BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mahşer’in Dört Atlısı!..

Mahşer’in Dört Atlısı!..

Neredeyse, “spor” diye Eurosport kanallarından başkasını seyretmemeye yemin edeceğim galiba!.. İnsanın, “Bizim TV’lerimizdeki spor (!) programları” ile, “Elinoğlunun TV’lerindeki spor programlarını” hem “zarf”, hem “mazruf” olarak karşılaştırınca ve hele hele “ülkemizde sporun saha - salon içinde de, saha - salon dışında da ne hâle geldiğini görünce”, futbolun da ötesinde “spordan nefret etmemeye başlaması için”, mutlaka ve mutlaka yabancı spor kanallarını seyretmesi gerekiyor!..



Neredeyse, “spor” diye Eurosport kanallarından başkasını seyretmemeye yemin edeceğim galiba!.. İnsanın, “Bizim TV’lerimizdeki spor (!) programları” ile, “Elinoğlunun TV’lerindeki spor programlarını” hem “zarf”, hem “mazruf” olarak karşılaştırınca ve hele hele “ülkemizde sporun saha - salon içinde de, saha - salon dışında da ne hâle geldiğini görünce”, futbolun da ötesinde “spordan nefret etmemeye başlaması için”, mutlaka ve mutlaka yabancı spor kanallarını seyretmesi gerekiyor!.. Bolu’da 16 yaşındaki “kız” voleybolculara (Özellikle “kız” diyorum, zira henüz “kadın” denecek yaşta bile değiller, “çocukla - genç arası” bir yaştalar) yapılan “iğrenç” saldırı, futbol rekabeti / spor anlayışı ve ahlâkı bakımından nerelere yuvarlandığımızı çok iyi gösteriyor!.. Yıllarca beklene beklene, “nihayet” çıkarılabilen “Spor Suçlarını / Sporda Şiddeti Önleme Kanunu”nu kuşa çevirenlerin kulakları çınlasın!.. Bu kanunu “kuşa çevrilmiş şekli ile bile” uygulamaktan kaçınan, “İş olsun torba dolsun” misali, 5 - 10 gözaltı, birkaç ifade, olay çok büyükse 1 - 2 tutuklama ve sonrasını tam bir “fıs” ile tamamlayanların ve de kontağı kapatanların da kulakları çınlasın!.. “Bolu olayı da unutuldu” bile değil mi; nerede kanun, nerede “o kanunu uygulaması gereken” savcılar ve polis; bilen var mı, “gözaltına alınan var” mı; “savcılığa getirilen” var mı, “ifadeleri alınan” var mı?.. Avrupa Şampiyonaları finallerinin, olimpiyatların, Expo’ların taliplisi bir ülkede yaşanan “sporda barbarlık olaylarına bir halka daha ekleyen” bu saldırının bile, “elde video görüntüleri olduğu halde”, çok gazete ve TV tarafından “İddia edildi” ibarelerinin arkasına saklanması da, “neden” bu hâle düştüğümüze açılan bir başka pencere!.. Eurosport ekranlarında, atletizm / tenis / bisiklet / basketbol / voleybol / kürek / yelken / golf / snooker / futbol / ve diğer spor branşlarının görüntülerini izlerken, sporun güzelliklerini doya doya içiyorsunuz, “Acaba ne gelişmeler var” diye Türk televizyonlarına zapping yaptığınızda, “o güzelim hava yok oluyor”, bir “çirkinlikler girdabına kendinizi kaptırıveriyorsunuz”; karşınıza çıkan olaylar, sözler, açıklamalar, haberler, yorumlar “sporda olmaması gereken” kavganın, düşmanlığın, öfkenin, şiddetin alt yapısına durmadan harç taşıyor, taş taşıyor!.. İşte Wimbledon Tenis Turnuvası başladı; Fransa Turu’nun eli kulağında, atletizmde de Avrupa Şampiyonası, sonra sıraya olimpiyat girecek; yüzde 90’ı palavra çıkacak transfer haberleriyle dolu spor sayfalarımızda “bunlarla ilgili” bir haber, bir yorum bulabiliyor muyuz; belki “bir - iki gazetede” bir - iki küçük haber, “bir gazetede” o da “nazar boncuğu” misali “bir yorum”; o kadar!.. Sonra da “Gazetelerimiz neden okunmuyor”, neden “TV reytingleri dibe vurmuş” sorularına cevap arıyoruz!.. Spor ekranlarımızı, spor sayfalarımızı, ben diyeyim “3”, siz deyin “4” büyük kulübün “fanatik futbol taraftarı için yapma” kolaycılığı ile açıp kapadığımız sürece, benim gibi “spor aşıklısı” milyonlarca Türk, “çareyi Eurosport kanallarında, yabancı kanallarda arayacaktır”; Türk insanının, “fanatikler dışında” giderek “ülkemizdeki futbolun giderek çirkinleşen çarkından kaçmaya başladığını” anlamayanlar, işte Digitürk’ün durumuna düşmeye mahkûmdurlar!.. Sen, her şeyini sadece “Süper Lig’in maç naklen yayını” üzerine kurup, başka hiçbir şeye önem vermez, itina etmez, kaliteyi yükseltmez, hiç olmazsa “önemli” başka spor branşlarını da “adam gibi / doğru dürüst ana spor kanalının içine dahil etmezsen” , emrivaki ile oynatılan “Süper Lig Play Off” uygulaması da seni kurtarmaz; zira, Digitürk aboneleri de, Türk spor seyircisi de “bu palyatif tedbiri” bir yutar, iki yutar, ama “üçüncüsünde kusar”; sevgili Digitürkçü kardeşlerimin haberi olsun!.. Zira, Sporda Mahşerin Dört Atlısı, “Şiddet - Şike - Doping - Irkçılık”, başta futbolumuz olmak üzere sporumuzun bir çok branşında, onlarla mücadelede “bile bile ve göz göre göre” gösterdiğimiz yetersizlik yüzünden istediği gibi at oynatıyor; sporsever ne yapsın?..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT