BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnsan yarışır

İnsan yarışır

KAVGANIN tatlısı olur mu? Olur elbet. Her gün nice tatlı kavgalarla haşır neşiriz. Biri bitip onu, yüzü bitip bini başlıyor. İster mücâdele, dilerseniz çatışma deyin, ya da “Kavga”yı münasip görün.



KAVGANIN tatlısı olur mu? Olur elbet. Her gün nice tatlı kavgalarla haşır neşiriz. Biri bitip onu, yüzü bitip bini başlıyor. İster mücâdele, dilerseniz çatışma deyin, ya da “Kavga”yı münasip görün. İnsanla insan, insanla tabiat, tabiatla teknik birbirini yene yenile, yanyana koşuyorlar. İnsanlık, kazana kaybede huzura varıyor. * * * Futbol ve spor kapışmaları, olimpiyatlar, Ticâri anlaşmalar, rekabetler, pazarlıklar, Politik yarışlar, üniversiteler arası karşılaşmalar, birbirinden habersiz onbinlerce âlimin toplumlar adına ömürler boyu sürdürdüğü dayanılmaz gayretler basbaya kavga değil de ne? Mücadele değil de ne? Savaş değil de ne? * * * Kavgalar belli ki tükenmeyecek. O sebeple, kapışmasız ve yarışmasız bir hayatı özleyemeyiz. Yarışmalarda umulmadık bereketler gizli. Baksanıza, dünyamız uzayla bile çatışmalar içinde. Ay’ı, gezegenleri, başka sistem ve galaksileri nicedir kurcalayıp durmaktayız. Yetmiyor. Büyük evrenden küçük evrene, yani kendimize doğru da hücumlar, fetihler içindeyiz. Akıl ne, hâfıza kim, zekâ neyin nesi?.. İnsan niçin beyin kapasitesinin sadece yüzde dördünü kullanabiliyor? Dâhîler yüzde onunu, Velîler yüzde ellisini mi işler halde tutabiliyor? Acep bir insan, beyninin tüm imkânlarını harekete geçirse; zaman darmadağın, mekân per perîşan olmaz mıydı? Bu dehşeti yaşar mıyız ki? Yaşamalı mıyız ki? * * * Onca bilinmezi biliversek mutlu mu oluruz? Bildikçe, buldukça, eriştikçe hiçliğimizi mi anlarız? Bu dehşet anaforunda kaybolup gider miyiz? Yoksa, daha da mı güzelleşiriz? * * * Arayışlar sürüyor. Yani mücâdele, yani tatlı kavgalar, kapışmalar, hesaplaşmalar hiç eksilmiyor. Eşya, insan ve zaman, karşılıklı bakışıp duruyor ve milyar senedir yaman kavgalaşıyorlar. Günümüzde yüzbinlerce şirket, üretici, plânlayıcı, on yıl sonrası için hayaller ötesi çırpınmaları yaşıyorken... Üç nesil sonrasının coğrafyasını ve ekonomisini çizen siyâsetçi, tahammül edilmez gayyalarda uğunup dört dönüyorken... Bir sanatkâr, el ve gönül değmemiş sonralarla cebelleşirken... Tarih tedirgin midir? Bir düşünelim. Ve evren bunlardan haberli midir? * * * Bir gerçek var. Dünya dönüyor, bir yerlere gidiyorken kılavuzu insan. İnsan dünyadan ağır hemi de hızlı. Kavgası da, merakları da dünyadan öte. * * * İnsan aslında kâinatla yarışıyor. Çünki insanlığın efendisi, kâinatın da efendisi. Bize, “Durmayın” demiş.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT