BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demirel ne yapar?

Demirel ne yapar?

1982 Anayasası ile Cumhurbaşkanlığı makamı, sembolik ve temsilî olmaktan çıkartılarak, bir kısım icraya müdahil kılınmıştır.



1982 Anayasası ile Cumhurbaşkanlığı makamı, sembolik ve temsilî olmaktan çıkartılarak, bir kısım icraya müdahil kılınmıştır. Parlamenter sistemde olmaması gereken bu güç, askeri yönetimlerin telkinleri ile Anayasa’da yer almıştır. Dolayısıyla ekonomik modelimiz (daha doğrusu modelsizliğimiz) gibi, siyasi modelimiz de karma karışık olup, demokratik baza oturtulamamaktadır. 82 Anayasası ile, sanki yarı başkanlık ve hatta başkanlık sistemine geçiş için bir zemin oluşturulmak istenmiştir. Bundan dolayıdır ki, merhum Özal da, Süleyman Demirel de, yetkilerini az görerek Başkanlık sistemini arzu etmişlerdir. Cumhurbaşkanlarını bu anlayışa iten, 82 Anayasası’ndan aldıkları güçtür. Yani, yarım yamalak güçle yetinmek istememişlerdir. Bu hal, biraz da hem merhum Özal’ın ve hem de Süleyman Demirel’in karizmatik liderliklerinden kaynaklandı. Özal da, Demirel de sivil kökenli idi. Her ikisi de siyasî oluşumların içinden geldiler. Devirlerinin konjonktürüne uygun olarak Özal, milletten yana tavır sergilerken, Demirel devletten yana icra-i faaliyette bulundu. Sayın Demirel’in YÖK Başkanı’nı tutmaktaki ısrarı bunun tipik örneğidir. MHP’ye rağmen bu ısrarını sürdürdü. Demirel, devleti temsilde bunca özen gösterip, yaşından beklenmeyen büyük bir performansla çalışmasına rağmen; kendisi için vaad edilen Anayasa değişikliği gerçekleştirilemedi. Ecevit’in samimi ve yoğun gayretlerine rağmen Demirel, aldatılmış durumuna düştü! İşte, şimdi cevabı merak edilen sual, acaba Demirel bu hali içine sindirebilir mi? Yani, Cumhurbaşkanlığı makamından sonra kendisini emekliye ayırır mı? Yoksa, aktif siyasete dönüp, eskiden olduğu gibi Anadolu’yu bir baştan öbür başa arşınlar mı? Malum, Türkiyemizde siyaset paramparça... Sağı da solu da toparlayacak liderlere, her zamankinden fazla ihtiyaç var! Sayın Demirel’in böyle bir niyeti olsa bile, bunu, 2000 yılının bilgisayar nesillerine anlatıp onları ikna edebilecek mi? Anlatıp, ikna edemediği takdirde mevcut “Bir bilen!” sıfatı, “Bir bölene” dönüşür mü? Siyaset sahnesinden silinen birçok şahsiyet, onu, daha şimdiden başlarına davet ediyor. Bütün bu sualler 16 Mayıs’tan sonra cevap bulabilecek. Önüne gelen, Demirel’e akıl vermeye kalkışıyor. Şöyle yaparsan iyi olur, böyle yaparsan olmaz diye!.. Bunlar Sn. Demirel’i hiç tanıyamamışlar! O’nun bir bildiği vardır ve zamanı gelince onu okuyacaktır! Hem de 7 sene konuşamamanın hasretiyle!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT