BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hazreti Osman “radıyallahü anh” -1-

Hazreti Osman “radıyallahü anh” -1-

Duydu ki İbni Affan, yine bir keresinde, Hiç yiyecek kalmamış, Resulün hanesinde. Selman-ı Fârisi’den duymuştu bu haberi, O anda mescitteydi, Allah’ın Peygamberi.



Asiler affolurdu Duydu ki İbni Affan, yine bir keresinde, Hiç yiyecek kalmamış, Resulün hanesinde. Selman-ı Fârisi’den duymuştu bu haberi, O anda mescitteydi, Allah’ın Peygamberi. Koştu hemen ambara, hiç vakit kaybetmeden, Semizce bir “koyun”u, önüne kattı hemen. Sırtlayıp bir çuvalla, bir miktar “bal” ve “un”u, Tuttu Resulullah’ın hanesinin yolunu. Gelip çaldı kapıyı, açıldı kapı hemen, Hazreti Aişe’ye, arz etti ki peşinen: (Yâ Aişe, deyin ki Allah’ın Habibine, Pay etmesin bunları, diğer zevcelerine. Zira ben onlara da gönderdim aynı bundan, Yani bir koyun ile, bu kadar bal ve undan.) Aişe-i Sıddıka çok teşekkür ederek, Gelen o un ve etten, pişirdi ekmek yemek. Eve teşrif edince, ins ve cin peygamberi, Gördü ve çok sevindi, ekmek ve yemekleri. Hemen sual eyledi, hazreti Aişe’ye; (Bu un ile et ve bal, nereden geldi?) diye. Aişe-i Sıddıka arz etti ki o zaman; (Bunların tamamını, getirdi bize Osman.) Resulullah buna da, begayet sevinerek, Diğer zevcelere de, isteyince pay etmek, Aişe validemiz dedi: (Lüzum yok buna, Zira göndermiş Osman, bunlardan onlara da.) Allah’ın sevgilisi sevindi buna dahi, Ellerini açarak dedi ki: (Yâ İlahi, Geçmiş veya gelecek, gizli ve açık olsun, Bütün günahlarını, affeyle sen de Onun.) Bir defa da hazreti Fatıma üzerine, Evlenmek istemişti hazreti Ali yine. Daha sonra vazgeçip, oldu ise de pişman, Allah’ın sevgilisi, üzüntü duydu bundan. Hazreti “Ebû Bekir”, etti Ona şefaat, Ve lâkin affetmedi, onu Fahr-i kâinat. Hazreti “Ömer Fâruk”, girdi sonra araya, Yine af buyurmadı, O Resul-i kibriya. Hazreti “Osman” gelip, rica etti bu sefer, Onun şefaatiyle, af buyurdu O Server. Dediler ki: (Efendim, siz Ali’yi bahusus, Osman’ın ricasıyla, niçin af buyurdunuz?) Buyurdu: (Ey eshabım, öyle bir kimsenin ben, Şefaat etmesini, kabul ettim ki hemen, O demiş olsa idi, “Yer değişsin gök’le yer”, Veyahut “Af olunsun, hep günahkar müminler.” Onun bu duası da, hemen kabul olurdu, Yer ve gök yer değişir, asiler affolurdu.)
Kapat
KAPAT