BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir avuç misket!

Bir avuç misket!

Bu haziran sıcağında ne Bahçeli’nin İmralı beyanatlarının tuhaflığı, ne kürtaj tartışması, ne Avrupa kupası... Hiçbiri çekilmez... Ama ferahfeza bir hasbihal de gelmiyor içimden... Hayatımız çelişkiler yumağı...



Bu haziran sıcağında ne Bahçeli’nin İmralı beyanatlarının tuhaflığı, ne kürtaj tartışması, ne Avrupa kupası... Hiçbiri çekilmez... Ama ferahfeza bir hasbihal de gelmiyor içimden... Hayatımız çelişkiler yumağı... *** İnsana dair en büyük çelişki ise ölümü “yok” sayarak yaşamasıdır. Ve “yok” saymak için illa ki uyuşturucuya ihtiyaç vardır. Kiminin uyuşturucusu kazanma hırsıdır. Kiminin uyuşturucusu zaten hazır bulduğuna sığınarak “oyun”a dalmasıdır. Bu oyun kimi zaman teknolojinin peşinden koşmaktır. Cicili bicili paketlerdeki cihazlarla uyuşmak... Ve hep daha yenisi, daha pahalısı için “erkenci” olup hava atmak... Kimi zaman kahvehaneye hapsolup okey oynamak. Hepsi bir avuç misket... Ne farkı var. Eroini ha beş yıldızlı otel odasında zerk etmişsin vücuduna... Ha bir kenar mahallenin umumi tuvaletinde... Fakirin mezarı ile zenginin mezarı arasında ne fark var? Farkı oluşturacak “Fatiha” sayısıdır halbuki... *** Şimdi aynaya bak ey nefsim! İçinde bulunduğun bu bedeni illa ki terk edeceksin. Yapıştığın veya ayrılamam sandığın veya sana ait olduğuna inandığın ne varsa basit bir elbiseden soyunur gibi çıkarıp bırakacaksın. Belki yaşlanmaya bile fırsat bulamadan... Alem-i ervahda seni kim bekliyor olacak? Orada hangi teknoloji, hangi zenginlik, hangi dostlar veya hangi kabiliyet elinden tutacak? Söyle ey nefsim! *** İnsana dair daha büyük bir çelişki: Ölümü hatırlayıp ve “yok” saymayıp, hiçbir şey yapmamak! Hangi uyuşturucunun tesiridir ateşe gülerek atlamak? *** Eshabı Efendimize “Ya Resulallah, huzurunuzdan ayrıldıktan sonra manevi iklimimiz bir anda kayboluyor” diye sual etmişler. Buyurmuşlar ki: “Buradaki haliniz dışarıda da devam etse, hiçbir iş yapamazdınız.” Pekiyi bu bir ruhsat mı? Değil elbet. Çünkü öyle olsa ahiretten en çok ümitvar olan o muhteşem insanların, hesap gününden en çok korkanlar olmasını nasıl açıklarız? Akıl almıyor. *** Yarabbi bu bir avuç misketin sarhoşluğundan bizi uyandır!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT