BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Bu gece mübârek “Mi’râc Gecesi”dir

Bu gece mübârek “Mi’râc Gecesi”dir

Mi’râc gecesi, Receb ayının yirmiyedinci gecesidir. Resûlullahın göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü gecedir...



Resûlullah Efendimiz, “Bi’set-i Nebeviye”nin başından itibâren, 11 yılı aşkın bir zamandan beri, Allahü teâlânın dînini, büyük bir aşk ve şevkle ve son derece büyük bir merhamet ve şefkatle, insanlara teblîğ ediyordu. Ama Mekke halkı, kendilerini dünyâ ve âhirette mes’ûd ve bahtiyâr kılacak olan bu yüce esâslara îmân etmiyor, üstelik Peygamberimize ve Müslümânlara da çok sıkıntı veriyordu. Hattâ îmânla şereflenen bu bahtiyâr Müslümânlara işkenceye başlamış, işi de iyice azıtmışlardı. Hülâsa, ebedî hayât verecek yüce dîn yok edilmek isteniyordu. İşte uzun zamandan beri devâm eden îmân ve küfür mücâdelesinde, inananların sayısı pek fazla değildi. Maalesef çoğunluğu inanmayanlar teşkîl ediyordu. Resûlullah buna çok üzülüyordu. Burada hemen ifâde edelim ki, “İsrâ ve mi’râc mu’cizesi”, Peygamber Efendimizin, kendisini en yalnız ve en çok üzgün hissettiği bir zamanda olmuştur. Şöyle ki: ÜZGÜN OLDUĞU BİR GÜN... Resûlullah Efendimiz, hicretten bir yıl önce, 52 yaşında iken, yanına Zeyd bin Hârise’yi de alarak Tâif’e gitti. Oranın halkına bir ay nasîhat eyledi. Hiçbir kimse îmân etmedi, bilakis alay ettiler. Üstelik onları, çocuklara taşlattılar. Resûlullah’ın mübârek bacakları yaralandı. Hazret-i Zeyd’in başı kan içinde kaldı. Tâife yaptığı seferden müteessir olarak döndü. Mekke müşriklerine karşı kendisini himâye eden amcası Ebû Tâlib, bu senede vefât etmişti. Bir müddet sonra, 25 yıllık biricik hanımı ve en yakın destekçisi Hazreti Hatîce vâlidemizi de kaybetmişti. Hattâ bunlardan dolayı bu seneye “senetü’l-hüzün” vey⠓âmü’l-hüzün” denilir... İşte, yukarıda bir nebze temâs edilen bu olup bitenlerin içinde, çok üzgün hâlde bulunan Peygamberimize, bütün bu tehlikeli günlerin sona ermek üzere olduğunu, hicret olayı ile İslâm târihinde yepyeni bir huzûr ve sükûn devrinin açılmak üzere bulunduğunu müjdelemek ve gönlünü almak için, onun melekût âlemini seyredeceği ve yüce Mevlâ’dan yeni emirler telakkî edeceği mübârek gece gelip çatmıştı. “İsrâ ve Mi’râc”, Peygamber Efendimizin Medîne’ye hicretlerinden 19 ay önce mîlâdî 621 yılında, geceleyin vukû’ bulmuştur. Bu mu’cize, Peygamberler içerisinde sâdece Sevgili Peygamberimize lutfedilmiştir. Mi’râc gecesi, Receb ayının yirmiyedinci gecesidir. “Mi’râc”, merdiven demektir. Resûlullahın göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü gecedir. Sevgili Peygamberimiz, Allahü teâlâ tarafından vâki olan da’vet üzerine melekût âlemini, kâinatın hârikalarını seyir ve temâşa için, gecenin muayyen bir sâatinde, Mekke’den Kudüs’e götürülmüş, oradan da göklere, bilinmeyen yerlere yükseltilmiştir. Sevgili Peygamberimizin bu iki mahal arasındaki seyâhatleri, geceleyin vukû’ bulduğu için, “gece yolculuğu yaptırılması” ma’nâsına olarak bu olaya “İsrⓠdenmiş, bu mübârek kelime, aynı olayı anlatan âyetle başlayan “İsr┠sûresinin de adı olmuştur. “Mi’râc” ise [hem merdiven, hem de yükseğe çıkmak ma’nâlarında olarak], Resûl-i Ekrem Efendimizin, varlık ufuklarının üstüne, yüce makâmlara yükselmesi demektir. Peygamber Efendimiz; arada vâsıta olmaksızın bilinmeyen bir şekilde mekânsız, zamansız, cihetsiz, sıfatsız olarak Allahü teâlâyı görmüş ve konuşmuştur. Hiçbir mahlûkun bilemeyeceği, anlayamayacağı ni’metlere kavuşmuştur... FIRSATI KAÇIRMAYALIM!.. Cenâb-ı Hak, kullarına çok merhametli ve şefkatli olduğu, çok acıdığı için bazı gecelere, günlere ve aylara husûsî kıymet vermiş, bu gece, gün ve aylardaki duâ, tevbe, namaz ve oruç... gibi ibâdetleri kabûl edeceğini bildirmiştir. Bu aylarda, gün ve gecelerde içimizi ve dışımızı bilen Rabbimize karşı, nefsimizi muhâsebeye çekmeli, O’nun bizim dünyâ ve âhıret hayâtımızı Cennet’e çevirmek için gönderdiği mukaddes dîni İslâma tâm teslîm olup olmadığımızı gözden geçirmeli, hiç vakit geçirmeden İslâmın rahmet, bereket, mağfiret, fazîlet ve hayât bahşeden çeşmesinden kana kana nasip almak için bu ayları, günleri ve geceleri başlangıç yapmalıyız...
Reklamı Geç
KAPAT