BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Bir Bilen” bildiğiniz gibi

“Bir Bilen” bildiğiniz gibi

Darbeleri Araştırma Komisyonuna bilgi veren Demirel “Neden şapkanızı alıp gittiniz?” sorusuna, demokrasi şehitlerini hatırlatarak, “Siz eğer bir başbakan ile 2 tane bakanı asarsanız ondan sonra işbaşına gelen başbakan odasında darağacının gölgesinde oturur” karşılığını vermiş.



Darbeleri Araştırma Komisyonuna bilgi veren Demirel “Neden şapkanızı alıp gittiniz?” sorusuna, demokrasi şehitlerini hatırlatarak, “Siz eğer bir başbakan ile 2 tane bakanı asarsanız ondan sonra işbaşına gelen başbakan odasında darağacının gölgesinde oturur” karşılığını vermiş. Bu cevap komisyon üyelerini tatmin etti mi bilemiyoruz ama Demirel’e en azından şu soruyu sormaları gerekirdi: “Sizi halk seçip gönderdi oraya. Koltuğa niye sahip çıkmadınız? Halk size demokrasiyi kollama ve koruma görevi vermedi mi? Halkı neden yolda bıraktınız?” Demirel bir de öneride bulunmuş. Darbeleri önlemek için TSK’nın 35. maddesini değiştirmek gerekir diye. Şimdi de biz soralım Sayın Demirel’e: Defalarca Başbakanlık yaptınız sizin aklınıza hiç gelmedi mi bu maddeyi değiştirmek. “Şartlar müsait değildi, halk yanımda değildi” sözünün gölgesine sığınmak mazeret değildir. Bakın Başbakan Erdoğan 10 yıldır mücadele ediyor. Tabuları birer birer yıkıyor. Halk statükocuların esaretinden kurtulunca Türkiye nereden nereye geldi; Sivilleşme ve demokratikleşme, temel hak ve özgürlükler alanında... Kusuru millette arayanların direksiyon hakimiyetini kaybedip arabayı duvara toslaması kadar normal bir şey olamaz herhalde?!. Kaş yapayım derken... “Çok çalışan memura çok maaş” ödenmesi için çalışma başlatıldığı açıklandı ya bizim de aklımıza bir hinlik geldi ki sormayın gitsin!?. Performans kriterleri neye göre hesaplanacak? Diyelim ki; bir milyona yakın öğretmen var. Bunların öğrencilere verdiği notlar mı esas alınacak? O zaman söyleyelim bonkör öğretmenler şimdiden öne geçti... Diyelim ki; yüz binden fazla polis memuru var. Bunların başarısı ne ile ölçülecek? Yakaladıkları suçlu sayısının artışıyla mı yoksa azalmasıyla mı? O zaman hesapta olmayan suçlar ve suçlular türemez mi, ya da bazı suçlar kaale alınmaz mı?.. Diyelim ki; binlerce vergi denetmeni, hesap uzmanı var. Bunlar esnaf, sanatkâr ve iş adamlarının ne kadar canını acıtırsa o kadar mı zam alacaklar? Diyelim ki; adalet camiası için kriter ne olacak? Mesela cezaevlerinde 120 bin civarında tutuklu ve hükümlü var. Bunların sayısının azalması ya da arttırılması mı zammın kapısını aralayacak?.. Öyle meslekler var ki isterseniz bunları hiç girmeyelim yoksa içinden çıkamayız. Son söz değneğin iki ucu da sakıncalı. İnşallah kaş yapayım derken göz çıkartılmaz da sokaklar yeniden neşelenmez?!.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT