BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Artık, hizaya gelme zamanı

Artık, hizaya gelme zamanı

Başarının, her zaman paraya dayalı olduğunun, insanları haklı çıkardığı tek ülke Türkiye’dir... Borçtan korkmayıp, ayağını yorganına göre uzatmayan kulüp yöneticilerinin, yönettiklerini zannettikleri takımların, finişte, ipi göğüslemelerinin altında yatan tek gerçek paradır...



Başarının, her zaman paraya dayalı olduğunun, insanları haklı çıkardığı tek ülke Türkiye’dir... Borçtan korkmayıp, ayağını yorganına göre uzatmayan kulüp yöneticilerinin, yönettiklerini zannettikleri takımların, finişte, ipi göğüslemelerinin altında yatan tek gerçek paradır... Transfer mevsiminde euroları, kuruş gibi dağıtarak, tribünlere şirin gözüken, ama sonunda sadece bir takımın mutluluğu yakaladığı Türkiye’de, bu şekil değişmemiştir... 4 büyüklerin olduğu bir ortamda 53 yılda sadece Bursaspor’un şampiyonluk yakalamasına ise “istisna oldu” demek yanlış olmaz... İşte G.Saray... Şampiyonluk hiç de öyle kolay gelmedi onlara... 60 milyon euro, sadece yeni transferler için harcandı... O şampiyon G.Saray’ın, borcunu sormayın... “Yiğidin kamçısı” hesabı, binmişler bir alamete, gidiyorlar kıyamete... ÖRNEKLER SAYMAKLA BİTMEZ Başımızı şöyle batıya doğru çevirdiğimizde, PSG, Bordeaux, Marsilya, Lille, St.Etienne, Lyon gibi takımların arasından sıyrılıp, bu sezon Fransa şampiyonu olan takım kim peki? Sadece 40 milyon euroya kurulan bir gariban takım... Montpellier... Bu sezon transfere sadece 2 milyon euro harcadı onlar... Ve oyuncularının değeri 210 milyon euro olan, sezona 100 milyon euro transfer harcaması yaparak giren PSG’nin önünde ligi şampiyon bitirdiler... Parayla değil, bilek gücüyle, inanmışlıkla, azimle, hırsla... Parayı elinin tersiyle itip, sahaya sadece futbol yansıtan Montpellier “asla olmaz” denen bir işi başardıklarında ise, onların başarıları kimselere normal gelmedi... Çünkü, burun farkıyla geçtikleri PSG’de tek bir futbolcunun değeri, Montpellier’in tamamı kadar ediyordu... Ve o Montpellier, para kuralını tanımadığını haykırdı adeta... KATAR’DAN ÖNCE SON DURAK Dönüyoruz tekrar bizim ligimize... Transfer piyasasının henüz kızışmamış olmasına rağmen, piyasanın 3 milyon eurodan açılması, hâlâ daha “sütten ağzı yananların, yoğurdu üfleyerek yemesi” gibi bir endişeye sokmuyor kimseleri... Onlar yine uçuyor... “Katar’dan önceki son durak” anlamında, Türkiye’yi, transfer ve para cenneti olarak görenler, hiç de haksız değil hani... Çünkü onları çılgınca transfer kandırmacısıyla Türkiye’ye davet eden yöneticiler var... O yöneticilerin tek bir amacı bulunuyor... Kulübün borcuna borç eklenmesi değil... Sadece tribünlere şirin gözükme arzusu... Vatandaş olarak, hadi yatırma bakalım emlak vergini... O devlet, nasıl yapışır yakana... Ama vergi borçlarını, kredi borçlarını, söz verdikleri ödemeleri yapmayanlara sınırsız tolerans var nedense... Yabancı futbolcuların hiç birisi vergiyi zaten konuşmuyor ki... Onlar sanki kasaptan et alıyor ama kemiksiz, sinirsiz, yağsız... Net... Eline geçene bakıyor... Zaten menajerlerin Türkiye olayı gündeme geldiğinde, tek istediği, futbolcular için kemiksiz transfer parası... Gerisi hiç ilgilendirmiyor onları... YA REZİL, YA VEZİR OLACAĞIZ Ya sonra? Orası malum... Eğer takım şampiyon olamamışsa “Sevgili kardeşim, ücretinde bir indirime gider misin” diye yalvarmalar... Niye gitsin ki... Sen onu alırken düşünecektin... Sonra UEFA tehditleri tabii... Takımında oynarken kulüplerini UEFA’ya şikâyet edenleri gördük bu ülkede... İşte son olarak Beşiktaş... Ernst’ten tutun da Fernandes’e, Hilbert’e, Quaresma’ya kadar, hepsi Beşiktaş’ı UEFA’ya şikâyet etti... Bir gün bu ülkedeki futbol yöneticileri gerçeklerle burun buruna gelip “Biz ne yapıyoruz” diye başlarını başka yönlere de çevirecekler... Bunun en büyük uygulayıcısı da Beşiktaş’ın yeni başkanı Fikret Orman şimdi... Müthiş bir borç yükünün altından kalkabilmek için, takımdaki ücret dengelerini kurmak adına asla taviz vermiyor... Arkasından G.Saray... Daha durun, bütün takımlar hizaya gelecek yavaş yavaş... Çünkü 2013 yılından itibaren UEFA’nın mali kriterleri yürürlüğe girecek... Kulüplerimiz, ya borçsuzluğa adım atacaklar, ya da Avrupa’dan geri adım atacaklar... Başka bir yol yok asla...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT