BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Temiz çamur arıyorum!..

Temiz çamur arıyorum!..

Hem de Eurosport’un canlı olarak naklen yayınladığı “resmi” bir turnuvada (Fransa’da Toulon Turnuvası) hakeme kafa atıp, oyundan atılan bir futbolcuya “ertesi maçta forma vermeyi düşünen” bir Milli Takım Hocası olur mu; bizde oluyor!..



Hem de Eurosport’un canlı olarak naklen yayınladığı “resmi” bir turnuvada (Fransa’da Toulon Turnuvası) hakeme kafa atıp, oyundan atılan bir futbolcuya “ertesi maçta forma vermeyi düşünen” bir Milli Takım Hocası olur mu; bizde oluyor!.. A2 Milli Takımımızın Teknik Direktörü Gökhan Keskin’den söz ediyorum; “Hakeme kafa atıp oyundan atılan kaptan Gençlerbirliği oyuncusu Aykut’un eline bavulunu verip” ülkeye gönderemeyen, aksine “oynanacak maç öncesi” gazetecilere “tek eksiğimiz kaptan Aykut” diyebilen bir teknik direktörden!.. Sevgili Ahmet Çakır’a, “bu konudaki hassasiyetinden” ve “olayın ısrarla üzerine gitmesinden” dolayı “bir spor insanı” olarak teşekkür ediyor ve “bir spor yazarı - gazeteci” olarak kendisini kutluyorum!.. “Fair Play”, sadece spordan söz ediyorsak bile, “topyekûn yapılacak” bir mücadelenin ürünü olarak ortaya çıkar; resmi - özel kurum ve kuruluşları, kişileri, önderleri baş aktörlerdir bu konudaki mücadelede; öyle olmalıdırlar ve elbette “kamuoyunu oluşturmak” dahası “eksik / yanlış / hatalı yapılanlar ve yapanlar” konusunda “uyarı görevini yapmak” üzere spor medyasına da “önemli sorumluluklar ve görevler düşmektedir”, bu konuda!.. Federasyonlar “özerkleşmeden”, hatırlıyorum; “uluslararası organizasyonlarda Fair Play’e aykırı davranışlarda bulunan sporculara, Uluslararası Federasyonların vereceği cezalar beklenmeden”, o zamanki adıyla Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’nün Merkez Ceza Kurulu “olaya el koyar” ve “suç işleyen” sporculara “hak ettikleri cezaları” verirdi!.. Şimdi, “her şey yapanın yanına kâr bırakıldığı için”, uluslararası organizasyonlarda da “pervasızlık”, tıpkı “yurt içinde olduğu kadar” yaygın hâle geldi; utanalım!.. “Şike / şiddet / ırkçılık / doping” gibi “sporun en ağır suçlarının üzerini örtmek için” gösterdiğimiz çabaya, “spor ahlâkını yerle bir eden” sporcuları (!) da “görmemek, duymamak, göstermemek, duyurmamak” üzerine kurulu “koruma ve savunma” gayretimizle eklediğimiz utanç verici halka, iki kelime ile “yüz karasıdır!..” Sporcuların başına “hoca” olarak getirdiğimiz kişiler, “örnek insan” olmak zorundadırlar; her şeyden önce “böyle” olmalıdırlar ki, “sporculara örnek olsunlar” ve o sporcular “bahis şikelerinin, saha içi ve saha dışı çirkin olayların, hakeme kafa atmaların kötü kahramanları” olarak ortaya çıkmasınlar!.. Saha kenarında “kendi” sporcularına, “okuyucularım çok affedin beni”, ağız dolusu hem de “ana - avrat - sülâle bırakmadan” küfür eden hocalarla, koçlarla “nereye gidebileceğimiz” ve “nereye geldiğimiz” ortadadır!.. Anlı ve de şanlı medyamızda “fair play” söz konusu olunca “attıkları zaman mangalda kül bırakmayanların” bir çoğunun, şike soruşturması dosyasının içindeki tapelerde, bıraktım “bazı sanıkların ne kadar suça bulaştıklarının açık seçik görülmesini”, sayıca, tam bir “küfürbazlar kulübü kuracak kadar çok olan” bir bölümünün önde gelenlerini “korumak ve kollamak için yaptıkları yarışa tanık olmak bile”, insanların çok zaman ne kadar “ikiyüzlü” olduklarını ortaya koyuyor!.. “Örnek insan olmaları gereken” hocalarımızın bir çoğunun, hele hele “Milli Takım hocalığına kadar” yükselmişlerin bile “Makyavel’in mezarında kalmışsa kemiklerini sızlatacak kadar” eyyamcı - menfaatçi bir tutum içinde olduğunu gördüğümüz bir süreçte, söyler misiniz bana, “sporumuzu nasıl temizleyeceğiz?..” Bu Federasyonlarla mı; güldürmeyin beni!.. Bu kulüplerle ve bu yöneticilerle mi; hadi canım sizde!.. “Kulüp aidiyetçiliği” söz konusu olduğunda “Fair Play’i paspas etmekte yarışan” spor basınımızla mı; güleriz ağlanacak hâlimize!.. Bizler, resmi / özel yöneticilerimizle, kurum ve kuruluşlarımızla, “kendimizi temizleyeceğimize, üzerimize bol bol çamur bulaştırmakta, dahası başkalarına da çamur atmakta yarışırken”, olan “kandırılmış, beyni yıkanmış” taraftara, seyirciye oluyor ve “kabak onların başlarına patlıyor”; yazıklar olsun!.. Bir zamanlar Amerika’da, “hamam böcekleri ile yapılan onca mücadeleye rağmen başa çıkılamayınca” bir slogan üretilmişti; “Hamamböceklerinizin temiz olmasını istiyorsanız, mutfağınızı temiz tutun!..” Bizim de yapacağımız o; “Çamurumuzun temiz olmasını istiyorsak, çamur üreten beyinlerimizi temiz tutalım!”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT