BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rahmetlinin arkadaşı ha!

Rahmetlinin arkadaşı ha!

“Geçmişlerin ruhuna fatiha, derken ‘bugün defnettiğimiz filanca hanımefendinin ruhuna’ deyince bir tuhaf oldum. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü!..”



Hem çocukluk arkadaşım Hayri Ağabeyin cenazesine son görevimi yapmanın gayretindeyim. Hem de tanımadığım insanlardan oluşan bu garip cenaze cemaatinin içinde çevreme bakınarak tuhaflığı anlamaya çalışıyorum. Bu arada hemen yanı başımda asık çehresi bana odaklanmış, beni kesmekte olan adamın niçin böyle davrandığını da çözmeye çalışıyordum. Bu stres ortamı, beni iyiden iyiye germişti... Ama şu an hiçbirini düşünecek halde değilim. Çünkü cenaze mezara indirilecekti... Tabutu mezarın kenarına koyduk. Tabutu açtık. Hayri Ağabey kefen içinde boylu boyunca yatıyor... Daha doğrusu ben öyle zannediyorum... Ama dikkat ediyorum kefen pamukla dolu. Belli ki otopsi yapılmış bu cenazeye... Yine uyanamıyorum. Kendi kendime yorumluyorum. “Hayri Ağabey zaten kanserden erimiş bitmişti. Bir de niçin otopsi yapmışlar ki acaba?” Sonra Hayri Ağabey boylu poslu bir adamdı... Gerçi bu cenaze de ufak sayılmaz ama yine de “erimiş bitmiş zavallı” diye geçiriyorum aklımdan... Bu esnada hocanın sesi yayılıyor üzerimize: -Cenaze yakınlarından birisi mezara insin. Tam ben inecekken bir kişi benden önce atlayıp mezara iniyor. Ama fark etmez. Ona cenazeyi toprağa verecek olanlardan biri de ben olacağım. Kendimi buna göre ayarlamış haldeyim. Hayri Ağabeye son vazifemi tam olarak yerine getirmeliyim. Cenazenin beli hizasındayım. Tuttum, kefenin belinden kavradım. Ama her tarafı pamuk dolu ve cenaze kuş kadar hafif... Cenaze aşağı indirildi. Sapmalar konuldu ve toprak ile mezar doldurulmaya başlandı. Tam o anda biri girdi koluma. Baktım, az önce yanı başımda, beni göz hapsine alan o şahıs... Yarı merak ama daha çok hesap sorar tarzda ve şüphelendiği belli bir yüz ifadesiyle soruyor: -Birader sen kimlerdensin? Adamla burun burunayız. Cevap veriyorum: -Siz beni tanımazsınız. Ben rahmetlinin çok yakın arkadaşıyım. Ben böyle söyleyince o ara etraftakiler şöyle bir dalgalandı. Birkaç kişinin derhal beni ablukaya aldığını hissettim. Allah Allah.... Ne oluyor ya? Ama hâlâ hiçbir şeyin farkında değilim. Ben hâlâ Hayri Ağabeyin mezarının başındayız diye düşünüyorum. Bu insanların bana niçin böyle davrandığına anlam veremiyorum ama böyle düşündüğüm için aklıma başka bir şey gelmiyor... Derken defin tamamlanma aşamasında genç imam da telkin öncesi duasını yapıyor... Geçmişlerin ruhuna fatiha gönderirken “Bugün defnettiğimiz filanca hanımefendinin ruhuna” deyince içim bir tuhaf oldu. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Öyle oldum ki anlatamam!.. Devamı yarın Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT