BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Silahlar sussun, siyaset konuşsun

Silahlar sussun, siyaset konuşsun

Önceki gün ülkemizde çok özlediğimiz bir tabloyu yaşadık. Ana muhalefet lideri, ülkemizin en can yakıcı sorununun çözümü için Başbakan’dan randevu istedi. Başbakan da randevu verdi ve bu sorunu oturup görüştüler. Görüşme süresince verdikleri fotoğraf ve mesajlar açıkçası bizleri umutlandırdı.



Önceki gün ülkemizde çok özlediğimiz bir tabloyu yaşadık. Ana muhalefet lideri, ülkemizin en can yakıcı sorununun çözümü için Başbakan’dan randevu istedi. Başbakan da randevu verdi ve bu sorunu oturup görüştüler. Görüşme süresince verdikleri fotoğraf ve mesajlar açıkçası bizleri umutlandırdı. Bu meselenin çözümü için en ideal yol, tüm siyasi partileri sürece dahil etmek ve milli mutabakat anlayışıdır. Ancak Bahçeli’nin alelacele yaptığı zehir-zemberek açıklamalara bakılırsa MHP katkı sunmayacak gibi duruyor. Ama Başbakan’ın daha da ileri adım atarak “MHP’siz de olur” demesi olumlu bir gelişmedir. Toplumsal Mutabakat Komisyonu önerisi, MHP’nin açıklamalarıyla gündemden düştü. Başbakan’ın da belirttiği gibi iktidar ve ana muhalefet el ele verip somut adımlar atarlarsa sonuç alırlar. Diğer muhalefet partileri de yanlışlarını görür. Başbakan’ın “Muhalefet partileri arasında uzlaşma sağlanamazsa CHP ve AK Parti’den oluşan bir istişare heyeti oluşturup devam edelim” teklifi, Kılıçdaroğlu’nun girişiminin baştan çökmesini engellemiş oldu. Kılıçdaroğlu’nu kutlamak gerek. Eğer devam ettirebilirse, çark etmezse, kararlı olursa ciddi bir prestij kazanacak. 2005 yılından bu yana Kürt sorunu ve onu istismar ederek varlığını sürdüren terörün bitirilmesi için iktidar partisi çok önemli işler yaptı. Önemli mesafeler aldı. Ancak muhalefet partileri hep engel oldular. İngiltere ve İspanya da terörü, iktidarla muhalefet partileri iş birliği yaparak çözdüler. Bizde ise bu milli mutabakat sağlanamadığı için iktidar bir noktaya kadar gidebildi. Habur süreci başarıya ulaşsaydı belki de bugün terör diye bir sorunumuz kalmayacaktı. Ancak hükümet muhalefet partilerinin desteğini alamadığı için süreç başarısız oldu. Türkiye bu sorunun çözümü için yine tarihî bir fırsat yakaladı. CHP ile AK Parti’nin oy oranının toplamı yüzde 75. Çözüme katılmaktan başkaca bir çaresi olmayan BDP’yi de dahil edersek bu oran yüzde 80’e çıkar. Yüzde 80’i aşan bir çözüm iradesi ve uzlaşma zemini az şey değil. Bunu kimse küçümseyemez. Ben MHP’nin de durduğu noktayı gözden geçireceğine inanıyorum. 1999’da koalisyon ortağı olan MHP o dönem yakalanan Öcalan’ın idamı ile ilgili tartışmalarda koalisyonu bozmadı. Bugün de terörü bitirecek, kan akmasını önleyecek kalıcı çözümlere kayıtsız kalmayacaklardır. İyi bir noktaya geldik. Başbakan, Kürt sorununun çözümü konusunda son derece samimi. En azından ana muhalefet partisinin desteği olmadan bu konuda yeterli mesafe alamayacaklarını biliyor. Bugün muhalefetin sürece dahil olma talebi en çok Sayın Erdoğan’ı memnun etmiş görünüyor. Eğer CHP ile AK Parti arasında sorunun çözümü konusunda temaslar devam ederse mesafe alınacaktır. İki gün önceki buluşma umutlu bir başlangıç bizim için. Akan kanı durdurma adına yapılan her girişimi saygıdeğer buluyorum. Yeni CHP, Kürt sorununun çözümü konusunda elini taşın altına sokuyor. Demokratik açılımın çökmesine vesile olan eski CHP’den çok farklı bir yerde duruyor, yeni CHP. Sorunun iktidar ve muhalefet tarafından çözüm için Meclis çatısı altına getirilme çabası önemli bir adımdır. İnşallah silahlar susacak, siyaset konuşacak. Bu sorunun başkaca çözüm yolu yok. Bizim artık bölünme ve din devleti korkularından, paranoyasından kurtulmamız gerekiyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT