BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cenazeme gelen adam!..

Cenazeme gelen adam!..

“Abidin Ağabey şimdi ne zaman bir yerde görse beni ‘Benim cenazeme gelen adam!’ diye takılır. Rabbimden kendisine hayırlı uzun ömürler diliyorum...”



Annemle konuştukça kendime gelmeye başlamıştım: “-Anne, biliyorsun Abidin Amcayla biz iki kapı ötede komşuyuz... Halimizi hatırımızı sorardı her gördüğünde... Evlad-ı Resul, yani seyyid idi kendisi... Bugün sabahleyin gazete ilanında okudum vefat haberini... Aha işte gazetede burada bak!.. Annem gazetede açık halde duran ilanı görünce ‘Hiii!’ etmiş omuzları çöküvermişti. Ben anlatmaya devam ettim. -İlanı görünce gözlerimden yaşlar süzüldü. O halde okula gidebilir miydim? Hayır... Size söylesem izin verir miydiniz? Belli değil... Kararımı vermiştim. Fatih’ten Eminönü’ne oradan vapurla Üsküdar’a... Oradan da minibüsle Beykoz Paşabahçe Mezarlığı’na... Araçlardan bine ine mezarlığa gelebilmiştim. Ama ben giderken mezarlıktan gelen aşina çehreleri gördükçe define bile yetişemediğimi anladım. Hiç olmasa kabrin nerede olduğu belli olmuştu. Definden gelenlerin aksi istikametine yürüyerek kabrin başına vardım. Tazecik kabrin başı gittikçe tenhalaşıyordu. Bir iki değerli insan dua etmekteydi... Kabrin başında kimse kalmayınca yaklaşıp diz çöktüm... Bildiğim dualarımı okurken, gözümün önüne o muhterem insanın ay gibi parlayan nur yüzünü getirdim. O ara bir ayak sesi işittim. Şöyle başımı çevirip baktım... Göz göze geldiğimizde düşüp bayılacak gibi oldum... Bu oydu... Abidin Ağabeydi... Yani kabri başında dua ettiğim insandı... Yani nasıl olurdu bu? Dilim dişim kilitlendi. Bir kelime konuşacak halim kalmadı. Oradan nasıl kalktığımı hatırlamıyorum. Belki de kaçarcasına uzaklaşmıştım. Geri dönüp ardıma baktığımda o sırtı dönük halde kabrin başında çömelmiş dua eder haldeydi... Göz göze geldiğimiz o zümrüt gözleri hâlâ unutamıyorum...” Anneciğim sessiz sedasız gözlerinden süzülen damlaları siliyor, “Allah mübarek etsin evladım” diyordu. O gün kendime gelemedim. Ama asıl şaşkınlığı iki gün sonra Abidin Ağabey ile sokakta karşılaşınca yaşadım: “-Abidin Abiii?” derken maksadımı o zeki insan anında çözmüştü: -Sen o gün de beni görünce cin çarpmış gibi oldun değil mi? O gevrek ve kibar tebessümüyle anlattı durumu: -Benim cenazeme geldiğini sandın ama o vefat eden adı soyadı benimle aynı olan bir yakın akrabamızdı. Evet, o sabah hem beni şaşırtan meçhul gelişmenin sırrını öğrenmiş hem de Abidin Ağabey’den “bize gösterdiğin muhabbet sebebiyle Rabbim de senden razı olsun” diye duasını almıştım. Şimdi mi? Ne zaman görse beni, “Benim cenazeme gelen adam!” diye takılır. Rabbimden kendisine hayırlı uzun ömürler diliyorum... Veysel Adliya-İstanbul > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT