BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çocuklarımız, istikbâlimizin teminâtıdır

Çocuklarımız, istikbâlimizin teminâtıdır

Çocuklarımız, torunlarımız, körpe dimâğlar, istikbâlimizin temînâtı ve âtîdeki ümîdimizdir. Onlara ne kadar hizmet versek azdır...



Aile, cemiyetin temel taşı ve âilenin meyvesi olan yavrularımız, çocuklarımız, torunlarımız, körpe dimâğlar da istikbâlimizin temînâtı ve âtîdeki ümîdimizdir. Onlara ne kadar hizmet versek azdır; zîrâ azîz vatanımız, asîl milletimiz ve ebed-müddet devletimiz sağlam bir şekilde onların omuzlarında yükselecektir. Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâm; “Bütün çocuklar, fıtrat üzere (ya’nî Müslümânlığa uygun ve elverişli olarak) dünyâya gelirler. Sonra bunları, anaları-babaları, Yahûdî veya Hıristiyân yâhûd Mecûsî yaparlar” buyuruyor. Burada, Müslümânlığın yerleştirilmesinde en mühim işin, çocukların ve gençlerin iyi terbiye edilmesi olduğunu görüyoruz. Yine bundan anlaşılıyor ki, bir çocuğa Yahûdîlik telkîn edilirse, Yahûdî olabilir. Hıristiyânlık ta’lîm edilirse, Hıristiyân olabilir. Mecûsîlik aşılanırsa, Mecûsî (ateşperest) olabilir. Ama İslâmiyet öğretilirse, temiz fıtratı devâm eder. Çocuklar, millî ve ma’nevî değerlerimizi, Allahü teâlâya inanmayı, Peygamber sevgisini, büyüklere hürmeti, vatan-millet aşkını, “Ezân” ve “Bayrak”a saygıyı, gelenek ve göreneklerini hep âilede öğrenirler... Anne ve baba, kız ve erkek çocuklarını devâmlı gözetmeli, bilhâssa onları kötü arkadaştan korumak için çok gayret göstermelidirler. Kötü arkadaş, çocuğun en büyük düşmânıdır. Ama kötü arkadaş kimdir? Gazete, Dergi, Kitap, Radyo, Televizyon ve İnternetin kötüleri de kötü arkadaş mesâbesindedir. Dârul-Fünûn müderrislerinden (İstanbul Üniversitesi eski profesörlerinden) Seyyid Abdülhakîm Arvâsî (rahmetullahi aleyh) de buyuruyor ki: “Evlât büyük ni’mettir. Ni’metin kıymeti bilinmezse, elden gider. Bunun için pedagoji ya’nî çocuk terbiyesi, İslâm dîninde çok kıymetli bir ilimdir. O hâlde her Müslümânın birinci vazîfesi, evlâdına dînini, îmânını, Peygamberini ve kitâbını (Kur’ân-ı Kerîm’i) öğretmektir.” İşte bütün bunlardan anlaşılıyor ki, eğitimde işin esâsı, hem kendisine, hem âilesine faydalı; hem de milletine, vatanına ve devletine faydalı unsurlar meydâna getirmektir. İşte millî eğitimimizdeki ana hedef de bu olmalıdır. EŞLERİN KARŞILIKLI HAKLARI Mukaddes dînimiz İslâmiyete göre her insan, elinin altında bulundurduğu kimselerin her türlü hukûkundan, eğitim ve öğretiminden, terbiyesinden sorumludur. Ma’lûmdur ki hayırlı işlerin birincisi ve en önemlisi, çoluk-çocuğuna İslâmiyet’i öğretmektir. Her Müslümânın bu birinci görevi hemen yapması, yarınlara bırakmaması gerekir. İslâmiyet, ahlâk ve ilme en büyük kıymeti verip, câhilliği ve ahlâksızlığı reddeder. Onun için her anne ve baba, çocuğuna ilmî, ahlâkî, millî ve dînî görevlerini öğretmelidir. Öğretmezlerse, âhirette mes’ûl olurlar. Çünkü her çocuk sevmeyi, sevilmeyi, saygıyı burada öğrenir. Disiplin ve düzenli hayâta burada alışır. Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyuruluyor ki: “Ey îmân edenler, kendinizi ve çoluk-çocuğunuzu öyle bir ateşten koruyun ki, onun tutuşturucusu insanlarla taşlardır...” [Tahrîm, 6] Peygamber Efendimiz de buyurmuşlardır ki: “Hepiniz çobansınız/görevlisiniz ve elinizin altındakilerden sorumlusunuz. İmâm/Yönetici çobandır ve emri altındakilerden sorumludur. Erkek âilesinin çobanıdır ve âilesinden sorumludur. Kadın, evinin çobanıdır, o da elinin altındakilerden sorumludur. Hizmetçi, efendisinin malından sorumludur ve elinin altındakilerden sorumludur.” [Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî] Peygamber Efendimizin Vedâ Hutbesindeki nasîhatlerinden biri: “Kadınlarınıza eziyyet etmeyiniz! Onlar, Allahü teâlânın sizlere emânetidir. Onlara yumuşak davranınız, iyilik ediniz” şeklinde olmuştur. Başka bir hadîs-i şerîflerinde de; “Cennet anaların ayakları altındadır” buyurarak, kadını korumada eşsiz bir hassâsiyet göstermiştir. Erkeklerin kadınlar üzerinde meşrû sûrette hakları olduğu gibi, kadınların da onlar üzerinde hakları vardır. Âile içinde kadın ve erkeğin birbirlerini anlayıp hoşgörü sâhibi olmaları, âile saâdeti için şarttır. Karşılıklı saygı ve vazîfelerin ne olduğunun bilinmesi, yuvanın huzûrlu olması için önemli husûslardır...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT