BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Haydi sılaya!

Haydi sılaya!

Yaz geldi, okullar kapandı, tatil başladı. Fırsat bu fırsat, içeriden dışarıdan gelenlerle sılalar şenlendi. Sıla, gurbettekiler için doğup büyüdüğü, özlediği yer. Sıla ziyareti hem bir vazife, hem de mutluluklara vesile. Vesile ve fırsatlar da pazarlamaya malzeme. İşte karşınızda, Nostaljik Pazarlama!.



Yaz geldi, okullar kapandı, tatil başladı. Fırsat bu fırsat, içeriden dışarıdan gelenlerle sılalar şenlendi. Sıla, gurbettekiler için doğup büyüdüğü, özlediği yer. Sıla ziyareti hem bir vazife, hem de mutluluklara vesile. Vesile ve fırsatlar da pazarlamaya malzeme. İşte karşınızda, Nostaljik Pazarlama!. Yabancı dillerde nostalji, eve veya anavatana dönüş anlamında ‘nostos’ ve ağrı, sızı, acı, keder veya ızdırap manasına ‘algos’ kökünden gelse de, günümüzde bu kavram, “geçmişe dair güçlü duygusal özlem” anlamında kullanılıyor. Geçmişe özlem, kuvvetli bir dürtü. Duygu, düşünce ve davranışları harekete geçiriyor, yön veriyor. Nostaljik eğilimlerin altında, beynimizin geçmişte yaşadıklarını, yaşandığı andakinden daha keyifli ve daha güzel hatırlaması özelliği yatıyor. Uzmanlar buna “tozpembe hatırlama“ diyorlar. Bu tozpembe hatırlayışlar, bizi acı hatıralardan korumaya, bu hatıraları beynimizden silip atmaya yarayan bir mekanizma olarak kullanılıyor. Nostalji, bireysel, dolaylı ve toplumsal özlemler halinde yaşanıyor ve uygun çağrışımlarla canlandırılabiliyor. Nostaljik Pazarlama işte bu çağrışımları körüklüyor. Geçmişle ya da uzak bir durumla bağlantı kurulması, duygulara eşlik eden bir kayıp hissinin sınırlandırılması veya minimize edilmesine dayanıyor. Reklamcılar geçmiş yılların ses, görüntü ve duygularını canlandırıyor ve bize bugünün markasını, ürününü satıyorlar. Bazen eski bir reklamı, bazen bir ambalaj şeklini veya bir sembolü, çocukluk günlerinden hoş duygularla hatırladıkları bir şeyleri canlandırıp tüketiciye sunuyorlar. Bu güzel gazetenin 43. Yıl ekinin uyandırdığı hoş duyguları hatırladınız mı? Nostaljinin hası oradaydı. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Bir marka, bir ürün, bir sembol ne kadar eskiyse, o kadar olumlu bir nostaljik algı uyandırıyor. Onları ilk gördüğümüz andaki dünyayı, gençliğimizi, her şeyin daha güvenli, daha sade, daha samimî, daha hakikî ve daha iyi olduğu o günleri beynimizin tozpembe hatırlama becerisi sayesinde yeniden yaşıyoruz. Zeki şirketler, yaşlandıkça geçmişe duyduğumuz özlemin yoğunlaştığını iyi biliyorlar, nostaljiyi kullandıkça kullanıyorlar. Yenilenmenin,?tazelenmenin bir yolu da eskiyi, geçmişi hatırlamaktan geçiyor, galiba... Haydi sılaya! > (Pazarola, pazar günleri yayınlanır.)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT