BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kastamonu mutfağı Bakırköy’e geldi!..

Kastamonu mutfağı Bakırköy’e geldi!..

Tipik bir esnaf lokantası olan Abdülkadir Restaurant, Kastamonu’nun tencere yemeklerini özleyenlerin uğrak yeri. Her gün 50 çeşit yemek çıkıyor. Kastamonu dönerinden, simit tiridi, Küre mantısı, etli ekmek ve yörenin meşhur içeceği ‘eğşi’ye kadar...



Piyasada lokanta tanıtımı yapan yazarların çoğunu tanıyorum. Hepsi de damak tadına meraklı, iyi yemek yemeyi seven, doğru kaliteli malzemeyi ayırt edebilen kişilerdir. Son zamanlarda, çoğunun methine mazhar bir lokanta var. Gazetelerde, TV’lerde bu yerin, yemeklerine, hizmetine, mutfağına iltifatlar yağıyor. Bayağı merak ettim. Abdülkadir Kastamonu Mutfağı. Adres Bakırköy... Geçen hafta, bir fırsatını buldum ve istikamet Bakırköy. “Bakalım böylesine methedilen yeri bir de ben göreyim, Kastamonu lezzetlerinin bir tadına bakayım” dedim. Bakırköy’ün en işlek caddesi, İstanbul Caddesi üzerinde, direkler arasındaki sıra dükkânlardan biri. Vitrin güveçler içinde, fırından yeni çıkmış ağzınızı sulandıracak sıcak yemeklerle dolu. Fasulye, kuzu kapama, islim kebabı, elbasan tava, etli yaprak dolmaları, kuru sebze dolmaları yan yana sıcak sıcak dizilmiş. Döner daha kapıdan girerken kokusuyla cezb ediyor. Çorbaları, keşkek, fırında ıspanak, pilavları geçin. Zeytinyağlılar bir başka âlem. O gün tam 24 çeşit saydım. Her biri özenle, uğraşıyla yapılmış. MEKANDAN ÖNCE İŞLETMECİ Lokantadan önce sahibi ya da işletmecisini tanımak gerek! Yıllardır lokanta söyleşileri yapıyorum. Yüzlerle ifade edebileceğim kadar çok sayıda yeri gördüm. Yemeklerinin tadına baktım ve kendimce değerlendirdim. Geçmiş yıllardan edindiğim tecrübeler, bana şunu öğretti: Mekandan içeri girdiğimde beni karşılayan sahibi ya da işletmecisinin kendisi ise durum değişik oluyor. O kişinin ilgisi, tutumu çok önemli. Müşterisi, personeli ile devamlı ilgilenen, her detaya dikkat edenler daima kazanıyorlar. Abdülkadir Bey’i tanıyınca, iki sene içinde böylesine tanınmış olmasına, başarı çizgisini devamlı yukarı çıkarmasına şaşmadım. Benimle konuşurken bile gözü kapıda, gözü servis elemanlarında, tabakları kontrol ediyor, hem bana cevap veriyor, hem de personeline ufak uyarılarda bulunuyor... Hatta mutfağa bile giriyor. Kısacası, tatlı-sert disiplinli bir patron. TAM BİR ESNAF LOKANTASI Burası tam anlamıyla tipik bir esnaf lokantası. Her gün 50 civarında sıcak, soğuk yemek çıkıyor. Sabah 6.30’dan itibaren açık ve her esnaf lokantasında olduğu gibi her sabah 3-4 çeşit çorba çıkıyor. Ama burayı diğer esnaf lokantalarından ayıran en önemli özellik, menüsünde bildiğimiz klasik Türk tencere yemekleri yanında, Kastamonu yöremize has özgün yemeklerin de oluşu. Bunlar: Etli ekmek, simit tiridi, Kastamonu döneri, Küre mantısı, mercimekli pilav, Kastamonu pastırması, Kastamonu cacığı ve içecek olarak eğşi. Hepsinin tadına baktım. Pastırma, tamamen açık havada kurutulmuş. Lezzeti mükemmel. Bence Kayseri pastırmasının pabucunu dama atar. Döner derseniz, o da bildiğimiz dönerlerden çok farklı. Kurumamış, hafif sulu, tamamen parça etten sarılmış. Etli ekmek ve pastırmalı ekmek, bir nevi gözleme. Hamuru elde açılıyor, birinin içinde kıyma, diğerinin içinde soğan, pastırma karışımı var. Saçta pişiriliyor. Kastamonu eğşisi Çeşitli yemeklerle birlikte tüketilen eğşi, piyasadaki bütün gazlı içeceklere meydan okuyor. Hakiki eğşi, elmadan yapılıyor. Fakat, Abdülkadir Bey, yeni ve hoş bir tat vermiş. Çok tatlı olan elma suyuna, ekşi kızılcık suyunu eklemiş. Böylece hafif mayhoş, serinletici bir içecek olmuş. Abdülkadir İmamvekilioğlu, işini ve mesleğini seven disiplinli bir lokanta işletmecisi. Tekstilciydi, şimdi lokanta işletiyor! Abdülkadir İmamvekilioğlu, 21 Ocak 1959 yılında Kastamonu’da dogmuş, 1985 yılında baba mesleği olan manifaturacılıkla ticaret hayatına atılmış, 25 sene Kastamonu ve İstanbul’da tekstil işiyle istigal ettikten sonra 2010 yılında hem hobisi hem de hayranı oldugu Kastamonu ve Osmanlı mutfağını tanıtmak için, ailesinden gelen damak zevkine de güvenerek en sonunda kendi adını verdiği Abdülkadir lokantasını açmış. Açılalı 2 sene olmasına rağmen, tanınmış bir yemek mekanı olmuş. Özellikle Kastamonu yöresinin yemeklerini özleyen ya da tadına bakmak isteyenlerin uğrak yeri. Salon 50 kişilik. Ferah, tertipli. Ahşap masalar, üzerlerinde uzun desenli örtülerle süslenmiş. Sıcak havalarda, çiçekli bir balkonda salona dahil edilebiliyor. Lokantanın baş aşçısı, Ahmet Uzun çok tecrübeli. 35 yıldır mutfakta. Yardımcısı ise genç bir hanım. Genelde, kadınlar lokanta mutfaklarına pek girmezler. Koca tencereleri kaldırmak, ağır kepçelerle iş görmek meşakkatlidir. Ama insan hevesli olunca başarmamak için bahane kalmıyor. İYİ MALZEMEDEN İYİ YEMEK OLUR Ahmet Usta’nın bir diğer özelliği, tüm alış verişi kendisinin yapması. “Malzemeleri kendim seçerim. İyi yemek, iyi malzemeyle olur” diyor. Bakırköy, İstanbul’un içinde ve hemen hemen her semte aynı mesafede. Dolayısıyla sadece Kastamonu mutfağının lezzetlerinin tadına bakmak için rahatlıkla gidebilirsiniz. Benim size tavsiyem; Masada yerinizi alınca, Abdülkadir Bey’den bir tadımlık tabağı isteyiniz. Tabakta: 50 gr pastırma, Kastamonu döneri, tirit, Küre mantısı, mercimekli pilav, eğşi gibi yörenin spesialitelerinden birer tadımlık var. Böylece midenizi fazla şişirmeden, her birinin sadece tadına bakabilirsiniz. Kapalı salon 50 kişi alıyor. Yazın balkon açıldığında bu rakam 90’a çıkıyor. Mutfak-servis çalışan sayısı: 15. Sabah 6.30’da çorba servisiyle açılıyor, akşam 10.30 gibi kapanıyor. Bakırköy ve civarında oturuyorsanız ilk fırsatta deneyin derim. Daha uzakta olan, damak tadına, Kastamonu lezzetlerine meraklıların da uygun zaman bulup gitmesini önerebilirim. Haftaya dek afiyet olsun... ABDÜLKADİR RESTAURANT İstanbul Caddesi N0: 28-30 Bakırköy-İstanbul Tel: 0212 543 49 36 www.abdulkadirrestaurant.com.tr PÜF NOKTASI GÖMLEK yakalarındaki kirleri gidermek için, gömleği makineye atmadan önce yaka kısmına sabun sürüp 15 dakika bekletin.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT