BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bugünler de geçer

Bugünler de geçer

Yine terör, yine şehitler derken kime serzenişte bulunmuş oluyoruz. 30 sene boyunca söylenmedik söz kalmadı. Bugün söylenecek yeni bir şey yok. Ağıt yakmanın faydası da yok. Bu iş hep oluyor. Elleri kırılasıcalar derken kime ne demiş oluyoruz.



Yine terör, yine şehitler derken kime serzenişte bulunmuş oluyoruz. 30 sene boyunca söylenmedik söz kalmadı. Bugün söylenecek yeni bir şey yok. Ağıt yakmanın faydası da yok. Bu iş hep oluyor. Elleri kırılasıcalar derken kime ne demiş oluyoruz. Hani barış istiyordunuz sorusunun veya serzenişinin muhatabı kim. Kime bizi aldattınız demiş oluyoruz. Şimdi yeni bir grup daha türedi, onlara göre bu iş müzakere ile olmazmış. Son olay da olmayacağını gösteriyormuş. Müzakere ile olmazsa ne ile olacak? Mücadele ile. Biz 30 senedir farklı bir şey mi yapıyoruz? .... Bu bir eylem ise, bunun misillemesi ne? Bakın siz öyle yaparsanız biz de böyle yaparız dedikten sonra bir şey yapılacak yer neresi? Daha o bile belli değil.. Bana göre öbür taraf belli değil. Bir Kandil efsanesi var.. 10 sene Amerika’nın kontrolündeydi. Şimdi Kuzey Irak’ın kontrolünde. Bu nasıl iş ki adamlar Kuzey Irak’a rağmen, on sene boyunca da Amerika’ya rağmen sınırı aşıp bu işleri yapıyorlar. Profesyonel destek ve teknoloji olmadan bu adamların dağ dere aşarak gelip bu işleri yapabileceklerine aklınız yatıyor mu? Efendim ne zaman bir çözüm gündeme gelse böyle oluyor.. Bildiğimiz bu kadar. Bunun bir adım ötesi ne? Tam çözüm gündeme gelmişken veya her gelişinde bu işi akamete uğratmak isteyen taraf neresi.. İçlerinde bir grup mu? Bizim içimizde destekçileri mi var.. Bir ülke mi, birkaç ülke mi, bizim dışımızda herkesin hesabı aynı mı.. Kimin hangi hesap içinde olduğunu biliyor muyuz? Bunları bilmeden biz ne yapıyoruz? Mücadele ediyoruz. Yani 30 senedir yaptığımızı yapıyoruz. Ama sonuç alamıyoruz. Her ne yapmışsak, yapıyorsak bu hesaba göre boşuna yapıyoruz. Elle tutulur müeyyidemiz yok. Propaganda yaptın diyoruz, poşu taktın diyoruz, başındaki bezin rengi örgüt rengi diyoruz, molotof attın diyoruz, pankart taşıdın diyoruz, bir taraftan mahkemeler devam ediyor, bir taraftan sorgular.. Daha bu insanların düşman mı suçlu mu olduğunun kararını veremedik. Vermeye verdik de seslendiremiyoruz. Bir taraftan geçmişte hukuk dışına çıkanlardan hesap soruyoruz beri taraftan hukuk ihlali yapmadan müzakere yoluyla bu işi çözmeye çalışanlardan hesap sormaya yelteniyoruz. Savcıların MİT’çilerden hesap sorgulaması gibi.. Siz nasıl ve ne hakla terörist kılığına girersiniz, örgüt üyesi gibi davranırsınız demek gibi.. Müzakere yok, mücadele başarısız.. Peki çıkar yol ne? Dışımızdaki herkes ittifak halinde olmadığına göre biz de bir tarafa yanaşıp öbür taraftan gelenleri göğüsleyelim.. Ona da razı değiliz.. Karşılığında bir şey istiyorlar.. İsteneni vermeye razı değiliz.. Bizi kim kilitledi böyle.
Reklamı Geç
KAPAT