BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını dakika dakika buradan takip edebilirsiniz.
Anasayfa > Haber > Vesvese

Vesvese

Türkiye başkanlık sistemine geçerse ne olur? Sizin kafa yormanıza hiç gerek yok. CHP bu sorunun cevabını vermiş, başkanlık sistemiyle ilgili hazırladığı son raporda(*); Erdoğan seçilir ve bir zaman sonra krallığını ilan eder! (Onlara göre Erdoğan zaten diktatör biri değil miydi? Parlamenter sistemin değiştirilip değiştirilmemesi ne ifade eder ki?!)



Türkiye başkanlık sistemine geçerse ne olur? Sizin kafa yormanıza hiç gerek yok. CHP bu sorunun cevabını vermiş, başkanlık sistemiyle ilgili hazırladığı son raporda(*); Erdoğan seçilir ve bir zaman sonra krallığını ilan eder! (Onlara göre Erdoğan zaten diktatör biri değil miydi? Parlamenter sistemin değiştirilip değiştirilmemesi ne ifade eder ki?!) Raporda dikkati çeken başka bir konu da, Başkanlık sistemi ‘Allah muhafaza’ ülkeyi felakete sürüklermiş! Merak etmeyin Milli Şef ve darbeler döneminde bu halk öyle zulümler yaşadı ki, memleket öyle badireler atlattı ki, artık bir şey olmaz. Raporu kaleme alan Grup Başkan Vekili Emine Ülker Tarhan’a gelince; Bu hanımefendi 2 aydır partisinin MYK toplantılarına katılmıyormuş. Gerekçesi de ilginç; “Partide politik bir üretim yok, bu yüzden gitmiyorum” diye yakın çevresine dert yanıyormuş. “Yeni CHP sorunlara çözüm üreten partidir” diyen Sayın Kılıçdaroğlu, bugün terör sorununun çözümü konusunda Başbakan Erdoğan ile bir araya gelecek. Keşke görüşme öncesinde Emine Ülker Tarhan’ın hem gönlünü alsa hem de parlak fikirlerinden istifade edebilse... Ne de olsa partinin ulusalcı kanadını temsil ediyor Sayın Tarhan... ..... (*) Raporda adı geçmiyor ama hedefin Erdoğan olduğu her halinden belli. Nokta atışı “AB, eğer küresel bir aktör olmak istiyorsa Türkiye’ye ihtiyacı var. Yoksa yolunu bulamaz.” Bu değerlendirme bize ait değil. AB’nin kurucu üyelerinden Lüksemburg’un Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Jean Asselborn’a ait. Daha önceleri de Avrupalı dostlarımızdan Türkiye’yi öven ve destekleyen benzeri sözleri işitmiştik. Bu sözler güzel ve ruhumuzu okşayan sözler ama arkası bir türlü gelmiyor. “Şu tarihte üye olabilirsiniz, hemen müzakereleri tamamlayalım” diyen yok ne hikmetse... Türkiye’nin beklentisi; bu sözleri sarf eden dostlarımızın AB içinde de etkin olması, karar mekanizmalarını harekete geçirmesi. Yoksa “dostlar alışverişte görsün” misali bir getirisi yok, bu çıkışların. Yine de biz iyimser açıdan yaklaşalım; Bizim sesimizi duymayan AB, kendi müttefiklerinin sesine kulak ver. Silkin ve kendine gel, yoksa Rumların dönem başkanlığında ipler iyice kopacak. Bizden söylemesi; son pişmanlık fayda etmez!.. Büyüklere masal Darbeleri Araştırma Komisyonu üyeleri ‘bilgi ve görgüsüne başvurmak için’ yarın Güniz Sokak’taki evinin kapısını çalacaklar, Demirel’in. İki darbe, bir muhtıra gören Demirel’in demokrasinin gelişmesi için söyleyeceği çok şey var... Tabii ki en önemlisi de 28 Şubat ile ilgili diyecekleri. Zira diğerlerinde mağdurdu, bu süreçte işbirlikçi ve mağrur... Şunu söylemeden de edemeyeceğim; Türkiye’nin son 50 yılına damga vuran çok tecrübeli siyasetçi ve devlet adamı olan Demirel’den, ‘öyle ahım-şahım bilgi ve belge’ beklemesin sayın komisyon üyeleri. Bilgi ve görgüden yana fazla nasiplenemezler. Öyle bir tablo çizer ki komisyon üyeleri neye uğradığını şaşırırlar. Veya “Böyyük Türkiye” hakkında detaylı bilgi sahibi olurlar. Ya da üyeler ne sorarlarsa sorsun, Demirel bildiğini okur. Belki de biz yanılırız ne dersiniz?!.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT