BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Seyyid İbrâhim Halvetî

Seyyid İbrâhim Halvetî

“İnsanın nefs-i emmâresi îmân etmez ve İslâmiyyetin sûretine uymak istemez. Bundan dolayı İslâmiyyetin sûretine uyanların îmânı, îmânın sûretidir.”



İbrâhim Halvetî hazretleri, Kayseri velîlerindendir. Seyyid olup, soyu Peygamber efendimize ulaşır. Erzincan’da Halvetî büyüklerinden Pîr Muhammed Erzincânî hazretlerine talebe oldu. Kısa zamanda icâzet, diploma aldı. Hocası onu insanlara ilim ve edeb öğretmesi için memleketi Kayseri’ye gönderdi. 1455 (H.860) târihinde orada vefât etti. İbrâhim Halvetî hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki: İslâmiyyetin bir sûreti, yanî dış görünüşü, bir de hakîkati, yanî aslı, özü vardır. İslâmiyyetin sûreti, Allahü teâlâya ve Onun Resûlüne ve bu Resûlün Ondan getirdiği bilgilere inanmak ve İslâmiyyetin ahkâmına uymaktır. İnsanın nefs-i emmâresi îmân etmez ve İslâmiyyetin sûretine uymak istemez. Onun yaratılışı böyledir. Bundan dolayı İslâmiyyetin sûretine uyanların îmânı, îmânın sûretidir. Yanî, görünüşte îmândır. Namâzları, oruçları ve bütün ibâdetleri, ibâdetlerin sûretidir. Yanî, hep görünüşte ibâdettirler. Çünkü, insan deyince, insanın nefsi anlaşılır. Herkes (Ben) deyince nefsini bildirmektedir. İnsan ibâdet yaparken, nefsi küfür hâlindedir. Yaptıklarının yerinde bir iş olduğunu inkâr etmektedir. Böyle bir insanın îmânı ve ibâdetleri, hakîkî ve doğru olabilir mi? Allahü teâlâ, çok merhametli olduğu için îmânın ve ibâdetlerin sûretlerini, görünüşlerini, hakîkî olarak, doğru olarak kabûl buyuruyor. Böyle kullarını Cennete koyacağını söz veriyor, müjdeliyor... Allahü teâlâ, sonsuz ihsân sâhibi olduğu için, yalnız kalbin tasdîk etmesini, inanmasını îmân olarak kabûl buyurmuştur. Nefsin iz’ân etmesini, inanmasını istememiştir. Böyle olmakla berâber Cennetin de hem sûreti, hem de hakîkati vardır. Dünyâda İslâmiyyetin yalnız sûretine kavuşanlar, Cennetin de yalnız sûretine kavuşacaklar, yalnız onun zevkini, tadını alacaklardır. SÛRET VE HAKİKAT!.. Dünyâda İslâmiyyetin hakîkatine kavuşanlar, Cennetin de hakîkatine kavuşacaklardır. Cennetin yalnız sûretine ve yalnız hakîkatine kavuşanlar, aynı ni’metlerden meselâ aynı meyvesinden yedikleri hâlde, başka başka lezzet duyacaklardır. Resûlullahın zevceleri, mü’minlerin anneleri olup, Cennette Resûlullahın yanında bulunacaklar, aynı meyveyi yiyecekler ise de, başka başka tad alacaklardır. Duydukları lezzet, hep aynı olsa idi, mü’minlerin annelerinin, bütün insanlardan dahâ üstün olmaları lâzım gelirdi “aleyhinnessalâtü vesselâm ve rıdvânullahi teâlâ aleyhinne”...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 97913
    % -0.08
  • 6.2568
    % -0.06
  • 7.3601
    % 0.06
  • 8.1888
    % -0.08
  • 241.312
    % -0.61
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT