BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yanyalı Mustafa Efendi

Yanyalı Mustafa Efendi

“Hastalıkta sıkılmamalı, telâşa düşmemelidir. Böyle dert ve belâlar gelince, Allahü teâlâya sığınmalı, âfiyet vermesi, kurtarması için duâ etmelidir...”



Mustafa İsmet Efendi, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfesi olan Abdullah-ı Mekkî hazretlerinin halîfesidir. Aslen Yunanistan’da, Yanyalıdır. Fâtih Çarşamba’da bir dergah ve câmi (İsmet Efendi Câmii) inşâ ettirdi. Abdülmecîd Han ve İkinci Abdülhamid Han tarafından ilmi takdir edilen Mustafa İsmet Efendi, bu pâdişahlar tarafından sık sık ziyâret edilirdi. 1872’de vefât etti. Kabri, yaptırdığı câminin bahçesindedir. Yanyalı Mustafa İsmet Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki: “Büyük üstadımız İmam-ı Rabbânî hazretleri, Mektubatının 2. Cild 88. ve 16. Mektubunda buyuruyorlar ki: İYİ BİR?KUL... Allahü teâlâya hamd olsun ve Onun seçdiği, sevdiği kullarına selâm olsun! İyi kul, sâhibinin yapdıklarından râzı olan, onları beğenen kuldur. Kendi isteklerini beğenen kimse, kendine kuldur. Sâhibi, kulunun boğazına bıçak dayasa, kulun bundan râzı olması, sevinmesi lâzımdır. Allah korusun, eğer bunu beğenmez, istemezse, Onun kulluğundan çıkmış olur. Sâhibinden uzaklaşmış olur. Tâ’ûn [gibi sârî ve tehlikeli hastalıklar], Allahü teâlânın dilemesi ile gelmektedir. Kendi isteği ile gelmiş gibi sevinmek lâzımdır. Tâ’ûn [ya’nî vebâ ve her bulaşıcı hastalık] gelince, kızmamalı, üzülmemelidir. Sevgilinin yaptığı şey olduğunu düşünerek sevinmelidir. Herkesin belli bir eceli, ya’nî ölüm zamânı vardır. Bu zamân hiç değişmez. Onun için, hastalıkta sıkılmamalı, telâşa düşmemelidir. Böyle dert ve belâlar gelince, Allahü teâlâya sığınmalı, âfiyet vermesi, kurtarması için duâ etmeli, Ona yalvarmalıdır. Allahü teâlâ duâ edenleri, sıhhat ve selâmet isteyenleri sever. Mü’min sûresindeki âyet-i kerîmede meâlen, (Duâ ediniz! Duânızı kabûl ederim!) buyuruyor. [Bunun için her namâzda, fâtiha okurken, Allahü teâlâdan hidâyet istiyoruz.] Allahü teâlâ, sizi, görünür ve görünmez belâlardan korusun! Âmîn. ŞEHÎDİN KEFENİ ELBİSESİDİR! Erkeklerin kefeni, üç parça olmak sünnettir. Sarık sarmak bid’at olur. (Ahdnâme) denilen [suâl meleklerine verilecek cevâbları ve duâ ve istigfâr] yazılı kâğıdı, kabre koymamalıdır. Mübârek yazıların, isimlerin, meyyitin pislikleri ile karışmasına sebeb olur ve [İslâmiyyetin dört delîlinden] bir sened ile bildirilmemiştir. Şehîdlerin kefenleri, elbiseleridir...”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT