BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kararın ardından

Kararın ardından

CHP’nin ısrarlı itirazları üzerine Anayasa Mahkemesi nihayet kararını verdi; siyaset de toplum da rahatladı. CHP ve MHP kararı, kendi arzularının hilafına görünce; Anayasa’ya aykırı diyerek, siyasi olgunluk ve nezaketlerini sergilediler!



CHP’nin ısrarlı itirazları üzerine Anayasa Mahkemesi nihayet kararını verdi; siyaset de toplum da rahatladı. CHP ve MHP kararı, kendi arzularının hilafına görünce; Anayasa’ya aykırı diyerek, siyasi olgunluk ve nezaketlerini sergilediler! Devlet ve millet hayatımızda, istikrarımıza kasteden zihniyet boş durmuyor. On yıldır istikrarı temin eden AK Parti iktidarı karşısında bir varlık gösteremeyen ve onu dışarıdan hamlelerle alaşağı edemeyen zihniyet; onu kendi içinden parçalamanın derdine düştü! Sürekli olarak Gül-Erdoğan veya hanımlarının gerginliği ile, AK Parti-Cemaat gerginliği gündemde tutuldu ve âdeta; özellikle bazı mahfillerde bir maden gibi işletildi. Akılları sıra; kendileri gibi zannettikleri bu kişileri, koltuk sevdası uğruna birbirlerine düşürecekler. Halbuki, daha dün Başbakan Erdoğan değil miydi, sayın Gül’e cumhurbaşkanlığı makamını, altın tepside sunan?!. Bir vakitler de tüm bu zihniyet mensupları, hep bir ağızdan: ‘Bu makamı (cumhurbaşkanlığını) hiçbir fani elinin tersi ile itemez ve bir başkasına sunamaz. Tayyip Erdoğan o makama çıkmak için elinden geleni ardına koymayacaktır!’ diyorlardı. Ne oldu? Hiç beklemedikleri bir şey oldu ve Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı için; kendisini ve partisini riske atan Tayyip Erdoğan, Anadolu yollarına düştü! Ve; ‘kardeşim’ dediği Abdullah Gül’ü, o makama çıkardı. Nitekim, bu olaydan önce de, sayın Gül, başbakanlığı aynı şekilde Tayyip Erdoğan’a sundu. Bunlar diğer partiler için alışılmadık ve hatta anlaşılmayan hallerdir. Bu zihniyetin aynı idraksizliği devam ettiği için, aynı şeytani yollara tevessül ediyor ve aynı hayalleri kuruyorlar. Anlamamaları gayet normal; zira onlar ‘materyalist’ bir anlayıştan geliyorlar. O dünyada böyle anlayışlara yer yoktur. Her şeyden önce, o dünyada ‘kardeşlik’ diye bir mefhum yoktur. Olsa olsa, ‘yoldaşlık’ vardır; onların da her birisi, bir diğerinin kemiğine musallattır! Zira onların dünyasında hep ‘ben’ vardır ve asla bir diğeri için yaşamak yoktur ve olamaz. Onlar, nalıncı keseri gibi, hep kendilerine yontarlar; dünyaları verseniz yine de doymazlar. Çünkü, gemi azıya almış nefislerinin emrindedir onlar! Beklesinler, görecekler; zira daha çok öğrenecekleri şeyler var!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT