BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Savaş rantçıları işbaşında

Savaş rantçıları işbaşında

Silvan saldırısının kendilerinden habersiz yapıldığı, bu saldırının müzakere sürecini dinamitlemek ve kesintiye uğratmak için planlandığı izlenimi veriyor, Kandil. Hep aynı oyun tekrarlanıyor.



Silvan saldırısının kendilerinden habersiz yapıldığı, bu saldırının müzakere sürecini dinamitlemek ve kesintiye uğratmak için planlandığı izlenimi veriyor, Kandil. Hep aynı oyun tekrarlanıyor. 1993’te de öyle olmuştu. Sözde ateşkes ilan etmişti PKK. Diğer yandan sorunun çözümü konusunda önemli adımlar atıldı. İşte ‘her şey hallediliyor’ derken Bingöl’de 33 askerimizi PKK’lı teröristler şehit etti. Öcalan “haberimiz yok, bilgimiz dışında gerçekleşti” dedi. Oslo görüşmeleri olumlu sonuçlanmış, siyasi otoritenin onayına sunulmuş çözüm paketi sunulmuş çözüm paketi görüşüleceği sırada Silvan saldırısı. Yine şehitler, acı ve gözyaşı. Yine Öcalan’ın ‘artık anlaştık’ açıklamasını yaptığı noktada ip koptu. Bu olay için de Karayılan “yerel unsurlar yaptı, kontrol edemedim” diyor. Kim bu Silvan saldırısını düzenleyen yerel unsurlar? Bingöl saldırısını ve dün Dağlıca’daki kahpe saldırıyı da mı bu kontrol edilemeyen yerel unsurlar gerçekleştirdi? Bingöl, Silvan provokasyondu. Dağlıca da mı provokasyon? Bundan sonraki barış girişimlerine Silvan tipi provokasyonlar bekleniyordu. Nitekim gecikmedi ve Dağlıca’da yüzünü gösterdi. Öcalan; ‘Bingöl’den haberim yok’ demişti. Karayılan “Silvan’dan haberim yok. Kontrol edemediğimiz yerel unsurlar bize rağmen yaptı” diyor. Herhalde şimdi de Dağlıca için aynı şeyi söyleyeceklerdir. Peki bu provokasyonları kimin-neden yaptığını o gün Öcalan’ın bugün Karayılan’ın araştırması gerekmiyor muydu? Araştırıp engellemek için çare arasaydılar Bingöl’den sonra Silvan, Silvan’dan sonra Dağlıca yaşanmazdı. Terör elebaşları acaba ‘haberimiz yok’ diye bizimle kafa mı buluyorlar? Tam rüzgârın yön değiştirdiği, Kılıçdaroğlu ile Erdoğan’ın sorunun çözümü için bir araya geldiği, Leyla Zana’nın çağrı yaptığı, Talabani ve Barzani’nin çözüm konusundaki gayretlerinin yoğunlaştığı bir dönemde Dağlıca saldırısı... Yeni bir sayfanın açılmak üzere olduğu bir dönemde terör örgütü yine kan döktü. Kan dökülen bir ortamda neyi konuşabilirsiniz, neyi müzakere edebilirsiniz? Yine savaş rantcılarının dediği oldu. Bu provokatif hamlelerini önlemek şart. Aksi takdirde herhangi bir şeyi müzakere edebilecek bir ortam kalmıyor. Savaş rantçılarının bu provokatif hamlelerini boşa çıkarmak için inadına barışı zorlamak, reformlara devam etmek gerekiyor. PKK’nın son saldırısı kime yaradı? Kürtlere mi, yoksa savaş rantçılarına mı? Sorunun çözüm potasına girdiğini fark ettiklerinde hep aynı oyunu oynuyorlar. Bu oyunu bozalım artık. Ortaya çıkan çözüm iradesini canlı tutalım ve umudumuzu kaybetmeyelim. “Nihayet sorun çözülebilecek” umudunu yeniden yeşerten gelişmeleri yaşadığımız şu günlere, cezaevlerinde yaşanan olaylarla Dağlıca saldırısı karabasan gibi çöktü. Siyasetin çözüme el koymasından rahatsız oldular. Anadil yasaklı bir ülkeden Kürtçenin rahatlıkla öğrenilebildiği, konuşulabildiği bir ülke haline gelmemiz birilerini rahatsız etti. İstismar araçları ortadan kalkıyor. Şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet, yakınlarına sabr-ı cemil diliyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT