BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aldığınız nefese dikkat!

Aldığınız nefese dikkat!

Sigarayı bırakmayan bir hastanın ilaçlardan yarar beklemesi beyhudedir... Her sene bir önceki yılını arar... Birkaç yıl sonra KOAH ilerleyince istese dahi sigara içemez hale gelecektir. Çünkü; “Artık hasta sigarayı bırakmamış, sigara hastayı bırakmıştır...”



ŞU KOAH DEDiKLERi ŞEY! -3- BU DA NEFES EGZERSİZİ KOAH HASTALARI su kenarı ve ormanlık alanlarda temiz havayı soluyarak ciğerlerine temiz hava almalılar. Ayrıca “nefes egzersizileri” de iyi gelir. > Nefes darlığının şiddetlendiği zamanlarda derin nefes aldıktan sonra ıslık çalar gibi dudaklar büzülerek nefes yavaş yavaş dışarıya üflenir. > Sırt dik olacak şekilde rahat bir koltuk, kanepe veya sandalyeye oturulur. Bir el göğüste diğer el karına konur. Burundan “1, 2” diye sayılarak nefes alınır. Daha sonra “1, 2, 3, 4” sayıları söylenerek burundan alınan nefes dışarıya üflenmeli. Sevgili okuyucular, dikkat ederseniz iki haftadır izah etmeye çalıştığım Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) konusunda laf dönüp dolanıp sigaraya geliyor. Evet, ucunda hayatî tehlike olan bu hastalıktan korunmanın ve kurtulmanın en önemli şartı ciğerlerimizi zehir solutup tıkayan bu illetten kurtulmaktır. KOAH tedavisi hastalığın şiddetine göre planlanır. Teşhis konulduktan sonra hastalığın evrelendirilmesi sonucunda sigaranın bırakılmasının yanı sıra, benzer risk amillerinin azaltılması yoluna gidilmelidir. İLAÇ TEK BAŞINA YETMEZ Tedavide başarılı olabilmek için uyulması gereken temel kurallar şunlardır: - Sigaranın bırakılması - Tozlu ve dumanlı ortamlarda çalışmamak, bulunmamak - Düzenli ilaç kullanmak Bunların içinde en önemli ayağı “sigaranın terk edilmesi” oluşturur. Sigara bırakıldığında bronşlardaki ve hava keseciklerindeki bozulma ve yırtılmaların şiddeti yavaşlar. Sigarayı bırakamayan bir hastanın ilaçlardan yarar beklemesi boşunadır. İlaçlar sadece geçici süre için nefes darlığını azaltabilir. Sigarayı bırakmayanlar her sene bir önceki yılını ararlar. Birkaç yıl sonra hastalık çok ilerleyince isteseler dahi sigara içemez hale geleceklerdir. Yani “hasta sigarayı bırakmamış, sigara hastayı bırakmıştır!” Maalesef bu durumdaki bir kişinin artık günlük işlerini yapabilmesi çok zorlaşmıştır. Artık “keşke şu mereti içmeseydim” şeklindeki serzenişlerin bir faydası da olmaz. KOAH’lı hastaların nefes darlıklarını rahatlatmak için kullanılan çok sayıda ilaçtan bazıları solunum yolu ile alınır. Bu ilaçların dozları çok düşüktür. Fakat direkt olarak solunum yollarına ulaştığı için etkileri çok kuvvetlidir. Bu tür ilaçların dozu düşük olduğundan ve kullanılan dozun da çok az bir kısmı kana karıştığından yan etkileri yok denecek kadar azdır. Alışkanlık yapmazlar, dişlere ve akciğerlere de herhangi bir zarar vermezler. Bunun yanında spreyli ilaçlar da kullanılmaktadır. Öksürük ile balgam çıkarma aşırı miktarlara varırsa, hastanın yatarak tedavi olmalıdır. OKSİJEN TAKVİYESİ Ayrıca fizyoterapi, solunum alıştırmaları, beslenme ve psikososyal desteklerle yardımcı unsurlar da kullanılır. Kanda oksijen seviyesi tehlike sınırının altına inmiş olanların hekimin tavsiye edeceği dozlarda oksijen tedavisi uygulanır. Oksijen cihazının doldurulması gereken deposu olmayıp makinenin kendisi oda havasından oksijen üretir. KOAH AĞIR İSE NELER YAPILMALI? Tatile çıkarken ilacınızı yanınıza alın > Nefesten mümkün olduğu kadar yararlanılmalı, hayatı kolaylaştırıcı olunmalı. > Her türlü iş yavaş yavaş ve oturarak yapılmalı > İhtiyaç duyulan şeyler kolayca ulaşılabilecek tek bir yere konmalı > Eşyaları taşımak için tekerlekli küçük bir masa ya da el arabası kullanılmalı > Eşyalara uzanmak için uzun saplı sopa kullanılmalı. > Giyimi kolay bol elbiseler giyilmeli. > Yemek yedikten sonra dinlenilmeli. > Günün yoğun saatlerinde alışverişe çıkılmamalı. > Merdiveni çok olmayan yerler tercih edilmeli. > Seyahat veya tatile çıkılacaksa, yanınızda bulunması gereken ilaç ve malzemeleri alın. Sigarayı bırakacaksınız! Sebepleri belli olduğu halde KOAH’dan korunmamak intihardır. Alacağımız basit tedbirlerle mutlu bir hayatın anahtarı bizim elimizde. Nefesimizden ciğerlerimize geçen her havaya dikkat etmeliyiz. İşte öncesinde ve sonrasında KOAH’dan korunma yolları: > 3 ayda bir genel sağlık kontrolüne gidilmeli > Nefes kötüleştiğinde hemen hekime gidin! > Evlerin ve yaşanılan mekanların havası pencereler açık tutularak temiz tutulmalı. > Toz, duman, kirli havadan uzak durulmalı. > Evde duman, buhar ve ağır kokular izale edilmeli > Evi boyatmak ve böcekler için ilaçlatmak zorunda kalınırsa ev bir süre terk edilmeli > Mutfakta yemek açık pencere yanında pişirilmeli > Uyunan, zamanınızın çoğunun geçirildiği yerlere yakın yemek pişirilmemeli > Odun ya da gazla ısınılıyorsa, duman çıksın diye kapı ve pencereler açılarak havalandırılmalı. > İlaçlar hekimin tavsiyesine göre kullanılmalı YARDIMCI TEDBİRLER > Yapılabilecek kadar egzersiz yapılmalı > Soğuk ve kirli havada dışarıya çıkılmamalı > Sık aralıklarla ve her öğünde az miktarda sulu ağırlıklı yemekler yenmeli > Bol sıvı alınmalı, bitki çayları iyi gelir > İdeal kiloya inilmeli > Grip salgını döneminde kalabalık yerlerde bulunulmamalıdır. > Enfeksiyon hastalıklarından korunmak için yanaktan öpüşme alışkanlığı terk edilmelidir. > Tabii hepsinden önemlisi SİGARANIN TERK EDİLMESİDİR. - BİTTİ - OKUYUCULARIMIZA CEVAPLAR Biraz sıskayım nasıl kilo alırım? > Mertcan K. > 14 yaşındayım, boyum 1.61, kilom 43. Arkadaşlarıma göre biraz sıska kalıyorum. Sizce güçlenebilmem için ne yapmalıyım? CEVAP: Sevgili Mertcan, kilon boyuna göre zayıf ama günlük aktiviteni azaltıcı ve seni mikrobik hastalıklara sık sık yakalanmana zemin hazırlayıcı bir durum olmadıktan sonra mesele değil. Bazı kişiler, akranlarına göre 2-3 kat fazla yemelerine rağmen kilo almazlar, genelde 35 yaşından sonra ise metabolizmanın yavaşlaması sebebiyle 10-15 kg alırlar, hatta perhizlerine dikkat etmezlerse obeziteye (şişmanlığa) meyilli hale bile gelebilirler. Bu sebeple çok da kafana takmana değmez. Nadiren zayıflarda iştahın yerinde olmasına rağmen kilo alamamalarının altında hipertiroidi (zehirli guatr), şeker hastalığı gibi metabolizmayı çok hızlandıran hastalıklar da olabilir. Bundan dolayı yapılacak basit bazı tahlillerle bu istisnai durumlar da ekarte edildikten sonra endişe edecek bir şey yok demektir. Çoğu kişiye “aman perhizine dikkat et, kilo alma!” dediğimiz durum senin için geçerli olmaz. Kola, asitli meşrubatlar, abur cubur gibi zararlı gıdalardan uzak durmak şartıyla istediğin gibi yiyip içebilirsin, bu da senin için obezitenin hayatı tehdit edici ve kalitesini düşürücü riskleri göz önüne alındığında şanslısın. Ancak bedeni faaliyetlerde çok zorlanıyorsan hekime başvurabilirsiz. Ayağa kalkarken birden düşüyorum > Ayşe Sude > Yaşım 15, boyum 1.60, kilom 50. Bazı zamanlar kulağıma üflenmiş gibi oluyor, daha sonra başım dönüyor, ayaktaysam düşüyorum. Sizce bunun sebebi ne olabilir? Bir doktora gözükmem gerekir mi? CEVAP: Kıymetli Ayşe, yaşına ve boyuna göre kilon 3-4 kg düşük olman sebebiyle kan basıncın (tansiyonun) muhtemelen düşüktür. Bu tip astenik bünyesi olan kişiler, yatar veya oturur pozisyondan aniden kalkış pozisyona geçtiğinde kan basıncının dengelenmesindeki gecikmeye bağlı oluşan düşük tansiyon (ortostatik hipotansiyon) sonucu beyne ve iç kulağa giden kan miktarının geçici azalmasıyla kulakta uğultu, bazen çınlama, göz kararması, baş dönmesi ve dengesizlik olabilir. Bu haller çoğunlukla, kansızlık (anemi) durumlarında ortaya çıkar. Dahiliye uzmanının yapacağı detaylı muayene ve tahlillerle bu duruma zemin hazırlayıcı altta yatan herhangi bir hemodinamik, metabolik olumsuzluğun olup olmadığı araştırılmalı. Doktorun tavsiye ve verilecek ilaçlarla bu sıkıntılarından en kısa sürede kurtulursun, hemen hekime müracaat et.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT