BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Çaya çorbaya limon

Çaya çorbaya limon

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu kayıtdışı ekonominin olduğu yerde ‘haklar verilse, yasalar düzenlense dahi’ demokrasiden söz edilemeyeceğini söylüyor.



TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu kayıtdışı ekonominin olduğu yerde ‘haklar verilse, yasalar düzenlense dahi’ demokrasiden söz edilemeyeceğini söylüyor. Hisarcıklıoğlu’nun değerlendirmesine göre; kayıtdışılıkla demokrasi arasında bir paralellik var. Biri aşağı inerken diğeri yukarı çıkıyor. Kısacası kayıtdışı düştükçe demokrasimizin standardı da yükselecek. Bu varsayıma göre 10 yıldır iktidarda olan Başbakan Erdoğan’ın başında bulunduğu AK Parti demokratikleşme alanında, “şunu yaptık, bunu yaptık” diye hem halkı hem de kendini kandırmış olmuyor mu? İktidar yeni anayasa yapmayı bir tarafa bırakmalı, acilen kayıtdışı ekonomi ile mücadele etmelidir. Önünü alamazsa demokrasi elden gidecek!?. Allah’tan demokrasimizin imdadına son anda Maliye Bakanı Şimşek yetişti de derin nefes aldık. Son durum; alınan tedbirler sonucunda kayıtdışı yüzde 27.7’lere düşmüş. Önümüzdeki 10 yıl içinde de 5 puan daha inecekmiş. Buna da şükür... Eh artık kayıtdışını kayıt altına almaya başladığımıza göre anayasa çalışmaları için ‘durmak yok, yola devam’ diyebiliriz... Dün dündü; ya bugün... Eski bakanlardan Polatkan’ın kızı Nilgün Polatkan DP’nin mirasına konan Süleyman Demirel’e sitem ediyor. “Yıl dönümlerinde bir taziye telgrafı çekerdi o kadar. Mezarların taşınması için girişimde bile bulunmadı...” diye. Nilgün Hanım bu siteminizde yanılıyorsunuz. Sayın Demirel DP’ye sahip çıktı. Hep de öyle bir sahip çıktı ki, “Demokrasi Şehitlerimiz”e (Menderes, Polatkan ve Zorlu) gönül vermiş milyonlarca insanı peşinde sürükleyerek... 7 yıl Çankaya’da ikamet etti kimin sayesinde? Tabii ki, sizlerin sayesinde... O “bir bilen”dir, o “bir hesap adamı”dır, o “bir baba”dır. Şehitlerimize iade-i itibar verilmesi ve mezarlarının İstanbul’a nakledilmesi işini bilerek Rahmetli Özal’a bırakmıştır. Kendisine bugün sorulsa vereceği cevap da bellidir: “Devrin şartları böyle icap ediyordu” der. Boşuna mı 6 defa gitti, 7 defa geldi?!. Devrim CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, Antalya İl Kongresinde yuhalanan Deniz Baykal’a sahip çıktı. “Birbirini yuhalayan bir parti iktidar olamaz, bunu unutmayın” diye hem nasihat etti, hem de fırçaladı partilileri. Sayın Serter, boşuna yormayın kendinizi. CHP’de kavga eksik olmaz. Bu partinin varlık sebebidir hizipleşmeler, kavgalar. Siz şunun şurasında 5-6 yıldır parti içindesiniz. Hafızalarda derin yer etmiş ne kavgalar var, CHP’de... Kamuoyu Sarıgül’e yapılanları unutmadı. Ankara, İstanbul başta olmak üzere teşkilat kongrelerinde, büyük kurultaylarda yapılan kavgalar var... Kaldı ki bir zamanlar Baykal hatırı sayılır bir milletvekiline ne demişti: “Allah bizi korudu, iktidar yapmadı. Bunlar yandı. Bunlar yansın, biz biraz keyif yapalım!..” Sen bakma Kılıçdaroğlu’nun Balıkesir il kongresinde yaptığı konuşmada, “Sıra geldi dördüncü devrime. Demokrasi ve özgürlük devrimini gerçekleştirmek için yola çıktık” demesine(*)... Zira bugünün şartlarında iktidar ufukta görünmüyor. Çok ama çok uzaklarda.... ..... (*) CHP’nin ilk devrimi Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu, ikinci devrimi İnönü, üçüncü devrimi de Bülent Ecevit dönemiymiş.
Reklamı Geç
KAPAT