BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yürümeyi unuttuk şişmanlıyoruz

Yürümeyi unuttuk şişmanlıyoruz

Yapay, sağlıksız ve dengesiz beslenmeye bir de hareketsiz hayat tarzı eklenince obezite kaçınılmaz oluyor.



Sevgili okuyucularımız, Sağlık Bakanlığımız geçtiğimiz günlerde başlattığı kamu spotlarıyla ülkemizde son yıllarda artış gösteren obeziteye deyim yerindeyse âdeta “savaş” açtı. Biz de “ailenizin doktoru” olarak sizlere birkaç sayfamızı bu önemli halk sağlığı problemine ayırdık. Eskiden hep Batı ülkelerinde rastladığımız “genç obezlere” artık ülkemizde de rastlar olduk. Hatta çocuk yaşta şişmanlar artmaya başladı. Günümüzün yapay, sağlıksız ve dengesiz beslenmesine bir de; hareketsiz, sokak oyunu olmayan ve bilgisayar başında saatlerce oturmayı katarsak gelecek nesillerimiz maalesef tehlike altında! Peki bundan kurtuluş yok mu? Tabii ki var; öncelikle aşağıdaki 3 konuyu beynimize not etmeliyiz: > Sağlıklı ve dengeli beslenme > Hareketli bir hayat > Ve stresi minimuma indirme. Bunları yaptık mı gerisi kendiliğinden gelir. Kendi vücudumuza, alışkanlıklarımıza ve ilmi gerçeklere uygun şekilde yapılan beslenme; sağlıklı beslenmedir. Günümüzde şişmanlığın yaygınlaşmasındaki en önemli sebepleri şunlardır: > Gıda çeşitliliğinin çok artması > Hazır gıdaların, fast food tarzı beslenmenin yaygınlaşması > Daha az tabii ve posalı yiyeceklerle beslenme > Daha fazla doymuş yağ ve şekerle gelen kalori alımı. Obezitenin artmasının diğer önemli bir sebebi ise günlük hayat içerisinde daha az hareket ederek “daha az kalori harcanması”dır. Peki bizi hareketsizliğe iten sebepler nelerdir? > Masa başında çalışma > Kısa mesafelere araçla ulaşım > Birkaç katta bile Merdiven yerine asansör kullanımı > Evde bilgisayar veya TV başında oturma alışkanlığı. YÜRÜMEYİ UNUTTUK Kısacası yürümeyi “unuttuk” arkadaş! Dolayısıyla kısalan ulaşım mesafeleri yüzünden vücuttan atılamayan kaloriler, özellikle karın ve kalçada yağ birikimlerine yol açıyor. Sonunda da kaçınılmaz gerçek “şişmanlık” olarak karşımıza çıkıyor. İŞTE KALORİ HARCAMAYI ETKİLEYEN FAKTÖRELER 1- BAZAL METABOLİZMA HIZI Yediğinizi ERİTİN! Bazal metabolizma hızı, vücudumuzun 24 saat içinde hayatımızı idame ettirmek için ihtiyacı olan asgari enerji miktarıdır. Kilo vermede anahtar faktörlerden biri olan bazal metabolizma hızını arttırmak için kas dokusunu artırmak gerekir. Sağlıklı beslenme, devamlı hareket ya da spor yapma ile kas dokusu artar, böylece de sağlıklı ve dengeli kilo verilmiş olur.Bazal metabolizma hızını artıran faktörler: > Yaş durumu > Boy, incelik > Hamilelik > Vücut yağı > Ateşli hastalıklar > Stres hormonları > Sıcak ve soğukluk > Oruçta azalır Tayrıca Tiroid hormonu olan tiroksin (T4) bazal metabolizma hızının ayarlanmasında anahtar rol oynayarak bazal metabolizmayı hızlandırır. 2- İNSÜLİN Hafife alınmaz İnsülin pankreastan salgılanan ve karbonhidrat metabolizmasını düzenleyen bir hormondur. Birçok şişman insanda insülin salınımında düzensizlikler vardır. Bu da, netice itibarıyla Tip 2 Diyabet ve Metabolik Sendrom’a yol açar. Kan şekeri (glikoz) vücut için gerekli olan enerjiyi sağlar. Vücudun ihtiyacından fazla alınan şeker kaslarda ve karaciğerde glikojen olarak depolanır. Kan şekeri yükseldiğinde pankreastan insülin salgılanır, insülin hormonu da fazla glikozu yağ olarak depolar. Vücudun kan şekeri seviyesini çok yükselten gıdalar yendiğinde glikozun yağ olarak depolanması hızlanır. İnsülini artıran faktörler ise şunlardır: Şeker, basit karbonhidratlar, stres, sigara ve kafein. 3- GENETİK Şişmanlık ailemizden miras, çaresiz değiliz Şişmanlık, maalesef % 25-40 oranında irsi bir hastalıktır. Hem anne hem de baba şişmansa bu oran % 80’e yükselir. Ancak çaresiz değiliz. Genler şişmanlamada etkili olmakla birlikte perhiz ve fiziki aktivite ile şişmanlıktan korunabiliriz. 4- METABOLİK DENGE NOKTASI İdeal olanı dengeli bir şekilde kilo vermektir Tükettiğimiz gıdaların vücudun günlük işleyişi için yani vücudun yürümek, konuşmak, sindirmek, nefes almak ve düşünmek için günlük ihtiyacı olan kalori miktarı metabolik denge noktasıdır. Dengeli olan yavaş yvaş kilo vermektir. 5- LEPTİN Baktınız işler tersine gidiyor tedbiri artırın! Leptin, vücudumuzdaki yağ dokusundan salgılanan ve besin alımını etkileyen bir proteindir. Obezite ile birlikte leptin seviyesi artar. Leptin varsa bizim de iradeniz var. Baktınız ki ters giden şeyler var tedbirleri artırın! OKUYUCUYA CEVAP İdeal kilo için neler tavsiye edersiniz? Boyum 1.62, kilom 71, 36 yaşındayım. 3 ay önce şeker ve kolesterol seviyem normaldi. Tansiyonum çok az düşük çıkar. Kilo vermek için neler tavsiye edersiniz? > Rumuz Yasemin CEVAP: Kıymetli kardeşim, boyunuza göre kilonuz fazla. Öncelikle size tavsiyem, TSH tahlili yaptırarak aldığınız gıdaların yakma, parçalanma hızı olan metabolizmanızın bu yönde bir yavaşlamasının (hipotiroidi) söz konusu olup olmadığı anlaşılmalıdır. Yapılacak muayene ve bulgulara göre istenecek tetkikler sonucu fazla kiloya sebep olabilecek altta yatan herhangi bir sebebin varlığı ekarte edilmeli. Sonra kararlı perhiz ile devamlı ve düzenli hareket hayat tarzı ideal kiloya inmenizi sağlar. Pirinç pilavı, her türlü hamur işi ve şekerleme, tatlı, çikolata, sakatattan uzak durup öğün başı 2 dilim tam buğday ekmeği ve her türlü tatlı meyvelerden az miktarda tüketmek suretiyle de ideal kilonuzu muhafaza etmiş olursunuz. Tiroidiniz yavaşlamışsa vardır elbet bir sebebi... 21 yaşındayım, boyum 1.75, kilom 74. Şubat 2011’de tiroid ultrasonum temiz çıkmıştı. TSH değerlerim sırasıyla 6.07, 2.2, 4.2, 7.7, 7.7, 1.5 ve son tahlilimde de 1.740 çıktı. > Gözde Çepni CEVAP: Değerli Gözde, yaşınıza ve boyunuza göre bir hanım olarak 6-7 kg fazlalığınız mevcut. Bunun da altta yatan asıl sebebi, muhtemelen geçirdiğiniz Haşimoto Tiroiditine bağlı gelişmiş olan hipotiroididir. Yani insanlarda, alınan gıdalardaki kalorinin parçalanması ve harcanması hızı olan metabolizmanın yavaşlamasına sebep olan tiroid fonksiyon yavaşlamasıdır. Yapılması gereken, alttaki mevcut bu fonksiyon yavaşlamasının klinik muayene ve tetkik bulgularına göre planlanacak tedaviyle mesele inayetiyle halledilmiş olur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT