-Sırf senin gibi kadınları anlatabilmek için kelimeler üretildi...” (...Something’s Gotta Give filminden) SÖZ der ki; “-En büyük hatayı, sevdiğimizden korkarak yaparız... Daha kötüsünü de korktuğumuzu severek...” (...”Bak işte” diye desteklediği müthiş S.Ö.Z.leri)
Reklamı Geç
KAPAT