BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Suikast davasıydı asayiş davası oldu

Suikast davasıydı asayiş davası oldu

Başbakan Erdoğan’a yönelik “Atabeyler suikast davası”nda ‘suikast’ tabiri ortadan kaldırıldı, suçlama sadece ‘patlayıcı madde bulundurmak’la sınırlı kaldı. Operasyonda muvazzaf askerler gözaltına alınmış, aramalarda Başbakan’ın evinin krokisi de bulunmuştu.



Melik Duvaklı - İSTANBUL Kamuoyunda “Atabeyler Davası” olarak bilinen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a suikast planıyla ilgili dava asıl önemli iddialar aydınlatılamadan kapanmak üzere. 5 yılda üç kez savcısı değişen davanın Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen son duruşmasında sanık avukatlarının “mükerrerlik” yani ikinci kez aynı ceza verileceği itirazı sebebiyle karar duruşması 17 Temmuz’a ertelendi. Savcının esas hakkındaki mütalaasında sanıkların sadece ‘patlayıcı madde bulundurmak’tan yargılanması gerektiğini savunduğu davada, sanık avukatları müvekkillerinin daha önce Genelkurmay tarafından açılan davada bu suç isnadı ile ceza aldıklarını hatırlatarak çıkacak tararın tekrar olacağı itirazında bulundu. Genelkurmay tarafından yapılan yargılamada Başbakan’a yönelik suikast ve örgüt iddiaları ortaya çıkarılmamış, özel kuvvetlerde görevli sanık personelin evlerinde bulunan mühimmatla ilgili sadece “patlayıcı madde bulundurmaktan” ceza vermişti. Sivil mahkemede de yargılama bu noktaya gelmiş bulunuyor. Kararın bu haliyle çıkması durumunda örgütün uzantıları ve kimden talimat aldığı ve suikast girişimi açığa çıkmayacak. Oysa, eski İstanbul İstihbarattan sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer bu olay için “başbakana dört dörtlük suikasttı” açıklamasında bulunmuştu. İDDİALAR AYDINLATILAMADI 31 Mayıs 2006 yılında yapılan ve kamuoyunda büyük tartışmalara neden olan operasyonun ardından Genelkurmay Askeri Mahkemesinde açılan davada Yüzbaşı Murat Eren, astsubaylar Yasin Yaman ve Erkut Taş ordudan ihraç edilirken Murat Eren’e 5 yıl 7 ay 25 gün hapis cezası verildi. Ancak Eren’in yalnızca “görevi gereği edindiği gizli belgeleri açıklamak” ve “zimmetli askeri mühimmatı gizlemek” suçundan ceza aldığı duyuruldu. Suikast iddiaları aydınlatılamadı. SİVİL DAVADA ÜÇ SAVCI DEĞİŞTİ Yargılamanın sivil ayağında ise farklı gelişmeler yaşandı. Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevli subay ve astsubayların da bulunduğu 10 sanıkla ilgili yargılama Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Mahkeme tarafından kabul edilen ve Ankara cumhuriyet savcılarından Dilaver Kahveci tarafından hazırlanan iddianamede sanıklar hakkında, ‘hükümetin görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs için anlaşma’ suçundan 27 yıla kadar hapis istenirken kısa süre sonra savcı değişti. Yerine başbakana yönelik ağır küfürlerin sarf edildiği ses kaydının sahibi olduğu iddia edilen Salim Demirci getirildi. Demirci, 30 Mayıs 2007’de verdiği mütalaasında sanıklar hakkındaki suç vasfını değiştirdi. Sanıkların eylemlerinin ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’ suçunu oluşturmadığını savunarak sanıkların beraatlerini istedi. Ardından, iki yıl boyunca dosyanın Ergenekon davası ile birleştirilip birleşmeyeceği yönündeki işlemler için beklenildi. 5 SANIĞA BERAAT TALEBİ Geçtiğimiz yıl dosyanın savcısı yeniden değişti. Salim Demirci’nin yerine Kubilay Taştan atandı. Şubat 2011’de yapılan duruşmada esas hakkında mütalaasını veren Taştan sanıkların eylemlerinin terör suçu niteliğinde bulunduğunu belirtse de sanıkların eylemlerini gerçekleştirmekten, ardından birlikte hareket etmekten de vazgeçerek, oluşturdukları örgütlenmeyi dağıttıklarını savundu. Sanıklar hakkında ‘örgüt kurmak, yönetmek ve üyesi olmak’ suçları yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirten savcı, sanıklardan Murat Eren, Erkut Taş ve Yunis Akaya, Yasin Yaman ve Yakup Yayla’nın ‘patlayıcı madde imal etmek, nakletmek ve muhafaza etmek’ suçlarından 6 yıl 9 aydan 18 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını, Erkut Taş ve Yunis Akkaya’nın ise 1’er yıldan 3’er yıla kadar ayrıca cezalandırılmasını istedi. Diğer 5 sanığın ise beraatini talep etti. MÜKERRER TARTIŞMASI Dün gerçekleştirilen son duruşmada karar çıkması bekleniyordu. Ancak sanık avukatlarının savcının esas hakkındaki mütalaasına dayanarak yaptığı itiraz üzerine duruşma 17 Temmuz’a ertelendi. Sanık avukatları mevcut haliyle davanın sadece “patlayıcı madde bulundurmaktan” ibaret kaldığını belirterek, daha önce Genelkurmay’da bu kapsamda bir yargılama yapılıp ceza verildiğini hatırlattı ve kararın mükerrer yani ikinci kez verilmiş olacağı itirazında bulundu. Mahkeme heyeti de krar duruşmasını 17 Temmuz’a erteledi. Kısacası, Atabeyler davasında savcı mütalaası ve sanık avukatlarının itirazı doğrultusunda karar çıkarsa örgüt kurma, başbakana suikast gibi iddialar aydınlatılamadan kapanacak. Bu haliyle ancak patlayıcı madde bulundurmaktan ceza çıkabilir ancak o da sanık avukatlarının deyimiyle “mükerrer” olur. 31 Mayıs 2006’da Ankara Eryaman’da düzenlenen operasyonda 9 kişi gözaltına alınmıştı. Başbakan’ın evinin krokisi bulunmuştu Türkiye 19 Mayıs 2006’da gerçekleştirilen Danıştay saldırısının şokunu henüz atlatamamışken 31 Mayıs 2006 tarihinde Ankara Eryaman’da bir eve baskın düzenleyen ekipler, Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı Özel Harp Dairesi’nde (ÖHD) görevli bir yüzbaşı, iki astsubay ile emekli bir binbaşının da aralarında bulunduğu 9 kişiyi gözaltına aldı. Aramalarda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Danışmanı Cüneyd Zapsu’nun evlerine ait krokiler bulundu. Serkisof marka saatle hazırlanmış TNT karışımı patlayıcı, farklı menşeli 70 adet infilak kapsülleri, 348 gram C-4 patlayıcı, TNT kalıpları, dinamitler, yangın çıkarıcı bombalar ele geçirildi. Grubun kendilerini “Atabeyler” olarak tanımladığına dair çeşitli arma ve belgelerin de ortaya çıkmasıyla bu soruşturma kamuoyunda “Atabeyler olayı” olarak mal oldu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98360
    % -0.94
  • 6.1142
    % -1.01
  • 7.174
    % -1.34
  • 8.0484
    % -0.94
  • 235.031
    % -1.25
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT