BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Karakoç şiirleriyle milletin sesi oldu

Karakoç şiirleriyle milletin sesi oldu

Abdürrahim Karakoç’un, 50’li yıllarda yayınlamaya başladığı, köylünün resmî makamlar ve bürokrasi karşısındaki ezikliğini anlatan taşlamaları büyük yankı uyandırdı. Türk halkı da kendi içinden yükselen bu güçlü sesi bağrına bastı.



60’LI YILLARDA KEMAL FEDAİ COŞKUNER’LE... Temiz Türkçe ve hece vezniyle aşk, gurbet ve sosyal temalı şiirler kaleme alan Abdürrahim Karakoç (ortada), ironik yazılarıyla geniş kitlelere hitap etti. Şairin, ‘’Hasan’a Mektuplar’’ serisindeki şiirleri 1960 yılında Kemal Fedai Coşkuner’in (solda) sahibi olduğu Fedai dergisinde yayımlanmaya başladı. Dergi o dönem yüksek bir rakam olan 60 bin tirajına ulaştı. Şair yazar Abdürrahim Karakoç, 1932 yılında Kahramanmaraş’ın Ekinözü (Cela) köyünden başlayan hayat koşusunu, 8 Haziran 2012’de Ankara’da tamamladı. Büyük İslam âlimi Seyyid Abdülhakim Arvasî hazretlerinin de kabrinin bulunduğu Bağlum Mezarlığı’na defnedilen Karakoç, geride bıraktığı unutulmaz şiirleriyle edebiyat tarihimizdeki yerini aldı. Karakoç’un ilk şiiri, 1950’li yıllarda Elbistan Kaymakamlığı’nın çıkardığı ‘’Engizek’’ dergisinde yayımlanan bir taşlamadır. Hasan’a Mektuplar başlığıyla bir seri kitap halinde 1965 yılında kitap olarak yayınlanmaya başlanan taşlamalarında, köylünün resmî makamlar karşısındaki ezikliğini eleştirmesi halk arasında büyük yankı buldu. ‘’Hasan’a Mektuplar’’ ile bir anda Türkiye’nin gündemine oturan şair, o güne dek kimsenin söyleyemediği gerçekleri, ortaya koydu. Yıllar içinde hakkında açılan davalar bile onu yolundan ve mücadelesinden vazgeçiremedi. Türk milleti de kendi dertlerinin tercümanı olan bu samimi çığlığı fark etmekte gecikmedi ve sahiplendi. Turkedebiyat.net’in kendisi ile yaptığı bir mülakatta, “Şiir için üst dildir deniyor. Peki sizce şiirde alt kültürle üst kültür birleşebiliyor mu?” şeklindeki bir soruya, Abdürrahim Karakoç, şu cevabı veriyor: “Vallaha şimdi belirli bir kitleye hitap etmek gerek bence alt kültür üst kültür filan değil herkese birden. Yani şu tarlaya yağmur yağsın da şu tarlaya yağmasın demek olmuyor. Ben mesela yazıyorum yazdıklarımı bir profesör de anlıyor, severek okuyor. Bir çoban da severek okuyor. Budur işte şiir. Bazıları yazıyor profesörler anlasın, sırf edebiyatçılar anlasın diyor. Ben bunu uygun bulmuyorum. Herkes anlamalı.” ÜNİVERSİTEDE TEZ KONUSU Musa Eroğlu tarafından bestelenen şairin Mihriban şiiri, Türk Halk Müziği’nin klasikleri arasında yer aldı. ‘’Mihriban’’ gibi daha birçok şiiri bestelenen şairin bu gücü milletini iyi tanımasından ileri geliyor. Kafiye ve aliterasyonlarla şiirinde sağlam bir ses ahengi oluşturan şairin her şiiri kolayca ezberlenebiliyor. Hayatı ve şiirleri üniversitelerde tez konusu olan şairle ilgili olarak Gülsüm Saldere, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde, “Abdürrahim Karakoç’un Lirik Şiirlerinde Kelime Dünyası” ( Ankara (2001); Mehtap Filiz ise, Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümünde (2010), “Abdürrahim Karakoç’un Hayatı, Eserleri ve Şiirlerinin Tematik Bakımdan İncelenmesi” konulu yüksek lisans tezi hazırladı. Abdürrahim Karakoç, 1985 yılında başlayan gazetecilik hayatını hayatının son günlerine kadar çeşitli gazetelerde sürdürdü. Dünyanın ve ülkenin gündemine ilişkin konulara dair sosyal-siyasal fikirlerini üslubundan taviz vermeden hiciv, kara mizah türünde makaleler yazdı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT