BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ömer Ziyâeddîn Tavîlî

Ömer Ziyâeddîn Tavîlî

“Peygamberlik makâmı aklın dışındadır, üstündedir. Aklın eremeyeceği çok şeyler vardır ki, bunlar Peygamberlik makâmında anlaşılır.”



Şeyh Ömer Ziyâeddîn Tavîlî hazretleri, on dokuzuncu yüzyılda Kuzey Irak’ta yaşamış olan evliyâdan olup, Osman et-Tavîlî hazretlerinin üçüncü oğludur. 1839 (H.1255) senesinde Tavila’da doğdu. Kerkük’te ilim tahsil etti. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halifelerinden hilâfet aldı. Ömer Ziyâeddîn hazretleri ömrünü ilim öğrenmek, öğretmek ve İslâmiyeti anlatmakla geçirdikten sonra, 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki: Büyük üstadımız, İmâm-ı Rabbânî hazretleri, üçüncü cildin 36. mektûbunda buyuruyor ki: Peygamberlik makâmı aklın ve düşüncenin dışındadır, üstündedir. Aklın eremeyeceği, anlayamayacağı çok şeyler vardır ki, bunlar Peygamberlik makâmında anlaşılır. Her şey akıl ile anlaşılabilseydi, Peygamberler gönderilmezdi “salevâtüllahi teâlâ ve teslîmâtühü sübhânehü aleyhim ecma’în.” Âhıret azâbları, Peygamberler göndererek bildirilmezdi. İsrâ sûresinin onbeşinci âyetinde meâlen, (Biz, Peygamber göndererek bildirmeden önce, azâb yapıcı değiliz) buyuruldu. Akıl çok şeyi anlar. Fakat, her şeyi anlayamaz. Anlaması da, kusûrsuz, tâm değildir. Çok şeyleri, Peygamberler bildirdikten sonra anlamaktadır. Peygamberlerin gelmesi ile, insanların özür ve bahâne yapmaları önlenmiştir... AKIL YANILIR!.. Akıl, dünyâ işlerinde bile çok kerre yanılmakdadır. Böyle olduğunu bilmeyen yoktur. İslâm bilgilerini, böyle bir akıl ile tartmaya kalkışmak doğru olamaz. İslâm bilgilerini akıl ile inceleyip, akla uygun olup olmamasına bakmak, aklın hiç yanılmaz olduğuna güvenmek olur ve Peygamberlik makâmına inanmamak olur. Böyle bozuk iş yapmaktan Allahü teâlâ hepimizi korusun! Önce, Peygambere inanmak, Allahın Peygamberi olduğunu tasdîk etmek lâzımdır. Böylece, Onun bildirdiklerinin hepsinin doğru oldukları kabûl edilmiş olur. Şeklerden, şüphelerden kurtuluş nasîb olur... Dînin temeli, Peygambere inanmaktır. Peygamberin Allah tarafından gönderildiğini, hep doğru söylediğini aklın kabûl etmesidir. Akıl, bu temel bilgiyi kabûl edince, Peygamberin bildirdiklerinin hepsini kabûl etmiş olur. Peygamberin Allah tarafından gönderildiğini, Allahın bildirdiklerini haber verdiğini kabûl etmemiş olan bir akla din bilgilerini birer birer inandırmak çok güç olur...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT