BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Orman işyerlerinde çalışanların sigortası

Orman işyerlerinde çalışanların sigortası

Kamu sektörüne ait tarım ve orman işyerlerinde çalışan kişilerin sigortalı sayılabilmeleri için hizmet sözleşmesine istinaden ücretle çalışmaları gerekli ve yeterlidir. Eğer çalışma ücretli çalışma değilse sigortalılık söz konusu olmayacaktır.



Kamu sektörüne ait tarım ve orman işyerlerinde çalışan kişilerin sigortalı sayılabilmeleri için hizmet sözleşmesine istinaden ücretle çalışmaları gerekli ve yeterlidir. Eğer çalışma ücretli çalışma değilse sigortalılık söz konusu olmayacaktır. Bu düzenleme 2100 sayılı yasa ile 24.11.1977 tarihinde yapılmıştır. Bu tarihten önce kamu sektöründe tarım ve orman işyerlerinde çalışan kişilerin çalışmaları hizmet sözleşmesiyle de olsa sigortalı olmaları söz konusu değildir. Özel sektöre ait tarım ve orman işyerlerinde çalışan kişilerin sigortalı sayılmaları için ücretli çalışmaları yetmemekte, ayrıca bu çalışmanın sürekli olması da gerekmektedir. İstanbul Kartal’dan yazan Yalçın Dilican adlı okuyucumuz, 1967-1975 yıları arasında Sarıkamış Orman işletme Müdürlüğü’nde işçi olarak çalıştığını ve 1975 yılında askere gittiğini, askerlik dönüşü tekrar çalışmaya başladığını, ancak 1967-1975 yılları arasındaki çalışmalarından dolayı sigorta hizmetlerinin verilmediğini ve dava açıp açamayacağını sormaktadır. Ayrıca dava açabilmek için belirli bir zaman aşımının söz konusu olup olmadığını öğrenmek istemektedir. Yukarıda açıkladığımız üzere kamu sektöründe orman ve tarım işyerlerinde çalışanlara sigortalı olma hakkı Kasım 1977 yılında tanınmıştır. Bu tarihten önce orman işyeri yasa kapsamında olmadığından çalışan kişilerin sigortalı yapılması mümkün değildi. Yasanın tanımadığı bir hakkı dava yolu ile almak söz konusu değildir. Zira dava edecek bir makam olmalı. Yani ortada bir hak ihlali veya suç işlenmiş olması gereklidir. Yasa çalıştığınız kuruma bir yükümlülük vermediği için sigortanız yapılmamıştır. Ayrıca hizmet tespit davalarında zaman aşımı istisnalar hariç mevcut yasada 5 yıldır. Bu bir zaman aşımı değil hak düşürücü süredir. Aynı okuyucumuz 1977 yılından sigortalı olduğunu ve 2573 gün prim ödemesinin bulunduğunu, yeni yasaya göre ne zaman emekli olabileceğini sormaktadır. 1977 yılının hangi ayında sigortalı olduğunu yazmamış. Eğer 8 Eylül 1977 tarihinden önce sigortalı olduysa 45 yaşında en az 5000 gün prim ödeyerek emekli olabilir. Bu tarihten sonra sigortalıysa, 46 yaşında ve yine en az 5000 gün prim ödemesiyle emekli olacaktır. Kısa kısa kısa... Mustafa DEMİR -Bigadiç:Sosyal Sigortalar Yasasında belirtilen malulen emekli olmak için gerekli olan pirim ödeme gün sayısı ve malul olma şartlarını taşıdığınız halde bir diğer kural olan ilk defa sigortalı çalışmaya başladığı tarihte malul sayılacak derecede sakat olmanız gerekçesi ile malullük aylığı talebiniz red edilmiştir. Halbuki gölerinizdeki bozukluğun işe girdikten sonra meydana geldiğini yazıyorsunuz. Bu doğru ise SSK Sağlık Yüksek Kurulunu itirazda bulunmanız gerekir. (Bu konu hakkında geçen hafta bir okurumuza verdiğimiz cevapta ayrıntılı açıklama yapmıştık.) Mustafa Çavuş: Verdiğinizi bilgilere göre askerlik borçlanması dahil toplam 4600 gün prim ödemeniz var. Emeklilik için öncelikle gün sayınızı en az 5000 güne tamamlamalısınız. Bir yıl iki ay daha prim ödemelisiniz. 25 yıllık sigortalılık süreniz 2003 yılında tamamlanıyor. Ancak son sosyal güvenlik yasasına göre 46 yaşınızı ikmal edeceğiniz tarihte emekli olmaya hak kazanacaksınız. (2007 yılında) Yavuz TARHAN -B.Çekmece: Bağ-Kur’dan emekli olabilmeniz için yaş haddi istisnası hariç 25 tam yıl prim ödemeniz gerekir. Yaş haddi son yasa ile erkek sigortalılar için, -Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olanlar için- 56 olarak belirlenmiştir. 1982 yılından çıkan Bağ-Kur için geriye dönük borçlanma yapacaksınız. Son aldığınız bağ-kur numarası iptal edilecek ve ilk numara üzerinde SSK hizmetleriniz ile birleştirilecektir. SSK ve Bağ-Kur çakışması varsa öncelik Bağ-Kur’un olduğu için Ssk hizmetiniz iptal edilecektir. 1982 yılından ne kadar Bağ-Kur hizmetiniz olduğunu yazmadığınız için emeklilik tarihinizi yorumlayamıyorum. SSK ve Bağ-Kur hizmet sürelerinizi toplayın ve 25 yıla tamamlanacağı tarihi siz hesap ediniz. Askerlik borçlanması yapmanızı tavsiye ederim. Daha erken emekli olabilirsiniz. Behçet ÖZGÜMÜŞ -Akhisar: Bildiğiniz gibi 4447 sayılı yasa ile 01.01.2000 tarihinden itibaren SSK yaşlılık, malullük, dul ve yetim aylıkları bir önceki ayın tüketici fiyatlarındaki artış oranı kadar artırılmaktadır. Eski uygulamada Ocak ayı içinde 20 günlük maaş farkı alıyordunuz. Ancak yeni uygulama ile bu farkın ödenmesi söz konusu değildir. Çünkü her ayın maaşı bir önceki ay enflasyon oranı kadar artırılmaktadır. Bu fiyat artışı ayın başında aylığınıza yansıtılmaktadır. Sizin dediğiniz gibi ocak ayı için fark alırsanız aynı farkı şubat, mart ve diğer aylar içinde sürekli almanız gerekirdi. Mevlüt TUFAN -Balıkesir: Gelir vergisi yasasına göre sakatlık vergi indirimi alabilmek için en az yüzde 40 sakat olmak gerekmektedir. Bu oranın altında sakat olanların vergi indiriminden yararlanması yasal olarak mümkün değildir. Dolayısıyla da erken emeklilik hakkından faydalanamazlar. Balıkesir devlet hastanesinin üç yıl içinde vermiş olduğu üç raporun sonuçları gerçekten düşündürücüdür. Sağ ve sol el sakatlığı bulunan bir kişi için 1997 yılında yüzde 50 iş göremez,1988 yılında yüzde 40 iş göremez teşhisi konmuş, aynı hastanece 1999 yılında yüzde 25 sakat raporu verilmiştir. Son raporunuz Ankara’ya gönderilmiştir. Sonucunu beklemek ve olumsuz çıkması halinde itiraz etmeniz veya dava açmanız gerekebilir. Emeklilik durumunuz sakatlık derecenizin belirlenmesinden sonra değerlendirmenin daha doğru olacağını düşünüyorum. FAX: 0 (212) 454 25 67 İşverenden Çalışma Bakanı’na mektup Sayın Bakanım; basın demeçlerinizde SSK ve Bağ-Kur’un zarar ettiğini açıklamaktasınız. Ben bir işveren olarak bunları duyunca üzülmekteyim. Sizi ilgiyle takip etmekteyim. Benim Mersin’de biriket ve asmolen atölyem var. Çalışanlarımın hepsi 30 gün üzerinden sigortalıdır. Sadece Mersin ilinde 700 civarında biriket, karo ve mermer atölyesi var. Yüzde 95’i sigortasız işçi çalıştırmaktadır. Bu işyerleri bizler gibi SSK primi, muhtasar, tasarruf ve Bağ-Kur primi ödemedikleri için bizlerle haksız ve acımasız rekabete giriyorlar. Bizler kayıtlı esnaf olduğumuz için haksız rekabet, işyerlerimizi kapatma noktasına getirdi. Denetim yapmak için denetim elemanı yoktur. Adana’dan gelecek müfettiş bekleniyor. Hangi birine yetişecek bilinmiyor. Bu işyerlerine gidip gitmeyeceği bilinmiyor. Her işyerinde en az 5 kişi çalışsa 700 ile çarpınca aylık kayıp Mersin, Erdemli, Silifke de trilyonu bulur. Bu işyerlerinin maliye kaydı da yoktur. Sizler Sigorta Müdürlüklerini harekete geçirin. Sürekli denetim yapsınlar. Bundan hem devlet, hem işçiler hem de dürüst çalışan bizler karlı çıkacağız Saygılar, İsminin açıklanmasını istemeyen bir işveren.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT