BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Irak 2 yıl içinde bölünür

Irak 2 yıl içinde bölünür

Irak’ın en büyük problemlerinden biri Kerkük... Yetkililere göre savaş bu petrol şehri yüzünden çıkar!..



YAZI­DİZİSİ Geleceğini arayan ülke: Irak-3 Adem DEMİR adem.demir@tg.com.tr AYAKLARININ ALTI ZENGİNLİK... ÜSTÜ FAKİRLİK!.. Kerkük pazarlarında Arapça, Kürtçe ve Türkçe sesler yükseliyor. İnsanlar, ayaklarının altındaki zenginliğe rağmen ekonomik sıkıntı içerisinde. Esnaf kan ağlıyor. Halk, savaşlardan ve iç çekişmelerden bıkmış usanmış. Yıllardır devam eden mahrumiyete son verilmesi için artık söz değil icraat görmek istiyor. Söylem ve slogan yerine eylemi tercih ediyor. İnsani yaşam standardına ulaşmayı arzu ediyor. Bunun için de ülkesinin yeniden imar edilmesini bekliyor. Ancak yaraların sarılması uzun zaman alacağa benziyor. Çünkü Irak’ın altyapı problemi en gelişmiş yerleşim birimlerinde bile tam anlamıyla facia. Elektrik telleri, su boruları ve atık su geçişlerinin tamamı yüzeyde. Her türlü çirkinlik rahatsız edici şekilde göze batıyor. Bu ve pek çok sebepten dolayı Irak’ta yapılacak iş çok. Elektrik ve su meselesinin çözümü için tartışmalar yaşanıyor. Hem devlet hem de vatandaş yeniden imara el atmış gibi. Her taraftan inşaatlar yükseliyor. Hemen her sektörde yapılacak işler o kadar fazla ki bunları kalem kalem saymak mümkün değil. Belediyecilik hizmeti sıfır. Halk kamu hizmetlerinden gerektiği gibi faydalanamıyor. Tam ülkesindeki yatırım ve kalkınma faaliyetleriyle uğraşması gereken bir dönemde çıkartılan siyasi krizlerle gündemin değiştirilmesine de isyan ediyor. Her alanda çözüm bekleyen problemleri var Iraklıların. Tabi ki bu meselelerden en önemlilerinden biri de Kerkük. KERKÜK’ÜN KARASI 2009 yılında gittiğimde Kerkük’te bombaların ve silahların sesleri eksik olmuyordu. Bugün ise Kerkük pazarlarında Arapça, Kürtçe ve Türkçe bağıran satıcıların sesleri yükseliyor. Nispeten olumlu bir tablo oluşmasına rağmen Kerkük tartışmanın odağında yer almaya ve zaman zaman kanlı eylemlere sahne olmaya devam ediyor. Kerkük’ün petrolü refah ve huzur değil, ölüm ve gözyaşına sebep oluyor. Çünkü kent sahip olduğu petrol rezervleri sebebiyle paylaşılmıyor. Kürtler, “Kerkük, Kürdistan’ındır” derken Türkmenler, “Türk şehridir”, Araplar ise “bizim” diyorlar. Bu amaçla da Başbakan Nuri El Maliki, Bağdat dışında gerçekleştirilen bakanlar kurulu toplantısının ilkini Kerkük’de gerçekleştirdi. Irak, petrolünün yüzde 60’nı kalbinde barındıran Kerkük’te gelişme ve değişim adına bir şey yok. Kerkük‘te insanları birleştirecek çok unsur var. En önemlisi de maddi refah seviyesini yükseltecek imkânlar bulunuyor. Ancak sahip olduğu petrolün yol açabileceği zenginlik şimdilik birleştirici bir unsur olarak görülmüyor. Aksine petrol, Kerkük’ü ve Irak’ı bölecek bir unsur olarak kullanılıyor. İnsanlar, ayaklarının altındaki zenginliğe rağmen ekonomik sıkıntı içerisindeler. Sokaklar çöpten geçilmiyor. Esnaf kan ağlıyor. Kerkük’ün yarası derinleşiyor. Sebebi de herkesin Kerkük’e kendi penceresinden bakması ve bencilce yaklaşması. Her grup; Kerkük’ü birlikte kalkındırmak ve petrolün nimetlerinden adilce faydalanmak yerine birbirlerini ötekileştirerek, kaynaklarına tek başına sahip olmayı amaçlıyorlar. Petrol sadece bir etnik gruba bırakılmayacak kadar değerli. IRAK’TA PANDORA’NIN KUTUSU AÇILMIŞTIR Kürt gazeteci Rebwar Kerim, “Irak’ın bütünlüğüne Başbakan Maliki bile inanmıyor. Ben nasıl inanayım?” diyerek anlatıyor Kürt tarafındaki bakış açısını. Kerim, Kürdistan’daki petrolün kendi bölgelerine yetebileceğini, Kürtlerin Araplara değil, Arapların Kürtlere muhtaç olduğunu söylüyor. Bunun gerekçesini ise tarım ve hayvancılığın Kürt bölgesinde yapıldığını, su kaynaklarının da kendi bölgelerinde yer aldığını belirterek izah ediyor. “Kürtlerin Bağdat ile bağları kesilmiş durumda” diyen Kerim sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kürt bölgesindeki ekonomik kurallar liberalizmdir. Ama Irak’ın ekonomik kuralları sosyalizmdir. Arapların zihniyeti demokrasi ve liberalizmi kabul etmiyor. Kürt bölgesiyse demokrasi ve insan hakları açısından daha ileride. Bir Sünni, Şia bölgesinde, bir Şia da Sünni bölgesinde yaşamıyor. Yaşasa bile sokağa çıkmaya korkuyor. Zira Irak’ta demografik bir karışıklık yok. Herkesin ve her kesimin sınırları bellidir. Irak’ta Pandora’nın kutusu açılmıştır. Böyle giderse iki yıl içerisinde Irak bölünür.” KANLI MI KANSIZ MI BÖLÜNECEK? Kürtlerde “Ayrılacağız ama nasıl? Çek ve Slovakya gibi mi yoksa Yugoslavya ve Bosna Hersek gibi?” tartışması yapılıyor. Onlara göre Irak’ta zoraki bir beraberlikte ısrar ediliyor. “Ayrılmak birlikte yaşamaktan daha kolay” diyor Kerim. Kürtleri bu seviyeye getiren sebepler çok. Bir kere Kürtler artık kendilerine çok güveniyorlar. Askerleri, ciddi anlamda güvenlikle uğraş veren kolluk kuvvetleri mevcut. Ayrıca oldukça büyümüş artık dev şirketlere sahipler. Örneğin iki adet GSM şirketi Asyasel ve Korek firmalarının aboneleri, Kürt nüfusun çok üstünde. Asyasel 9 milyon aboneye sahip iken Korek’i 5 milyondan fazla insan kullanıyor. Yani firmaları sadece Kürt bölgesinde değil, Irak’ın genelinde ilgi görüyor. Sadece bu da değil. Kürt bölgesinde çok büyük petrol ve doğalgaz rezervleri bulunuyor. 400 milyar varil petrolden ve bir trilyon metreküp doğalgaz rezervlerinden bahsediliyor. Onun içinde Kürt yönetimi, Merkezî hükümetin bütün ikazlarına rağmen dilediği uluslararası şirketle petrol ve doğalgaz anlaşması imzalayabiliyor. Elektrik telleri, su boruları ve atık su geçişlerinin tamamı yüzeyde ve her türlü çirkinlik göze batıyor. Pek çok noktası harabe haline gelen şehirde, özellikle tarihî Kerkük Kalesi yok olma tehlikesi yaşıyor. SOKAKLAR ÇÖPTEN GEÇİLMİYOR İnsanlar, ayaklarının altındaki zenginliğe rağmen ekonomik sıkıntı içerisindeler. Kerkük sokakları çöpten geçilmiyor. Esnaf kan ağlıyor. Irak Türkmenleri Kardeşlik ve Kültür Derneği Başkanı Nizam İzzettin: SAVAŞ SEBEBİ OLABİLİR Aslında son yıllara kadar Kürtler hariç, Irak’ın içindeki Sünniler bölünmekten ya da özerklikten veya otonomiden pek bahsetmiyorlardı. Başbakan Maliki’nin mezhebi söylemini fazlaca ön plana çıkarması Sünnileri de harekete geçirmiş bulunuyor. Irak Türkmenleri Kardeşlik ve Kültür Derneği (İTKAD) Başkanı Nizam İzzettin ilginç bir tespitte bulunuyor:”Irak’ta Kerkük savaş sebebi olabilir.” İzzettin sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bizler ayrılmamayı ümit ediyoruz. Ama ne yazık ki bu ülkenin bölünme ihtimali her zaman var. Çünkü iştah kabartan zengin kaynaklarımız bulunuyor. Kürt bölgesinin bölünmesi için uluslararası destek sunan devletler var. Eğer bu destek olmasaydı Kürt kardeşlerimiz bölünmekten bahsetmezlerdi. Tabii bu durum Bağdat’ın güçlü veya zayıf olmasına bağlıdır. Eğer Bağdat güçlenirse kuzeyin bölünmesi ertelenir. Eğer güçlenmez ve mezhebi özellikler daha fazla ön plana çıkartılırsa o zaman ayrılma hızlanır. Bağdat’taki kriz mezhebi, kuzey ve ortada bölgedeki bölünme ise etnik temelli olur. Şu anda Maliki güç toplamaya çalışıyor. Şu anda Kerkük santrancında Maliki önde gözüküyor. Kürtler ise Kerkük’ü kolay kolay verecek gibi görünmüyorlar.” Türkmenler genel olarak bölünmekten yana değiller. Ülkedeki gelişmeleri kaygıyla izliyorlar. Irak’taki her dini ve etnik grubu destekleyen bir devletin olduğunu ancak kendilerine sahip çıkan bir devletin bulanmadığını belirterek Türkiye’ye ince mesajlar gönderiyorlar. Bölünme ihtimalinin artması halinde tavırlarının ne olacağı ise kızgın olmalarına rağmen Türkiye’ye göre şekillenecek gibi. Oysa Kürt bölgesinde durum çok farklı. Kürtlerin büyük bir kısmı, açık ve net bir şekilde “bölünmekten” yana olduklarını ilan ediyorlar. Bu en üst perdeden Bölge Başkanı Mesut Barzani tarafından referandum resti çekilerek, “Bundan sonra Kürtlerin kanı sadece bağımsızlık için akabilir” çıkışıyla dile getirildi. Kürt kamuoyunun büyük bir bölümü tabii özellikle Kürdistan Demokrat Partisi tabanı bu görüşe ikna olmuş gibi gözüküyor. DR. BUHARİ HIDIR: DİKTATÖRLÜKTEN BÖLÜNMÜŞLÜK DAHA İYİDİR Işık Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi Öğretim üyesi Dr. Buhari Hıdır, Irak’ın gün be gün bölünmeye doğru gittiğini savunanlardan. Buhari’ye göre bu durum Kürtlerin iradesi ve inisiyatifinden kaynaklanmıyor. “Eğer demokratik federalizm olursa tabi ki bölünmemiş bir Irak hepimizin faydasına olur. Ancak diktatörlük sinyallerinin verildiği Irak’ta yaşamaktansa bölünmek daha az zarar verir” diyen Buhari Hıdır, şunları söylüyor: “Saddam zamanından ve hemen sonrasından en çok Şiiler federal bir Irak istiyorlardı. Ama şimdi parçalanmaktan bahsetmiyor olabilirler. Fakat bazı Şiiler, bütün Irak’ın şia olmasını istiyorlar. Ayrıca bölünmek veya bölünmemek Iraklılara da bağlı değil. Bu Irak’ı bu duruma getirenlere bağlı. Eğer isterlerse ve çıkarları Irak’ın bölünmesinden yana ise Irak bölünecektir. Yok eğer tek parça halindeki Irak onların işine geliyorsa o zaman Irak tek parça olarak yoluna devam eder.” PARA BAĞDAT’TA Büyük ve güçlü bir Irak’tan yana tavır takınan Kürtler de yok değil. Goran Hareketi ve Talabani’nin partisinin tabanının büyük bir kısmı Irak’ın bütünlüğünden yanalar. Fakat bağımsızlık karşıtı olan Kürtlerin durumu kendi bölgelerinde garip karşılanıyor. Zira yıllardır “bağımsız bir Kürdistan hayali kuran” Kürtler, buna karşı çıkan kendi ırkdaşlarını “hainlikle” suçlayabiliyorlar. Irak’ın her türlü zenginliği ve mozaik yapısı, ayrılık aracı olarak kullanılıyor. Bunu ister dışarıdaki güçler yapmış olsun ister içerdeki çıkarcılar. Irak’taki çetin santrancı kazanmak için herkes hamle peşinde. Bunların hamlelerini boşa çıkarmanın kolay bir yolu var: Paranın önüne hiçbir güç geçemez. Para ise Bağdat’ta. Ve Pandora’nın kutusunun kapağını kapatmak Iraklıların elinde. -BİTTİ-
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT