BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sözüm meclisten dışarı!

Sözüm meclisten dışarı!

İnsan kendi iç dünyasına yöneldiği zaman enteresan keşiflerde bulunuyor. Kim olursanız olun, karakter özellikleriniz ne olursa olsun, hangi kültür köklerinden besleniyor olursanız olun, iç dünyanızdan gelen mesajlara kulak verme imkânı bulduğunuzda, mesela ‘iyi bir şeyler yapma, insanlara yardımcı olma, bir şeyler üretme, bir şeyler öğrenme’ gibi yönelişleri hissediyorsunuz.



İnsan kendi iç dünyasına yöneldiği zaman enteresan keşiflerde bulunuyor. Kim olursanız olun, karakter özellikleriniz ne olursa olsun, hangi kültür köklerinden besleniyor olursanız olun, iç dünyanızdan gelen mesajlara kulak verme imkânı bulduğunuzda, mesela ‘iyi bir şeyler yapma, insanlara yardımcı olma, bir şeyler üretme, bir şeyler öğrenme’ gibi yönelişleri hissediyorsunuz. Aslında içinde bulunduğumuz şartlar böyle fikrî ve hissî faaliyetlerimizi kısıtlamakta ise de, insanoğlunun şuuraltında bu fikir ve duygu zenginliği devamlı canlılığını korumaktadır. Bu tespitten hareket ederek iş hayatımızdaki ‘insan’ı motive edebilmek için önemli ipuçları ele geçirebiliriz. Mesela son zamanlarda çok gözde iş yönetimi motiflerinden olan ‘Misyon’u bu baza oturtmaya çalışalım. Diyelim ki bir sağlık kuruluşunda yöneticiyiz. Bu kuruluşun her kademesinde süreçlerin eksiksiz ve mükemmel işlemesi gerekli. Bu süreçlerden ‘genel temizlik sürecini’ ele alalım. Bu işlerde görevli çalışma arkadaşlarımızın gereken hassasiyeti göstermelerini nasıl sağlayacağız? Onları her an kontrol mü edeceğiz? Her kişinin başına ayrıca bir denetici mi koyacağız? Bu mümkün olamayacağına göre çare ne? Bu arkadaşlarımızın gönlüne; yaptıkları işin ‘İnsanların en zayıf ve muhtaç halde bulundukları hastalık halinde onlara şefkat ve merhametle yardımcı olma’ misyonunun bir parçası olduklarını yerleştirmek daha faydalı olmaz mı? Ya da, ürettiğimiz mal veya hizmetin ‘Ülke ekonomisine katkıda bulunarak toplumumuzun refah ve mutluluğunu artırma’ misyonuna destek olmak olduğunu çalışanlarımızın gönüllerine yerleştirmek onları daha çok motive etmez mi? İşte ‘misyon, vizyon ve değerler’ üçlüsüyle yönetim işinin gündeminde yer alan?bu?motifler, ancak insanoğlunun?duygu dünyasına nüfuz edilerek, onların derinlerde var olan insanî zenginlikleri harekete geçirilerek etkili hale getirilebilir. Bu ise gerçekten ‘Uzun ince bir yoldur’. Bu yolu gözü kesmeyenler ‘Elimi sallasam ellisi, piyasada iş arayan tonla insan var, işe yaramayanı tutar kulağından atar, yerine yenisini hem de daha düşük ücretle ve daha az kıdem tazminatıyla alırım, işime bakarım!’ derler diyebilirler, demektedirler. ‘Dünya Markası’ olma derdi olmayanlara zaten bizim sözümüz yok.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT